ODTÜ’de tarihi bir gün yaşanıyor.
Türk bayraklı gençlere yapılan saldırının ardından parti, düşünce ve ideoloji fark etmeksizin binlerce kişi, binlerce Türk genci olayın yaşandığı yere giderek Türk bayrakları açtı.
Devrim Stadı önünde açılan Atatürk pankartı ise “Devrim” kelimesi ardına sığınanlara ciddi gönderme içeriyor:
“Silmeye çalışsalar da bu topraklardaki en büyük DEVRİMci”
Dün oldukça yukarılardan uyarıldım!
Paylaşımlarım konusunda!
Uyarıyı ciddiye aldım mı?
Yeni bir türkü daha söylemeye başlayacağım;
“Minnet eyledikçe aksine döner,
Etmeyelim çark-ı devrana MİNNET
Kanaat tacını giydikten sonra
Ne Sultan’a minnet ne Han’a minnet”
Konuşan devletin memuru;
Bazı diyanete bağlı imamlar Atatürk’e hakaret edince sessiz kalanlar
Türk polisi konuşunca “Memur” konuşamaz diye avazı çıktığı kadar bağırıyor!
Yanlış nerde?
Bir Türk polisi konuşuyor. Gözlerinden öpüyorum kardeşim. Bu konuşması üzerine görevden alınıyor. Konuşmayan polislerin, jandarmaların, askerlerin ne düşündüğünü zannediyorsunuz? @zaferpartisi
Sabahat Akkiraz “Talât Paşa kahramandır” deyince DEM ve kimi sosyalist örgütler içinde yuvalanmış Taşnak bakiyesi gizli/açık Ermeniler, Akkiraz’ı linç etmeye kalkıştılar…Ülkede estirilen sözde barış havasının korunaklı alanında, Türk devlet, millet ve tarihine, fırsatı yakaladıklarında neler yapacaklarını belgeler tarzda kanlı tırnak ve dişlerini gösterdiler…
Geçmişten bugüne Taşnak ve PKK arasındaki amaca, yönteme ve stratejiye dair benzerlikleri incelediğinizde bu ruh ikizi örgüt ilişkisine şaşırmamak gerekiyor…
***
Önce Ermenileri vurmaya başladılar; kendilerinden olmayan, isyan istemeyen, Osmanlı’ya sadık Ermenileri... Amaçları, sindirmek, psikolojik üstünlüğü ele geçirmek ve ‘can güvenliği kalmamış’ Ermenileri zorla yanlarına çekerek, topyekûn isyan
başlatmaktı...
***
Taşnak’ın bu taktiği hiç de yabancı gelmiyor değil mi? 20. Yüzyıl’ın başında Taşnak çetelerinin yaptığını aynı yüzyılın sonuna doğru PKK tekrarlayacaktı... Onlar da kolluk kuvvetlerine saldırılarla birlikte önce Kürtleri vurmaya başladılar... Köy köy Kürt katlettiler; Pınarcık’ta, Kılıçkaya’da, İkiyaka’da, Çevrimli’de...
***
Amaç aynıydı... Hem kendilerinden olmayanlara güçlü bir gözdağı verilecek, hem de devletin can güvenliklerini sağlayamadığı insanların kendilerinden olması sağlanacaktı... Zayıflayan devlet otoritesinin yerini almak için silaha sarılan Taşnak çetelerinin otorite kurma tarzı, 80-90 yıl sonra PKK için de bir model oluşturacaktı...
***
Başlangıçta Ermeniler, meselâ Balkan halkları kadar milliyetçilik rüzgârlarından etkilenmiş değillerdi... Mevzi hareketlilikler yaşanmakla birlikte çoğunluk devlete sadıktı... Daha çok Rusya’nın desteklediği sınırlı bir isyan hareketi söz konusuydu...
***
En kritik bölge Van ve çevresiydi... Ahalinin dörtte üçü Müslüman olmasına rağmen Van’da belediye başkanlığına 1909’da Bedros Kapamacıyan adlı sevilen bir Ermeni getirildi...
***
Bu arada Van’da çetelerin provokasyonları artarak sürüyor, büyük çapta yangınlar meydan geliyor, Ermenilere ait ev ve işyerleri yakılıyordu... İhanet içindeki Patrikhane, Belediye Başkanı Kapamacıyan’dan Ermenilerin can ve mal güvenliğinin kalmadığı şeklinde rapor etmesini, büyükelçiliklere şikayette bulunmasını zorla istiyordu...
***
Kapamacıyan baskıya teslim olmadı, raporunu namusluca yazdı... Yangınların Taşnak komitacıları tarafından çıkarıldığını belirtti ve devlete bağlılığını vurguladı... Bu bardağı taşıran son damlaydı ve isminin üzerine ‘kara haç’ basıldı... 10 Aralık 1912’de çarşıda öldürüldü...
***
Van Valisi Ali Rıza Paşa ince bir strateji uygulamış, yardımcılığına Ohannes Boyacıyan’ı, Gevaş kaymakamlığına da kardeşi Armarak’ı getirmişti... İçinde Surp Haç kilisesi olan Akdamar adası Gevaş’taydı ve Taşnak çetelerinin üs olarak kullandıkları yerlerden birisiydi... Armarak buna izin vermemekte kararlı davranınca öldürülecek, Boyacıyan ailesi Van’ı terk etmek zorunda kalacaktı...
***
Öldürmeler bunlarla sınırlı değildi elbette... ‘Türklere Karşı Ermeni Komitecileri’ adlı eserinde yazar Altan Deliormanlı öldürülen sadık Ermenileri; Başpapaz Vartabet’i, kandilci Onnik’i, tüccar Karagözyan’ı, avukat Haçik’i, polis Markar’ı, Uncuyan’ı, Tütüncüyan’ı, Meclis-i Ruhani üyesi Mampre’yi ve diğer yüzlerce seçkin Ermeni’yi..
***
Prof. McCarthy de Taşnak tarafından öldürülen rahipleri, kendi katedralinde katledilen Van Ermeni Piskoposu Bogos’u, Akdamar rahibi Arsen’i, Taşnaklara haraç vermeyi reddeden ve hükûmete ihbarda bulunan başta Zamharyan olmak üzere çok sayıda Ermeni tüccarı kaydetmiştir...
***
Katiller çoğunlukla belliydi... Mesela Van’da Kapamacıyan’ın katillerini azmettirenler arasında gazeteci Viramyan ve Taşnak’ın Van sorumlusu Manukyan da vardı... Ama hukuku hayata geçirecek kararlılık yoktu, kamu otoritesi iyice zayıflamıştı... O Manukyan ki, Ali Rıza Paşa’nın Batum’da şehit edilmesiyle ilgili olarak idama mahkûm olmuş, 2. Meşrutiyet’in sağladığı afla salıverilmişti…
(Devam ediyor)
***
6 Temmuz tarihinde Londra’da gerçekleştireceğimiz konserimizde sahne almam festival komitesi tarafından bildirilerek iptal edilmiştir. Halkımızın bilgisine.
👉Meclis tarihinin utanç gecesi!
👉DEM Partili vekil dakikalarca Türkiye’yi, Türk Devleti’ni ve Türk tarihini hedef alan sözler söyledi.
👉“Türkiye soykırım yapmıştır Talat Paşa katildir” dedi!
👉İtiraz etmeyen ve sözünü kesmeyen Meclis Başkanvekili,
☀️Sıra Milletvekilimiz Sayın Şenol Sunat’a gelince mikrofonu kapattı.
☀️Yaşananlara tavır koyan ve Meclis Başkan Vekili’ne sorumluluğunu hatırlatan Milletvekilimiz, Divan Üyesi Sayın Yasin Öztürk’e ise ceza verildi.
🇹🇷 #TBMM tarihinde yaşanmamış “bu vahim olayı” Aziz Türk Milleti’ne havale ediyoruz!
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesinin Türk milletini ve Türk Devleti'ni soykırımla suçlaması kesinlikle kabul edilemez bir davranıştır. Bu yetmezmiş gibi bu kişiye tepki gösteren Denizli milletvekili Yasin Öztürk'e ceza verilmesi, millî vicdanı derinden yaralamıştır.
"Terörsüz Türkiye" süreci denilen ortamda, milletin birliği ve devletin bekası duyarlılığı dolayısıyla herkesten itidal beklenirken bölücüler ve Türk düşmanları gemi azıya almaktadır.
Gazi Meclis’te asılsız soykırım suçlamalarına ve Talât Paşa gibi kahraman şehitlerimize hakaret edilmesine asla müsaade edilmemelidir. Sayın Yasin Öztürk'e verilen ceza da kaldırılmalıdır.
Vatansever Atatürkçü bir lideri, ülkesine bir çok devlet adamı yetiştirmiş bir öğretim üyesini, Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı hukuksuzca tutukladınız.
Peki, #İddianameNerede
Daha ne kadar bu zulme devam edeceksiniz?
Şunu unutmayın, biz vazgeçmeyeceğiz ama sizler bir gün yaptığınız tüm hukuksuzlukların hesabını yine hukuk önünde vereceksiniz!..
Türk milletine karşı dehşet bir kin ve öfkeyle yürütülen Ihanet Sürecinin, Cumhuriyet tarihine kapkaranlık bir leke olarak geçtiği şu günlerde, Sn. Ümit Özdağ da elbette şen kalanlardan olamazdı. O da onur madalyasını gururla aldı.
Terörist başına "umut hakkı" çıkışı ve meclis çağrısı hem Türk milletine küfür, hem de bu ülkede yargının tersten işlediğinin ilanıydı. O cani hain dışarı çıkacaksa, biz elbette içerde olmalıydık. Ama Kurt, çakala boyun eğmez. Post, köpeği Kurt eymez. Terörist muteberse biz değiliz, sizler iyilerseniz biz değiliz. Bizler Türküz - siz neysiniz?
Bir de Kurt derler kendilerine. Kurdun köpeğe eğildiği görülmüş mü?
Kimler seni savunuyor düşündün mü?
Türk müesses nizamı dönme dolaptır. O dolap bu dolap bir bataktır.
Dün heykeli dikilecek adamdı, bugün yabancı istihbaratçıların kucağına yattı. O heykeltıraşların eşleri de aynısını yaptı, en azından diğeri mecazdı. Sen sen ol sakın ha aldanma, bugün sana dediklerine kanma. Üzerindeki cübbenin sorumluluğundan sapma. Türk milletinin yanından da şaşma.
#ÜmitÖzdağYalnızDeğildir
Türkiye Türksüzleştiriliyor!
Kerkük Türksüzleştiriliyor!
Bebeklerimiz katlediliyor!
Polislerimize saldırı düzenleniyor!
Bebek Katili Apo'dan medet umuluyor ama "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" diyen Teğmenlerimiz ihraç ediliyor!
Biri "Adalet" mi dedi?
UYUMA TÜRK! Kendinize gelin artık!
2023 Büyük Türkiye vizyonu. Deyrizorlu Ebu Faddal ve döşeği. İstediğiniz kadar siha ve uçak gemisi fotoğrafı koyun. Şu manzara ülkemizin tek gerçeğidir. "Meaşallah ya akhi nahnu min suriyya, min Şarcah, min Qatar, min imeratil muttahide, nahnu min Saudiyya, Jazak Allahu kheiren ya kardeş! Turkiya mumtaz beled wallahi, ena ohibbek erdugen, viaburt veneziyya cok guzel, elbuyut fi büyük ada camilatun cidden... akebe barti biz oy verdiyk elhamdülillah, meaşallah kizlar fi Turkiyya cemilatun ciddan, kuluhum latifun cidden meaşallah ama siz La müslim siz gitmek turbe, siz sevmiyor Muhammed bin Abdulwehhab , siz sevmiyor selefi biz var sadece sizi kendimize zewac istemek yatırım yabmak ama siz istiyor kardeşlik...neam ya akhi... biz de biliyur "innamal mu'minune ihwatun" ama bize ihwatun, size nah'watun! ma'esselam ya eyyuhel kawmul etrak vel ekrad... biz aldik tarlalar we arsalarin tabulari, gidecek verecek brens çarlsa :) ma'esselam.
🗣️ Ümit Özdağ: “Bu adamın cenaze namazını kılanların ne Çanakkale zaferini ne İstiklal Savaşı’nı kutlamaya hakkı vardır.
Bu Türk düşmanı, Cumhuriyet düşmanı yabancı servis hizmetkarı tarihçi değil emperyalizmin uşağıdır.”
https://t.co/E9BlS0RWRO
Azmi Karamahmutoğlu: “Diyarbakır’da tek bir ilçede direniş oldu, özerklik ilan etmek istediler. Tek bir ilçeyi normale döndürebilmek için 785 şehit verdik.
Reyhanlı, Kilis, Antakya, Antep, Urfa, Maraş; buralarda öyle bir hareket başlarsa ne yapacağız?”
Bu geceye son not olarak sosyalist TİP genel başkanı Erkan Baş ve Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi Zafer Partisi genel başkanı Ümit Özdağ’ın Türk işçileri ile ilişkisinin farkını bırakalım. @zaferpartisi
Zafer Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bartu Soral, bugün ziyaret ettiği Mobilyacılar Odası’ndaki skandal açıklamalar üzerine ziyaretini sonlandırdı ve açıklama yaptı.