Katil İtamar Ben-Gvir:
“Lübnan, tüm Lübnan, bizim oyun alanımız olmalı.
Tüm Lübnan bizim hedefimiz olmalı...”
Karşısında yüksek bir ses görmedikçe islam topraklarını oyun alanı olarak görmeye devam edecektir.
D Vitamini Eksikliğinde Oluşan Hastalıklar.
📍Kanser
📍Şeker
📍Yüksek Tansiyon,
📍Alzheimer,
📍Beyin Çalışmıyor ve Kafa Basmıyor.
Bu Yüzden Güneşi Kapatıyorlar...
Prof.Dr Canan Karatay
İnsanlık tarihindeki en korkunç sahnelerden biri ortaya çıktı.
İ’srail'in Gazze'de binlerce insanı şiddetli kıtlık nedeniyle kumla karıştırılmış un toplamaya zorladığı an.
İnsanlığın öfkesini büyütmesi ve asla unutmaması gereken insanın kanını donduran o korkunç an.
📢 Fatih Altaylı:
⭕ "Butlan Kemal, Sözcü TV’ye konuk oldu.
⭕ Program öncesi herkes Sözcü TV’ye öfkeliydi.
⭕ “Bu herifi niye ekrana çıkarıp söz hakkı veriyorsunuz, meşruiyet tanıyorsunuz” diye.
⭕ Haksız değillerdi ama gazetecilik de böyle bir şeydi.
⭕ En olmayacak kişiyle bile konuşulmalıydı.
⭕ Sözcü TV’deki programda üç meslektaşımız da işlerinin hakkını verdiler, Kılıçdaroğlu da kendini bir kez daha rezil etmeyi başardı.
⭕ Şu soruldu, bu sorulmadı demek kolaydır. Bir milyon izleyicinin kafasında bir milyon soru vardır. Bunların bazıları sorulmamış olabilir ama ana eksende yeterince soru soruldu ve Kılıçdaroğlu’nun tutarsızlığı, ilkesizliği, yeterince görüldü.
⭕ Yaptığı hatalardan ders almayı bırakın, yaptığı hatalardan hoşnut bir tip vardı karşımızda.
⭕ Yıllarca sıçtığını, şimdi yüzümüze bakarak sıvıyordu.
⭕ Konuk dışında herkes programdan yüzünün akıyla çıktı.
⭕ Kılıçdaroğlu’nun program öncesi iyimser tahminle 100 üzerinden 5 kredisi var ise, program sonunda sıfırı tüketti.
⭕ Layığını buldu."
🚨 PUTIN DELIVERS A DEVASTATING BLOW TO THE ROTHSCHILDS – “OUR FUTURE GENERATIONS WILL BE BORN WITHOUT ROTHSCHILD CHAINS AROUND THEIR WRISTS AND ANKLES.” A HISTORIC STRIKE AGAINST THE GLOBALIST FINANCIAL EMPIRE.
🔥BOOM! Putin breaks the Rothschild chains! Russia becomes the first nation to expel the global banking cartel, defying the New World Order and reclaiming sovereignty. Discover the explosive details of how Putin crushed the elite’s financial stranglehold. This is a revolution in the making—don’t miss it!
🚨Putin’s Explosive Blow to Rothschilds: “Future Generations Will Be Born Without Chains!”@John_F_kJr
FOLLOW ME, THE NEXT DROP WILL BE SHOCKING
“Hapse attıkları suçluların insan hakları” konusunda sorulan soruya El Salvador Başkanı’ın verdiği cevabı iyi izleyin!
Ben hayatım boyunca suçluları bu kadar iyi tanıtan kimseyi görmedim!
Adam alkışı hak ediyor, adalet bakanının ders alması lazım.
İran heyetine tuzak!
Şöyle bir iddia var:
''Müzakere salonuna girmelerine dakikalar kala. “İsimsiz bir muhbir”, Arakçi başkanlığındaki İran heyetine yönelik Amerikan tuzağını ortaya çıkardı!
İran müzakere heyeti, görüşmelerin yapılacağı merkeze varmalarına sadece birkaç dakika kala kritik bir istihbarat bilgisi aldı.
Kimliği açıklanmayan bir kaynak, Amerikalılar tarafından hazırlanan salonun yalnızca bir müzakere mekânı olmadığını, aynı zamanda “özenle kurulmuş bir tuzak” olduğunu bildirdi!
Salonun içine yoğun şekilde yerleştirilen gazetecilerin göründükleri gibi olmadıkları, üzerlerinde gelişmiş kayıt cihazları bulunduğu ve görünüşlerinin bilinen medya mensuplarına benzemediği öne sürüldü.
Bunun üzerine Arakçi net bir karar verdi: “Ya salon değiştirilecek ve bu kişiler dışarı çıkarılacak ya da hiçbir müzakere yapılmayacak.”
Bunun üzerine Trump’ın öfkeye kapıldığı ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması hâlinde İran heyetinin ülkelerine dönemeyeceği yönünde tehditte bulunduğu iddia edildi. Ancak asıl büyük soru hâlâ ortada duruyor:
Bu istihbarat mesajının arkasında kim vardı? Ve Arakçi o salona girmiş olsaydı ne olacaktı?''
İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral:
▪️694 milyon tonluk nadir element rezerviyle dünyada ikinci sıradayız. Bunun para karşılığı sonsuz diyebiliriz.
▪️Bor madeninden örnek vereyim. Biz dünyada bor kaynaklarının yüzde 72'sine sahibiz. Boru siz kepçeyle yüklediğiniz zaman bir tonu 130 dolar ediyor. Bunu borik asit yaparsanız 1500 dolar olur. Bor karbür yaparsanız değeri 1,5 milyon dolara çıkar.
▪️Bir ürünün hammadde olarak değeriyle uç ürün olarak değeri arasında milyon kere fark vardır.
▪️Mesela bor karbür son derece sert ve hafif bir malzemedir. Onu bir matkap ucu yaptığınızı düşünün; belki 1 liraya mâl edeceksiniz ama 100 liraya satacaksınız. Yani burada ucu açık bir ekonomi söz konusu.
▪️O nedenle 694 milyon tonun maddi değerini belirleyemem. Çünkü şimdiye kadar böyle bir şey hesaplanamadı.
▪️100 trilyon dolardan bile daha büyük olabilir.
🚨#SONDAKİKA
İsrail Askerleri ABD Bayrağını yaktı…
“Netanyahu ve İsrailliler Trump ve Amerikalılardan nefret ediyor, Amerika'nın onlara sunduğu her şeye rağmen.
Amerikalı gazeteci Tucker Carlson
Tarih Unutmaz Arşiv Yalan Söylemez.
Saat sabahın dördü...
Kaybeden aday hışımla İlçe Seçim Kurulu’ndan içeri girdi. Kurul Başkanı hâkime döndü ve bağırdı: “Şu haline bak sarhoş adam. Şu adalete bak. Kimlere kalmış. Seni yakacağım. Hepinizi adli tıbba göndereceğim, seni süründüreceğim. Yakacağım.”
Tarih: 27 Mart 1989.
Yer: Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu.
Hakaret eden ise Beyoğlu’nda başkanlık seçimini yüzde 21.7 oy alarak kaybeden Recep Tayyip Erdoğan. Hakaret ettiği kişi, İlçe Seçim Kurulu Başkanı 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Nazmi Özcan.
Erdoğan oyların sayımında “kesin bir şey olduğunu” düşünüyordu. İtirazı reddedilince kurulu basmış ve ağzından hakaretler dökülmüştü. Bununla da kalmamış, hâkimin sarhoş olduğunu ispatlamak için onu adli tıbba götürmeye çalışmıştı.
Erdoğan yargıdan kaçtı
Nazmi Özcan, Anadolu’nun birçok yerinde görev yapmış bir hâkimdi. “Delikanlı” denilen bir duruşu vardı. Silah taşıyordu. Sinirlerine hâkim oldu. Hayatında kimseye dava açmamıştı. O gün Erdoğan’ı adalete teslim etmeye karar verdi.
Özcan’ın yanı sıra 7 sandık görevlisinin daha imzasıyla tutanak tutuldu. Erdoğan, 31 Mart 1989 tarihinde polis nezaretinde Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Tutuklama talebiyle Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Avukatı Erdoğan’ın tutuklanacağını anlayınca, “Reis! Hemen gitmemiz lazım buradan” dedi. Erdoğan kaşla göz arasında kayıplara karıştı. O gün Erdoğan’a “kaç” diyen avukat sonradan AKP’de milletvekili olacak Zeyid Aslan’dı. Evet, Meclis’te gazetecilere “Bacak aranızı çektirip gazeteye bastırsam”, milletvekiline “Terbiyesiz. Senin kıçını si..erim” diyen, Meclis Komisyonu’nda Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’na uçan tekme atan kişi.
Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Erdoğan, 27 Nisan tarihinde adliyeye geldi. Kardeşi Mustafa Erdoğan aracılığıyla “birahane sahibi ve kumar işleriyle ilgilenen” Kudret Bey’e haber göndermişti. Kudret Bey, adliye binasındaki “dostları”yla görüştükten sonra Erdoğan’a “gidebilirsin” demişti. Erdoğan, tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi. Sadece 4 Mayıs 1989 tarihine kadar, yani bir hafta cezaevinde kaldı. Tekrar hâkim karşısına çıkarıldı ve 500 bin TL kefaletle serbest bırakıldı. Yargılama sonunda 6 ay hapis ve 20 bin TL para cezasına çarptırıldı. Hapis cezası TCK’nin 72. maddesi gereğince 920 bin TL para cezasına çevrilerek tecil edildi. Yani Erdoğan hapse ilk kez “şiir okuduğu” için değil, seçimlere itiraz ederken ettiği hakaret nedeniyle girdi.
BU HABERI LÜTFEN YAYIN SARAYLININ KIM OLDUĞUNU HERKES IYI BILSIN
KEMAL TAŞDEMİR..
FORMER ISRAELI PM YOAV GALLANT ADMITS ISRAEL KILLED ITS OWN WITH HANNIBAL DIRECTIVE ON OCT. 7 AND BLAMED HAMAS: HELICOPTERS, DRONES AND TANKS WERE USED.
This video is now illegal to share in Israel. Sources state it can get you 5 yrs in prison
#Israel
5 yıldır ülkemizde yasaklı olan bir pestisit nasıl oluyor da ihraç edilen taze biberlerimizde çıkıyor? Bunları kimin yetiştirdiği ve ihraç ettiğini bakanlık biliyor olmalı.
Peki bunlara bir cezai işlem uygulanıyor mu?
Bunların iç pazara sattığı ürünler denetleniyor mu?
@TCTarim
Başpiskopos Viganò'dan Sarsıcı İddia:
"Gündem 2030 Bir Kalkınma Planı Değil, Küresel Bir Köleleştirme Operasyonu!"
Dünya gündemini sarsan bir açıklama yapan Başpiskopos Carlo Maria Viganò, küresel elitlerin yürüttüğü "Gündem 2030" projesinin gerçek yüzünü ifşa etti.
Batı dünyasının en nüfuzlu dini isimlerinden biri olarak kabul edilen Başpiskopos Viganò, kurumların ve hükümetlerin gizli bir el tarafından ele geçirildiğini savundu.
Viganò, bugün "kalkınma ve sürdürülebilirlik" kılıfıyla sunulan projelerin, aslında insanlığı adım adım köleleştirmeyi hedefleyen bir mekanizma olduğunu öne sürdü.
Viganò'nun ifadeleri, sadece şirketlerin değil, ulus devletlerin en üst karar verici mekanizmalarının da bu "tehlikeli ve yıkıcı elit grup" tarafından kuşatıldığını işaret ediyor.