🚨Zlatan, Fenerbahçe - Lyon maçından sonra Guendouzi hakkında:
🗣️ Sirki izledim. Herkes saçlı bir kötü adam istiyor. Tamam. Size olayların gerçek sırasını vereyim,
“İnsanlar benden Guendouzi'nin bir palyaço olduğunu söylememi istiyor. Söylemeyeceğim.
Fransa'da oynadım. O stadyumu biliyorum. O rekabeti biliyorum. Isınma bile bitmeden 55.000 kişi annene ve çocuklarına sövmeye başladığında, bu ‘atmosfer’ değil. Bu ucuz bir şey. Fransa'da bundan azı için maçları durdururlar. Hakem duydu. Dördüncü hakem duydu. Kimse tek kelime etmedi. O yüzden şimdi gelip ahlak dersi vermeyin.
Guendouzi, Lyon'un evinde bir Marsilya çocuğu. Maç başlamadan önce onu düşman seçtiler. O gürültüde 90 dakika oynadı, takımı deplasmanda iki gol attı ve Fenerbahçe 18 yıl sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde. Bu işin gereği. Gerisi tiyatro.
Jul işareti suç değil. ‘Allez l’OM’ suç değil. Ailesi hakkında bir buçuk saat şarkı söyledikten sonra orta parmak kaldırmak çirkin, evet — ama bu ilk yumruk değil. İlk yumruk tribündeydi. 90 dakika taş atarsan, biri geri geldiğinde ağlama.
Sonra 48 yaşındaki bir kaleci antrenörü, Cantona gibi koşup bir oyuncuya tekme atmaya çalışıyor. Bu tutku değil. Bu, kulübünün Şampiyonlar Ligi'ni yine kaçırdığı için aklını kaybeden bir yetişkin adam. Lyon yıllardır büyük masanın dışında. Hayal kırıklığı kabul edilebilir. Personelden uçan bir tekme değil. Ederson ve diğerleri, takım arkadaşlarının yapacağı şeyi yaptı — adamlarının önüne dikildiler. Bu futbol. Bu sadakat.
Tolisso ona mütevazı olmasını söyledi. Tamam. Kaptanlar konuşur. Buna saygı duyarım. Ama tevazu, 60.000 kişinin çocuklarına hakaret ettiği yerde heykel gibi durmak değil. Olgunluk ayrıca, karşı tarafın sınırı çoktan aştığını bilmek.
Guendouzi sessizce tünele gidebilirdi. Bu daha akıllıca olurdu. Gitmedi. O olduğu odur. Ama eğer sadece cevap veren oyuncuyu cezalandırır ve bunu başlatan stadyumu görmezden gelirsek, ona tekme atmaya çalışan antrenörü görmezden gelirsek, o zaman saygıdan bahsetmiyoruz. Daha iyi PR'ı olanın lehine konuşuyoruz.
Her jesti sevmiyorum. Onun pes etmemesini seviyorum. Aslanlara yuhalanır. Koyunlar bir açıklama ister. Aradaki fark bu.”
Birlikte yazılan destan, sonsuza dek yaşayacak. 🇹🇷
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz.
@sevdaturkusev Maalesef Türkiye'de herkes kafasına göre bir şeylere zam yapıyor fiyatını değiştiriyor .Denetleme mekanizmasını zaafiyete uğratanlar hakkında ne yazik ki yasal işlem yapılmıyor İnşallah düzelir yetkililer bu konuda bir tedbir alırlar
İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümü kutlu olsun.
29 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmet Han’ın inancı, kararlılığı ve liderliğiyle gerçekleşen İstanbul’un Fethi; tarihin akışını değiştiren, bir çağı kapatıp yeni bir çağı açan eşsiz bir zafer oldu.
Fetihle birlikte İstanbul; adaletin, ilmin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi hâline geldi; asırlar boyunca farklı inanç ve kültürlerin huzur içinde bir arada yaşadığı örnek bir şehre dönüştü.
Bu kutlu fethin yıl dönümünde; Fatih Sultan Mehmet Han’ı, Peygamber Efendimizin (sav) müjdesine mazhar olan kahraman ordumuzu ve fethin tüm neferlerini rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyorum.
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
Çanakkale’de Türk milleti sadece düşmanı değil, imkânsızı da yenmiştir.
Bu zafer, Türklüğün asla diz çökmeyeceğinin ilanıdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Çanakkale geçilmez! 🇹🇷
🇦🇿 Ermenilerin korkudan cesedini bile bağladığı, tek başına 5 saat boyunca çatışıp 140 ermeniyi öldüren, çağımızın Kürşad'ı; Mübariz İbrahimov.
Ad günün kutlu olsun!
Allah’ım! Recep ve Şâban’ı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.”
Rahmet, bereket ve mağfiret ayları mübarek üç aylara bizi tekrar ulaştıran Rabb’imize hamd ederek; mübarek üç ayların ülkemiz ve islam alemi için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Bosna savaşında yapılan zulüm ve katliamları asla unutmayacağız. Kimin kimi nasıl ve niçin desteklediğini hep hatırlayacağız ve hatırlatacağız.
Şehitlerimizin ruhu şâd olsun.
📌 Bir Anlık Merak, Bir Ömürlük Pişmanlık 📌
Bir anlık merakla başlar…
“Bir kereden bir şey olmaz” denir.
Ama o “bir kere”, bir ömrü çalar. 🕰️
Uyuşturucu; sadece madde değildir.
Hayalleri çürütür, aileleri yıkar, gelecekleri karartır.
Dostlukları bozar, bedenleri esir alır.
Ve sonunda, insanı kendine yabancı biri hâline getirir.
Sonu belli bir yıkım…
Geriye kalan sadece gözyaşı ve pişmanlık...
👮♂️
Konya İl Emniyet Müdürlüğü olarak, bağımlılıkla mücadelede kararlıyız.
Gençlerimizi korumak, geleceğimizi yaşatmak için var gücümüzle çalışıyoruz. 🇹🇷
@TCKonyaValiligi@NSB_EGM_NARKO@Maksutyuksek
#konya #asayis #narko #konyaemniyeti
Ülkemizin yetiştirdiği büyük sanatçılardan; Volkan Konak hayatını kaybetti.
Milletimizin başı sağolsun. Büyük bir değeri kaybettik. Güzel insan, mekanın cennet olsun.