¿Pdrían negarte la visa por detectar que usaste el término "Inteligencia Artificial"? Es una pregunta en broma, pero, en serio, el mundo se está convirtiendo en un cotolengo a pasos acelerados
¿Y cómo es esto?
"Sin contrato y con poder: los particulares que mandan en una dependencia del @MinInterior"
¿Quién es Federico Arellano Mendoza, y por qué se pasea pidiendo información en un ministerio a pesar de no tener cargo alguno?
https://t.co/kmRV34Jn1I
Top election forecaster Larry Sabato shares new projections moving key Senate races toward Democrats and why he’s certain there will be a “blue wave” next month.
🔴 Rus istihbaratının iki yıl önce toprağa gömdüğü paketi almaya geldiğinde, FBI’ın kamerası onu bekliyordu.
Adam toprağı kazdı, paketi çıkardı ve uzaklaştı. Tutuklanması için dört yıl daha geçecekti.
Peki FBI, faaliyetini kamerayla kaydettiği bir Rus ajanını neden hemen yakalamadı?
Görüntüdeki kişi, ABD’de “Michael Zottoli” adıyla yaşayan Mikhail Kutsik. Tarih 8 Haziran 2006. Yer, New York eyaletindeki Wurtsboro yakınları.
Kutsik, Rusya’nın dış istihbarat servisi SVR adına ABD’de faaliyet gösteriyordu. Birlikte yaşadığı “Patricia Mills”in gerçek adı da Natalia Pereverzeva’ydı. Çevrelerindeki insanların tanıdığı isimlerin arkasında, Moskova’ya bağlı iki istihbarat görevlisi bulunuyordu.
İkisi, diplomatik görev altında çalışmayan ve Rusya ile bağlantılarını gizleyen bir istihbarat ağının üyeleriydi. Bu tür personel, istihbarat literatüründe “illegals” olarak adlandırılıyor.
Görevleri Amerikan toplumuna yerleşmek, güven kazanmak ve zaman içinde bilgi sağlayabilecek insanlarla ilişkiler kurmaktı. İş hayatı, sosyal çevre ve gündelik ilişkiler, uzun vadeli bir görevin zeminini oluşturuyordu.
Videodaki paket, bu ağın finansmanına ilişkin somut izlerden biriydi.
Soruşturma dosyasına göre “Christopher Metsos” adını kullanan başka bir ağ üyesi, parayı 2004’te buraya gömmüştü. Kutsik ve Pereverzeva, iki yıl sonra Seattle’dan New York’a gelerek saklanan paketi aldı.
Ancak FBI, paranın bırakıldığı yeri daha önce tespit etmişti. Mahkeme izniyle yürütülen gizli kamera takibi, Kutsik’in toprağı kazmasını ve paketi çıkarmasını kaydetti. Pereverzeva da yakınlardaydı.
Kullandıkları yöntem “dead drop” olarak biliniyor. Para, belge veya başka bir malzeme belirlenen bir noktaya bırakılıyor; alıcı daha sonra gelip alıyor. Teslim edenle teslim alanın aynı anda aynı yerde bulunması gerekmiyor.
Bu düzen, yüz yüze buluşmanın yaratacağı riski azaltıyor. Fakat saklama noktası ortaya çıkarıldığında karşı istihbarat için değerli bir gözetleme alanına dönüşebiliyor. Oraya kimin geldiği, nereden geldiği ve sonrasında kimlerle temas kurduğu, soruşturmayı başka kişilere taşıyabiliyor.
FBI’ın beklemesinin anlamı da burada.
Bir kişiyi yakalamakla bir ağın nasıl çalıştığını çözmek aynı soruşturma hedefi değil. Erken bir tutuklama, diğer üyeleri uyarabilir; haberleşme kanalları kapanabilir ve henüz bilinmeyen bağlantılar kaybolabilir. Takibi sürdürmek ise bu ilişkileri ortaya çıkarma fırsatı verir.
FBI’ın “Operation Ghost Stories” adını verdiği soruşturma on yılı aşkın süreye yayıldı. Fiziki takip, mahkeme izinli gizli aramalar ve haberleşme incelemeleriyle ağın üyeleri, bağlantıları ve yöntemleri araştırıldı.
Dosyada toprağa gömülen paraların yanında şifreli mesajlar, kısa dalga radyo haberleşmesi ve dijital görüntülerin içine gizlenen metinler de vardı. Moskova ile temasın izleri, gündelik hayatın içine yerleştirilmişti.
27 Haziran 2010’da Kutsik ve Pereverzeva, Virginia’nın Arlington kentindeki evlerinde yakalandı. Operasyon kapsamında toplam on kişi tutuklandı. Anna Chapman da bu kişiler arasındaydı.
8 Temmuz’da yabancı bir hükümetin ajanı olarak ABD makamlarına gerekli bildirimi yapmadan faaliyet göstermek üzere komplo kurduklarını kabul ettiler. Kutsik ve Pereverzeva, gerçek isimlerini ve Rusya adına çalıştıklarını mahkemede açıkladı.
Ardından dosya bir takas anlaşmasıyla sonuçlandı. ABD, on kişiyi Rusya’ya göndermeyi kabul etti. Moskova ise Batılı istihbarat servisleriyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle hapiste tuttuğu dört kişiyi serbest bırakmayı kabul etti.
Bu hikâyeyi anlatırken faaliyetlerinin ulaştığı sınırı da bilmek gerekiyor. FBI’ın açıklamasına göre ağ, gizlilik dereceli belgelere ulaşamamıştı. Bilgi topluyor, çevrelerindeki insanları değerlendiriyor ve ileride kaynak olabilecek kişilerle bağ kurmaya çalışıyordu.
The best answer tonight from Abdul El-Sayed: "He wants unconditional support for a foreign government. I want unconditional support for kids in our schools, healthcare, childcare -- things he would vote to defend."
Abdul El-Sayed to Mike Rogers: Weak. Cowardly. He won't stand up until his poll numbers drop. This is what you can expect from a guy whose was paid $5 million by corporations to run his previous campaigns. He voted to raise your prescription drug prices 19 times. The only thing he cares about is his power and going one more time through the revolving door.
Abdul El-Sayed: I'm interested in you. I understand that gas is too expensive. Groceries are unaffordable. I understand that it's really hard to see a doctor. I want to solve that. The reason we have these problems is because we've got corporate politicians like my opponent who are just doing the bidding of Donald Trump.
Scoop: Former President Obama, when asked about his travel to Michigan for @AbdulElSayed at a fireside chat in Great Falls, Va., with Sen. Lisa Blunt Rochester, defended the decision, according to an excerpt:
“I’m going to go to Michigan to campaign for Abdul El-Sayed. And people are like, “Well, he’s really left wing.” But I don’t know, he’s for a higher minimum wage and health care for all, and it doesn’t seem crazy to me. You know, FDR was for that too."
Abdul El-Sayed to Mike Rogers: You've got this tough guy attitude to immigration that is not keeping us safe. It's terrorizing folks in our streets. It's not funding the southern border that needs to be kept safe. It's weaponizing the government to the tune of Donald Trump and his goons.
Abdul El-Sayed: Most people aren't asking how I pray. They're asking what I pray for. I pray for the same things they do: a good life for my kids, a world where we can afford basic means of our dignity.
El-Sayed: "He wants unconditional support for a foreign government. I want unconditional support for kids in our schools, healthcare, childcare -- things he would vote to defend."
Q: Many feel you have not adequately addressed the fact your son in law is a white supremacist social media influencer and several members of your staff have been linked to racism and antisemitism. What have you said to your daughter and son in law about his posts?
COLLINS: That's my family
OSSOFF: Imagine running for Senate while neo-Nazi propaganda is disseminated to an audience of millions from your home. That's Mike Collins.
El-Sayed: "He called himself the 'champion of big pharma.' I don't work for them. I don't work for big insurance, who has also bought him off, I don't work for big tech, who has bought him off, I don't work for DTE, who has also bought him off, I work for the people."
Abdul El-Sayed egging Mike Rogers on to call him a terrorist because Mike had been throwing around Islamophobic and racist rhetoric throughout the entire debate was so fucking beast mode. Abdul El-Sayed is a lion.
PATHETIC: Mike Roger’s takes a swipe at Abdul El Sayed’s mother and it fails spectacularly.
El-Sayed: "Are you going after my mom?…
He’ll talk about anything accept his record.” 🔥
Ojo a este dato sobre el nuevo vicepresidente administrativo de @ECOPETROL_SA
De defender los intereses de la mafia y el paramilitarismo a un cargo en el que prácticamente manejará la caja de la empresa más importante del país 👇👇👇
It is highly inappropriate for foreign political leaders to interfere in U.S. elections, much less endorse candidates. This is deeply disappointing.
If anyone should understand the importance of defending democracy at home and abroad, and conducting fair and free elections decided by the citizens of that country, it should be @MariaCorinaYA.
Her endorsement risks undermining the bipartisan coalition that has stood with the Venezuelan people in their fight for freedom and democracy.
As someone who has consistently championed democracy in Venezuela for years, let me also state: Our support for the Venezuelan people must never be conditioned on partisan politics in the United States. I hope that in Venezuela, leaders are guided by the same principle.