Bayılıyorum bu olaya; Sen kalk Atatürk'e ve onun kurduğu laik ülkeye saygısızlık yap, tarikatlarla "protokol" anlaşması yap ama özel günlerde paşa paşa ayağına gidip minnet duymak zorunda kal. Çok büyük adamsın Atam.
Bu olaylar gelmeden önce kaç öğretmenin gözyaşları ile sınıftan çıktığını, çaresiz bırakıldığını, öğrenci veli baskısını kaldıramadığı için okul değiştirdiğini, emekli olduğunu veya meslekten soğuduğunu biliyor musunuz?
yusuf tekin kabede hacılar söyleyip laiklikle uğraştığı kadar okulların güvenliğiyle de uğraşsaydı çocuklarımızı öğretmenlerimizi kaybetmezdik gerçekten cezanızı çekeceğiniz günü bekliyorum
Çocuklar, bir hafta sonra 23 Nisan’ı kutlayacakları okulun camlarından canlarını kurtarmak için atladılar; dans edecekleri bahçede ise ceset torbaları var.
Okul ve ölümün aynı cümlede ne işi var; okul kapılarında ceset torbalarının, sınıflarda silahların ne işi var?
Bazen erkeklerin 'kadınlara özel muamele yapılmasına' duydukları öfke bana bir goril deneyini hatırlatıyor. Bir goril her saat başı muz alıyor. Yanındaki dişiler ise dört saatte bir muz alıyor. Sonra biri 'daha adil' olmak istiyor ve dişilere iki saatte bir muz veriyor. Asıl goril mi? Çıldırıyor. Hala her saat başı muz alıyor ama avantajı azaldığı için kendini kayıp gibi hissediyor.
Birçok erkek, kadınlar için temel adalet taleplerine işte böyle tepki veriyor: adalet olarak değil, hırsızlık olarak.