Başaran Aksu’nun cezaevinden madencilere gönderdiği mesaj:
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin gerçekte "cumhurbaşkanlığı holding sistemi" olduğunu kahramanca mücadeleleriyle Enerji Bakanlığının önünü kapatarak, kapısını kırarak, sekiz kez gözaltına alınma iradesi göstererek; tutsak edilen öncülerinin yanında dimdik durarak tarihin onur nişanesini yakalarına takan madencilere selam olsun!
Sağından soluna, devletinden holdingine herkesin yalan söylediğini, direnmek dışında bize kalan hiçbir şeyin olmadığını herkese gösteren bu madenciler; hangi siyasi kostümü giymiş olursa olsun hiçbir muhalefetin gücünün ağzına almaya bile korktuğu, asıl muhatabın Cumhurbaşkanlığı olduğu hakikatini ve o kuruma karşı yürümeden işçi sınıfının ve emekçi halkın emperyalistler, uluslararası tekeller ve holdingler tarafından soyulması pratiğine son verilemeyeceği gerçeğini bütün halka yol göstererek somutlaştırdılar.
Hâlâ seçimde kullanacağı oyla bu vahşi sömürü ilişkisini ve eşitsiz, adaletsiz güç dizaynını dağıtacağını düşünenler ya boş hayaller peşindeler ya da halkı kandırmaya devam etmektedirler.
Yaklaşık 20 yıldır kesintili, 1 yıldır da kesintisiz bir biçimde gece gündüz kora kor bir mücadelenin içerisindeyiz.
Bugün, her günkünden daha güçlüyüz, daha umutluyuz, daha korkusuzuz. Emekçi halkın derdine, çaresizliğine, ne yapacağını bilemezliğine fiziken koşmayanlar; orada olmayanlar, uzaktan seslenenler, ortaya konuşan kimseler bu yapıp etme biçimlerini değiştirmedikçe halktan teveccüh görmemeye devam edecekler.
Biz, bundan önce hangi partiye oy verdiğine bakmaksızın işçilerle büyük bir mücadele kardeşliği yaratarak işçi sınıfına bu savaş koşullarında bir kurtuluş yolu aralamaya çalışıyoruz. Erdoğan’dan yakınanlar; holdinglerden ve sarı sendikalardan yakınmıyor, topyekûn bir tavır almıyorlarsa Erdoğan'a ve onu ayakta tutan bu mekanizmalara çalışıyorlardır.
Herkes şunu bilsin ki fabrikalarda, tarlalarda, bürolarda, maden ocaklarında, depolarda çalışanlar, emekliler, çiftçiler, esnaflar, mühendisler, mimarlar, avukatlar arasında aynı ortak duygu var: Holdingçi güçlere karşı yüksek bir nefret!
Erdoğan ve holdingçi güçlerden büyük bir kopuşun içerisinde artık açık ki millî iradeyi biz temsil ediyoruz.
Madencileriz!
Devrimcileriz!
Celalileriz!
Deniz Göktaş içeri alınacağını bilerek 2 Temmuz'da yurtdışından döndü ve alındı.
Kendi geldi neden kaçsın? Delil YouTube videosu nasıl kararsın?
İddianame bile hazır değil. Bari tutuksuz yargılayın.
Deniz Göktaş işini yaptı. Salın.
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
Beşiktaş tökezlesin diye pusuda bekleyen ikili aşağıda ektedir.
Başkanımız anjiyo oldu PFDK’ya sevk ettiler. VAR kayıtları yayınlanmadı. Tenezzül edip açıklama yapmadılar. Tv’lere serpiştirdikleri sözcülerle nabız yokladılar. Ama yağma yok el ele attaa👇
#FerhatGündoğduİstifa
At sepete!
Tüm muhalifleri at sepete!
İşçinin hakkını savunan bağımsız sendikacı mı,
Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanı mı,
Gerçekleri ortaya koyan gazeteci mi,
İnsan hakları savunucusu mu,
Yoksa hem güldüren hem düşündüren komedyen mi?
Son örnek Başaran Aksu ve Gökay Çakır
KAMUOYUNA
Büyük Beşiktaş Camiası,
Erkek futbol takımımızın geçtiğimiz akşam Alanya deplasmanında muhatap kaldığı anlaşılmaz hakem kararları hepimizin malumudur.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) atması gereken adımları atıp atmayacağını halen beklemekteyiz. Ancak, karşılaşmanın hakemi Adnan Deniz Kayatepe’nin gözlemci Yunus Yıldırım tarafından geçer not aldığına dair haberler basında yer bulmaktadır. Şayet bu yöndeki haberler doğru ve gerçek ise, tüm kamuoyu tarafından tartışmasız şekilde başarısız bulunan hakem hakkında müspet puanlandırma yapılmasının hiçbir izahı olamaz.
Ancak ne yazık ki, geçtiğimiz yaz düzenlenen 6 konfederasyon ve 50 ülkeden 52 orta hakem, 88 yardımcı hakem ve 30 video yardımcı hakemin görev yaptığı FIFA Dünya Kupası’na tek bir Türk hakemi dahi görevlendirmeyi başaramayan kuruldan başarılı ve mantıklı bir adım beklemenin hata olduğunun bilincindeyiz.
Kaldı ki, TFF Statüsü ve MHK Talimatına göre 1 başkan ve 8 üyeden oluşması gereken kurulun uzun süredir 1 başkan ve 6 üye olarak görev yaptığı TFF resmi sitesinden kolaylıkla görülmektedir. Kurulun yapısı ve üye sayısı dahi hukuka aykırı şekilde teşekkül etmiştir. Böylesi bir kurulun Türk futboluna hizmet edemeyeceği ve başarılı olamayacağı defalarca kanıtlanmıştır.
Neticeten, Merkez Hakem Kurulu’nun istifa etmesi ve Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun yeni ve hukuka uygun bir Merkez Hakem Kurulu ataması yapması kaçınılmaz hale gelmiştir. Türk futbol ailesinin huzuru ve liglerin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi için mutlak suretle gerekli olan adımların atılması bekliyor, süreçleri titizlikle ve yakından takip ediyoruz.
BEŞİKTAŞLI AVUKATLAR DERNEĞİ
#DavamızBeşiktaş #FerhatGündoğduİstifa