Düşünsenize beş altı aylık yarışmanın sözde şampiyonu değilde Batuhanin ikinciliği konusuluyor onlar havlar 🦴sen hep parlarsin Batuhanim 🛡️ @bkaracakayaaa#BatuhanKaracakaya#BKFC
‼️Milli Eğitim Akademisi Bir Eğitim Politikası Değil, Öğretmene Güvensizlik Projesidir.
⚠️İlk Aylardan Bu Uygulama Çöp Olmuştur!
👉Yıllarca üniversite sıralarında dirsek çürütmüş, pedagojik formasyonunu tamamlamış, KPSS’ye hazırlanmış, alan sınavından geçmiş, mülakat engelini aşmış genç öğretmenlerimiz bugün bir kez daha “yetersiz” ilan edilmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Eğitim Akademisi” adı altında hayata geçirdiği bu uygulama, öğretmeni geliştirme amacı taşımamakta; aksine öğretmeni değersizleştiren, üniversiteleri yok sayan, akademik emeği hiçe indiren bir anlayışın ürünüdür.
👉Bugün öğretmenlere fiilen söylenen şudur:
“Dört yıl okudunuz, sınavları geçtiniz, mülakatı aştınız ama biz size hâlâ güvenmiyoruz.”
⚠️Bu kabul edilemez.
👉Eğer eğitim fakülteleri öğretmen yetiştiremiyorsa bunun hesabı neden genç öğretmenlere kesilmektedir?
👉Madem üniversiteler yetersiz görülmektedir, o halde yıllardır verilen diplomaların, akademisyenlerin, öğretmenlik uygulamalarının anlamı nedir?
👉Devlet kendi yükseköğretim sistemine güvenmiyorsa, bunun bedelini yeni atanmış öğretmenlere ödetemez.
Bugün akademilerden yükselen sesler, bu sistemin daha ilk aşamada çöktüğünü göstermektedir.
‼️Tarafıma Ulaşan Öğretmenler:
•4 günde 9 sınava sokulduklarını,
•Sürekli ödev, form ve rapor yükü altında ezildiklerini,
•Psikolojik baskı ve korku ortamı oluşturulduğunu,
•“Bazılarınızı eleyeceğiz” denilerek tehdit edildiklerini,
•Ekonomik olarak tükenme noktasına geldiklerini,
•Kiralarını, faturalarını, yemek masraflarını karşılayamaz hale geldiklerini,
•Haftalarca ailelerinden uzak, belirsizlik içinde yaşadıklarını,
•Akademide kendilerini öğretmen değil adeta “itaat etmek zorunda bırakılan stajyer memur” gibi hissettiklerini ifade etmektedir.
⚠️Öğretmenler artık eğitim konuşmuyor; hayatta kalmayı konuşuyor.
👉30 bin lira maaşla başka şehirlerde 18-20 bin lira yurt ücreti ödeyen, ulaşım ve yemek giderleri altında ezilen genç insanlar nasıl motive olacak?
Bir öğretmen adayı, “karnımızı mı doyuralım, sınava mı çalışalım?” diyorsa burada pedagojik değil, vicdani bir kriz vardır.
👉Daha mesleğe başlamadan tükenmişlik yaşayan öğretmenlerden nasıl verimli bir eğitim sistemi beklenmektedir?
👉Üstelik akademilerde anlatılan birçok içeriğin üniversitede alınan derslerin tekrarı olduğu açıkça görülmektedir.
Yani bu sistem ne öğretmene yeni bir yeterlilik kazandırmakta ne de eğitime katkı sunmaktadır.
Tam tersine zaman kaybı, ekonomik yük ve psikolojik yıpratma üretmektedir.
👉Öğretmenler “uygulama ağırlıklı eğitim” beklentisiyle geldikleri akademilerde;
bitmek bilmeyen evraklarla, anlamsız seminerlerle, baskıcı disiplin anlayışıyla ve korku kültürüyle karşı karşıya bırakılmıştır.
👉Daha vahimi ise; öğretmenlerin artık düşüncelerini açıkça ifade etmekten korkar hale gelmesidir.
“Fişlenmekten korkuyorum” diyen öğretmenlerin olduğu bir yerde özgür eğitim ikliminden söz edilemez.
⚠️Eğitim korkuyla değil; güvenle, bilimle ve saygıyla yürütülür.
⚠️Milli Eğitim Bakanlığı şunu anlamalıdır:
Öğretmen yetiştirmek; öğretmeni sürekli sınava sokmak, baskılamak ve değersiz hissettirmek değildir.
⚠️Öğretmen yetiştirmek; ona güvenmek, destek olmak ve mesleki itibarını korumaktır.
‼️Bizler buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
⚠️Milli Eğitim Akademisi uygulaması derhal durdurulmalıdır.
👉Yeni atanmış öğretmenler üzerinde oluşturulan bu ekonomik, psikolojik ve mesleki baskıya son verilmelidir.
Öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılmamalı; eğitim fakülteleri ve akademisyenler yok sayılmamalıdır.
Üniversite diplomasını değersizleştiren, öğretmeni potansiyel “eksik personel” gibi gören bu anlayış terk edilmelidir.
👉Öğretmen; bu ülkenin geleceğini yetiştiren kişidir.
Geleceği yetiştirecek insanları daha mesleğe başlamadan tüketen hiçbir sistem başarılı olamaz.
👉Biz öğretmenlerimizi tüketen değil, güçlendiren bir eğitim politikası istiyoruz.
Çünkü güçlü öğretmen olmadan güçlü eğitim, güçlü eğitim olmadan da güçlü bir ülke kurulamaz.
@HurEgitimSen@tcmeb
Milli Eğitim Akademisi ile ilgili neredeyse her gün çok sayıda mesaj alıyorum.
Barınma, ulaşım, yemek, aile birliği, yüksek kiralar ve ekonomik sıkıntılar en çok dile getirilen sorunlar arasında. Özellikle büyükşehirlerde bazı öğretmen adayları sadece yol için günde 3-4 saat harcadıklarını ifade ediyor. Bunun yanında yoğun ödev yükü, sürekli tekrar eden formlar ve bitmeyen görevler de ciddi bir yıpranma oluşturuyor.
En çok kaygı yaratan konulardan biri ise aceleye getirilen sınav süreci. Bana yazan birçok kişi; açık uçlu sınavlar, belirsiz değerlendirme kriterleri ve “elenme” söylemlerinin ciddi bir baskı ortamı oluşturduğunu söylüyor.
Daha da üzücü olan şu ki; bazı öğretmenler ve adaylar korktukları için bana gönderdikleri mesajların ekran görüntülerini sonradan silmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. İnsanların yaşadıkları sorunları anlatırken bile çekinmesi ayrıca düşündürücüdür. Bazıları ise mesaj görsellerini paylaştığımda sorun yaşamaktan korktukları için paylaşımlarımı silmek zorunda kalıyorum.
Bana ulaşan mesajlarda artık birçok kişinin eğitim sürecinden çok “süreci tamamlamaya çalıştığını”, psikolojik olarak tükenmiş hissettiğini ve ciddi bir mutsuzluk yaşadığını görüyorum.
Video çok hoşuma gitti yahu. Çocukların fıtratı temiz olduğu için nasıl keyif almışlar.
Allah diyen çocuk sesi insana kuş cıvıltısı gibi neşe veriyor.
https://t.co/aZM1SdXQ2C
Çocuk mini etek crop giymek isteyince kendi seçimi oluyor ama tesettür giyinmek isteyince kendi seçimi değil aile zoru oluyor. Müthiş bir ahmaklık örneğisiniz 🥰🧠🤏🏻
Biz bu adamı izlemek istiyoruz getirdiğiniz all starlar yüzünden bunların ekran süresi iyice azaldı bayhan babanın ada hayatındaki bir şarkısı bunları izlemekten iyidir #survivor2026
Madem bunları getirecektiniz, neden sezon başında reality ağırlıklı bir kadro kurdunuz.. Survivor’da üç haftalık tecrübesi bulunan isimlerin karşısına yarışmayı meslek edinmiş kişileri getirmek içeridekilere ve izleyiciye büyük saygısızlık oldu. #survivor2026
Tarkan’ın konser biletine 120 bin TL verenler Umre’ye gitmek için 45-50 bin TL verenlere “oraya para vereceğinize fakire fukaraya verseydiniz” diye paylaşım yapıyorlar.
Ülkedeki azgınlık ve yüzsüzlük seviyesi bu.