BİZ BU BATAKLIKTAN ÇIKARIZ
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelen ve artık fiziki bir boyut da kazanan saldırı, bu partinin iç meselesi olmadığı gibi, sadece ona yönelik de değildir. Bir mahkeme kalkmış, bir siyasi partinin son birkaç yıllık tarihini silmiştir!
Bu kararla, halk düşmanı siyasi iktidar hukuku bütünüyle araç haline getirmiş, siyasetin doğasında bulunan meşruiyet kaygısını terk etmiş, seçme ve seçilme hakkını feshetme ve siyasi parti kurumsallığını yok sayma noktasına gelmiştir.
Silinmek istenen şey CHP’nin birkaç yılından, yok sayılan şey siyasi parti ve seçim hukukundan ibaret değildir. Türkiye Cumhuriyet’ten arındırılmak istenmektedir.
Hukukun saltanat ve hilafetten kurtarılıp yurttaşlara teslim edilmesi bir Cumhuriyet kazanımıdır. Halkın siyasette asıl belirleyici güç olarak tanınması emekçi yurttaşların mücadelesinin ürünüdür. Seçme ve seçilme hakkı bunun simgesidir ve Türkiye toplumunca içselleştirilmiştir.
Bu tablonun AKP’nin gücünü yansıttığı sanılmasın. Siyasi iktidar yönetme gücünden ve meşruiyetinden yoksun düştükçe kuralsızlığa, keyfiliğe, kaba kuvvete mecbur kalmaktadır. Emperyalist temsilcilerin Türkiye’ye fazla gördüklerini açık açık dile getirdikleri Cumhuriyetimizin tasfiyesi, sonu batak bir yoldur.
Lakin Türkiye’nin ilerici, Cumhuriyetçi birikimi o yola sığmaz! Bu birikimi mevcut siyasi iktidar yok edemez. Yine bu birikim kimsenin, herhangi bir hizbin, herhangi bir partinin malı değildir. Sahibi emekçi halkımızdır.
THTM bütün emekçileri, yurtseverleri, cumhuriyetçileri birlikte mücadeleye, karşıdevrimi püskürtecek bir enerji biriktirmek için kol kola girmeye çağırmaktadır. Omuz omuza bir emekçi cumhuriyeti kuracağız. Ülkemizi sürükledikleri batak gericilerin, emperyalistlerin, sömürücülerin mezarı olacak. Cumhuriyetimizi yeniden ayağa kaldıracağız.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Genel Yürütme Kurulu
SÖYLEŞİ | 'İktidar Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetsin istemiyor, CHP bir süre yönetilmesin istiyor'
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP'ye mutlak butlan kararını soL'a değerlendirdi. İktidarın attığı adımların şaibeyle, yolsuzlukla bir alakası olmadığını belirten Okuyan "AKP’de bir kesim bunu önemsemiyor olabilir ama CHP’yi krize sokmanın iktidarı etkilemeyeceğini düşünmek saçmadır" dedi. Okuyan TKP'nin bu saldırılara üreteceği yanıta dair konuştu.
https://t.co/l0IHQtUSqd
#soLHaber20Yaşında
#soLaAboneOl
CHP’ye yargı müdahalesi kabul edilemez
İktidar CHP yönetimini değiştirdi!
Kimse “ama yargı kararı” demesin. İktidarın, seçme ve seçilme hakkını kısıtlama doğrultusundaki adımlarına, partilerin içişlerine doğrudan müdahale de eklenmiş oldu.
CHP’nin son üç yılda gerçekleşen kongre ve seçilen yönetimlerini “geçersiz” olarak ilan eden ve partiye Genel Başkan atayan siyasi iktidarın bunu hangi hesaplarla yaptığını biliyoruz. Bu kararın aylar önce alındığını, uygun bir anın kollandığını ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığını da. İktidarın bu hamlesini değerlendirirken, CHP’nin iç meseleleri, yerel yönetimlerde yaşananlar, CHP’nin içine doldurulduktan sonra ama tehditle ama isteyerek iktidara sığınanlar hiçbir biçimde gündem edilmemelidir. Bunlar ayrı konulardır, ayrıca tartışılmalıdır. Şu an ise vurgulanması gereken bellidir: CHP’ye dönük “yargı” müdahalesi hiçbir biçimde kabul edilemez.
Siyasi partilerin iktidar tarafından dizayn edilmesi ne “yolsuzluklarla mücadele” gerekçesiyle meşrulaştırılabilir ne de partilerin iç işleyişlerinin bu konuda tanımlanmış kurumlar dışında mahkemeler marifetiyle denetlenmesi kabul edilebilir.
Her tarafı arızalı siyasi partiler ve seçim kanununun toptan tasfiyesi anlamına gelen bu hukuksuzluğu Türkiye Komünist Partisi hiçbir biçimde tanımamaktadır.
CHP yönetimi ile bu kararla parti yönetimine getirilenlerin bir uzlaşmayla süreci yönetip yönetmeyecekleri CHP’yi ilgilendirir. TKP açısından ise kritik olan, onca iç sorun ve hiziple boğuşan iktidar partisinin başka partileri yönetmeye kalkmasıdır. Bu kabul edilemez.
Ülkemiz de halkımız da satılık değil!
Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı için madenler derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir!
Ensarcı Osman eğitimci değildir! Ülkemizin gerici hâle getirilmesinde rol verilen bir figür, karanlık zihniyeti ile sermaye iktidarının kullanışlı bir aparatıdır. Daha önceki çabalarını nasıl sonuçsuz bıraktıysak, bugünkü girişimlerini de aynı kararlılıkla boşa düşüreceğiz.
1 Mayıslar işçi sınıfın sözünün ve eyleminin sömürücü sınıflar dışında bütün topluma umut verdiği bir gün olmalıdır. TKP’nin bütün çabası bu yöndedir.
Benzer kaygı ve yaklaşımlarla hareket eden siyasi ve sendikal yapıları bu sorumluluğu paylaşmaya çağırıyoruz.
hocayı tam da "büyülü hapishane"ye yakışır bir şekilde uğurladık. kıbrıs gazisi olduğu için askeri tören yapıldı, onun"paltosundan"çıkan örgütler, onu seven aydınlar, yazarlar, siyasetçiler ve en önemlisi onu okumaya devam eden gençler oradaydı.bu topraklardan bir devrimci geçti.
asıl yalçın küçük'ü kızıl bayraklarla uğurlamamak kendisine "demokrat" demekle eşit bir hakaret olurdu. kalkıp da flamasızlara yönelip "ben de sizin ananızı" demediğine şükredin
Aynı soruları soruyorsan, "Bu düzen değişmeli" diyorsan; Bir gün daha bekleme. Türkiye Komünist Partisi gönüllülerine katıl. Ülkemizi hak ettiği geleceğe birlikte taşıyalım.👇
https://t.co/3F4UXYARYS
143 yıl önce bugün Marx hayata gözlerini yumdu.
Hayata ve tarihe etki eden bir devrimci olarak yaşadı, ardında dünyayı yalnızca anlamak için değil değiştirmek için bir külliyat bıraktı.
Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da.
ülkesinin içerisine bile isteye sokulduğu karanlığa bir kere bile itiraz etmemiş, o karanlığın mimarlarıyla mütemadiyen dirsek teması içerisinde olmuş, o mimarlar tarafından da taltif edilmiş, el üstünde tutulmuş birine dünyanın hiçbir yerinde aydın ya da entelektüel denmez.
Kemal Okuyan:
"Küba'yı savunmayı sorgulayan herkes sermaye sevicidir.
'Küba'da zaten sistem iyi işlemiyor.' deniyorsa çeksinler o zaman ablukayı. Küba ile dayanışma nereden çıktı diyenler bugünkü sistemin devamını isteyenler ya da sistemden memnun olanlardır.
ABD yanı başında diz çöktüremediği bir alternatifi yok etmek istiyor."