Tam o sırada babam ayağa kalktı ve görevliye dönüp:
“Bir dakika, daha bitmedi.”
dedi.
Herkes şaşkınlıkla ona baktı.
Ben bile ne söyleyeceğini bilmiyordum.
Babam eski eşime ve ailesine baktı.
Sonra sakin ama kararlı bir sesle konuştu:
“Kızımı size emanet ettiğim gün, onun değerini bilirsiniz sanmıştım.”
“Bugün onu geri alıyorum.
Ama bilin ki eksik, kusurlu ya da başarısız olduğu için değil...
Hak ettiği sevgiyi ve saygıyı göremediği için.”
Australia didn’t fall for it,
Azerbaycan didn’t fall for it,
Suudi Arabia didn’t fall for it,
and Turkey will not fall for false flags!
The Turkish and Iranian border was first drawn in 1639, that means we have been neighbors for 387 years.
In other words our ties are older than the establishment of America and Israel put together!
Dunyanin ve sizin gibilerin Iran'in arkasinda olma sebehi tuzu kuru romantikliginiz.
Cok sukur ki sadece twit atip bombos konusacak kadar bir capiniz var, oturdugunuz yerden salliyorsunuz.
Herseyi birak, 3 ay evvel oldurulen binlerce insanin onuruna insan biraz susar ya.
Bu nasıl bir muhakeme?
Krizi İran çıkartmadı; kendisini savunuyor.
İran'ın dünyaya açıkça deklare ettiği şey kendisini sonuna kadar savunacağı.
İran bu kadar haklı bir pozisyonda ve dünyanın ezici çoğunluğu İran'ın arkasında.
Yapmanız gereken şey İsrail'in, ABD'nin ve Körfez ülkelerinin İran'a saldırılarını durdurmak.
O geniş koalisyonun saldırmazlığını sağlayın; kriz biter.
Arad olayi cok kotu, uzucu ve yikici...
Geregi yapilmali...
Ama, Iran, liderlerinin patir patir indirildigi savasta, bir sivil binayi 22 gun sonra vurabildi.
Artik Israel'i bu tur kucuk ordu ve yapilarla karsilastirmayi birakmak lazim, ayip oluyor.
🔴Arad’da evi doğrudan hedef alınan bir bölge sakini, saldırı sonrası yaşadığı dehşeti anlattı:
"Sığınaktan çıktığım an her yerin cam kırıklarıyla dolu olduğunu gördüm. Allah’a şükür, ben sağ kurtuldum ama buradaki sığınaklar böylesine büyük füzelere dayanacak güçte değil!"
Hizbullah "bahane"yse bitiriverseydi Lubnan hukumeti...
Halkini ve bolge halklarini korumak icin iki kursun atamayan adamlar, isi yapani kiniyorlar. Bak sen...
Guzel yasamak isteyen ugruna azicik calisin, aglamayin.
Hizbullah'a karsi cikin, is huzur icinde cozulsun.
Canım çok sıkılıyor ya. Lübnan’da yaşananlar dünyada doğru düzgün konuşulmuyor bile. İsrail’e katliam için tamamen yeşil ışık yakılmış durumda. Gazze soykırımında izlediği adımların aynısını izliyor. Zamanında Gazze’de Hamas’ı bahane edip soykırımı aklayan adi ülkeler şimdi Hizbullah’ı bahane ediyor. Lübnan’da onlarca arkadaşım, tanıdığım her gün daha kötü bir güne uyanıyorlar. En yakın arkadaşım savaşa yurt dışı tatilinde yakalandı, annesiyle babasının yanına dönemiyor.
Selim uzatma...
Hizbullah'i ya siz bitireceksiniz, ya da Israel bitirecek.
Lubnan bunu kendi yapamayacak kadar basiretsizse, yapana golge yapmayin kardesim. Haydi.
Bir siyonist tweetimi bulmuş, arkadaşımın durumuyla dalga geçiyor resmen. Bölgenin en ünlü terörist grubu Hizbullah değil İsrail ordusu bu arada 👎🏻 Lübnan’da Hizbullah denilen örgüt İsrail’in 1982 işgali ve katliamlarından sonra çıktı ortaya. Güneyi işgal edememenizin sebebi de onlardı.
Bu adam 1 ay evvel 40000 Iranliyi protesto ettikleri icin oldurttu.
Romantizm kasmak icin yanlis bir figur :)
TR toplumu Israel kiminle karsi karsiya ona asiktir. Yarin Kurtlerle savassin, Samsunlu Idris en buyuk Kurtcu olur.
Buna Anti Semitizm denir.
Analiz kasmaya gerek yok.
ıraklılar, necef'te doğduğunu hatırlatarak "gurur duyduklarını" belirtiyor. cezayirliler, sömürgeciliğe karşı direnişin sembolü ali la pointe'den ayırmadıklarını belirterek tıpkı onun için dedikleri gibi "ali mât vâkif", yani "ali ayakta öldü" diyor.
dünyanın her yerinden insanlar, larijani'nin ölümünden üzüntü duyduklarını anlatan paylaşımlar yaptı.
bu insanların neredeyse tümü, ali larijani'nin ismini iki hafta öncesine kadar hiç duymamıştı. ancak bugün onun ardından tuttukları yas, larijani’nin şahsını, karizmatik çıkışlarını ve retoriğini aşan bir anlama sahip.
larijani ve iran'a duyulan ilgi, ölçüp biçilmiş bir siyasal konumlanıştan öte bir vicdan patlaması. çünkü insanlık, bir kere de "kötülerin kaybettiğini" kendi gözleriyle görmek istiyor. bunun için farklı siyasi görüşe ve inanca sahip milyonlarca insan, tüm bu farklılıklara rağmen yüreği ağzında bir şekilde iran'ın abd ve israil küstahlığına verdiği yanıtları takip ediyor.
bu ilgi ve desteğin siyasal zeminini konuşurken gözetmek gereken noktalardan en mühimi şu: yıllardır bu "bedel ödetme" iddiasını direniş örgütleri veya yerel yapılar üstlendi. ancak bugün insanların iran'a bu denli odaklanmasının sebebi, ilk kez bir devletin tüm kurumsal gücüyle bu meydan okumayı sahiplendiğini görmeleri. tüm dünya siyonist anlatı karşısında susarak ona ortak olurken, insanlar "devletler üstü" bir kibir ve saldırganlığa karşı yine bir devlet ciddiyetiyle yanıt verilmesini, o orantısız gücün dengelenmesini istiyorlar. tüm politik farklılıklara rağmen iran'ın kazanması talebi, bu politik iradenin sahadaki başarısına duyulan açlıktır. ispanya'nın çıkışlarına yönelik ilgi ve coşku da bundan bağımsız değil.
insanlığın küresel vicdanı, abd-israil'in ölçüsüz saldırganlığı ve cezasız kalması karşısında bilhassa batı'nın önlerine koyduğu tüm o karmaşık politik analizlerden, stratejik tahminlerden ve bahanelerden artık yoruldu.
modern siyasetin "konforlu" dünyası, "griliğe" sığınmadan siyah ve beyazın ayrımını net bir şekilde yaparak "kötülere" sahada da bedel ödeten siyasetçileri, liderleri özletti. bu yüzden larijani, insanlara savunduğu değerleri kendi güvenliğinden üstün tutan, inandığı doğrultuda hareket eden o eski usul "şövalye ruhu"na sahip karakteri hatırlattı. safı net, duruşu gerçek ve bedel ödemeye hazır bir liderlik anlayışı, bu sahte çağda sarsıcı bir gerçeklik hissi yarattı.
larijani, abd'ye seslenirken "savaş başlatmak kolaydır ancak birkaç tweet'le bitiremezsiniz. hatanızı anlayıp bedelini ödeyene kadar sizi rahat bırakmayacağız" demişti. bugün dünyanın dört bir yanında bu ismi paylaşanlar, aslında tam da bunu bekliyor: o küstahlığın bedelinin ödendiğini görmek. larijani’nin bu sözü, bu yüzden sadece diplomatik bir tehdit değil, "ayakta ölmeyi" seçen bir karakterin, geleceğe bıraktığı geri dönüşü olmayan bir "vaat" olarak okunuyor.
adam 1058 tl'na burger, 888 tl'na milkshake, 258 tlye 0.5'lik su satıyor.
üstelik bunları, "pasta ve unlu mamül" ruhsatı alarak %1 vergiyle satıyor. ha tabi, satarken de 6 katlı burger yemeden 8 katlı yiyemezsiniz diye size şartlı satış yapıyor
şu dolandırıcılığı ve absürt davranışı savunan bir ton dalyarak da gelmiş de sanane satar diyor. vergiyi falan geçtim, "geçen sene bana gelmediysen bu sene gelemezsin" diye saçma sapan bir rezervasyon şartı bile sikik vatandaşlıklarını rahatsız etmemiş lümpen gerzeklerin.
biz bu yığından beter et parçalarıyla bir yere varamayız.
Bir sosyal medya içerik üreticisi, esnaf eşi olmanın avantajlarını sıraladı.
- “Almak istediğin bir şeyi ‘diğer ay alayım’ demene gerek kalmaz.”
-“Çocuklarının geleceği için endişe etmezsin.”
Çünkü yıllardır yalnızlığa methiyeler düzüldü, her ilişkide olabilecek pürüzler toksik kabul edildi, en ufak yanlış da birilerini silmek marifet zannedildi. Kedi, köpek, kitap, kahve ile insansız yaşam özendirildi ve yalnızlık ulvi bir şeymiş gibi pazarlandı. Şimdi ise elimizde koca bir yalnızlık, derin bağlar kuramayan kitleler, sanal alemde huzur arayan insan yığınları kaldı. Batı menşeli söylemlerin hazin sonuçları bunlar…
They were killed by Israel in an Israeli air strike. That’s why to this day Israel refuses to release the evidence supporting its claim that Hamas killed them.
11 yıl evvel 2014'te Gazze'deki Tsuk Eytan operasyonunda öldürülüp cenazesi rehin alınan Hadar Goldin'in cenazesi ateşkes anlaşması ile Israel'e geri verildi. Ailesi 11 senedir geri dönmesi için mücadele ediyordu. Halen Gazze'de 4 rehinenin cenazesi var ve anlaşma kapsamında geri verilmeleri bekleniyor.