Aklını bilim adamlarından yana değilde, sahte mollalardan yana kullanırsan varacağın nokta görkemli törenlerle "Son duraktır".
Hayırlı yolculuklar
Tercih senin , takdir senin , istikamet senin...!
SEVR' in yıl dönümü olan 10 Ağustos' ta Karşı devrimcilerle işbirliği yaptılar 👇
Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ile yol yürümek zorunda değilsiniz.
İkisi de Çerçeve Yasa' ya EVET dedi!
İkisine de mecbur değilsiniz.
Konfor alanlarınızdan çıkmalı, duruma el koymalısınız.
Tavizsiz Atatürkçülerin adresi Zafer Partisi' dir.
Yaklaşık 1 yıl önce bu nedenle ayrılıp, Zafer Partisi'ne geçmiştim.
Tarihimize karşı sorumluluğumuz var.
Çağrımız var.
Aynı safta Zafer Partisi 'nde buluşalım.
@zaferpartisi@umitozdag
TBMM deki oylamada o 88 'ret' oyunu veren milletvekilleri dışında kimse bana vatan millet nutku atmasın.
Terörün, bebek katillerinin ve QİÇ Öcalan’ın meşrulaştırılmaya çalışıldığı bu ortamda kimse duyar kasmasın.
Sandığa gittiğimde tek kriterim bu oy tablosu olacak.
VATANINI SEVEN HERKESİN DE ÖYLE OLMALI ...🇹🇷
#salı
Madem siz Sevr'in 106. yıl dönümünde terör örgütünün siyasi taleplerini de kabul eden bir teslimiyet sürecini başlattınız, biz de Atatürk'ün Birinci Meclis'te bütün milli unsurları bir araya getirmesi gibi tarihi bir sorumlulukla bütün milli unsurlarla bir araya geleceğiz.
Vatan savunmasında hayatlarını ortaya koyan gazilerimizi polis ablukasına aldıranlar, güle oynaya PKK lı katillere özgürlüğün derdindeler!
Yesinler sizin barış ve demokrasi nutuklarınızı‼️
#gazileriminyanındayım
Rahmetli Durmuş hoca, 2005 yılında gerçek bir aydın olarak, bugünlerin geleceğini öngörmüş ve Türk milletini uyarmıştı. Bu manifesto milleti için feryadıydı. Evlerde, okullarda, sokaklarda kahvelerde okuyun okutturun ve paylaşın.
EY TÜRKLER
Vatanınıza ve devletinize sahip çıkınız! Çünkü, Ey Türkler; vatanınız ve devletiniz elinizden çıkma çizgisinde; ağır-ağır, usul-usul, yavaş-yavaş, ceste-ceste!
Ey Türkler!
Vatanınızı ve devletinizi, bir yandan AB üyeliği safsatacılığı ile ülkenizin hakimiyetini devretmek suretiyle, bir milletler-üstü oluşumun sıradan ve parçalanmış bir eyaleti olarak ve diğer yandan da çoğu da sanal olarak icad edilmiş alt-kimlikler yoluyla içten parçalanarak kaybetmek üzeresiniz.
Ey Türkler!
Ben vicdanım; vazifem ve vazifem olduğu kadar da tek imkanım, ikaz ve ihtar etmektir; bunun için de durmadan, bıkıp usanmadan sizin vicdanlarınız üzerinizde baskı yapmak mecburiyetindeyim ve bu vazife bilinciyle haykırıyorum:
Ey Türkler!
Sizler ki, Asya'nın çocuklarısınız; Asya'nın, yani bütün büyük dinlerin ana rahmi, hikmetin kaynağı ve ahlakın menba'ı, Güneş'in doğduğu bu azametli kıt'anın en muhteşem çocukları! Sizler ki Asya'dan kopup Küçük-Asya'ya geldiniz, burada bütün tarihin tanıdığı en muhteşem imparatorluğu kurdunuz ve burada kendi tarihinizin de zirvesine çıktınız; geniş ve kudretli kanatlarınızın altında dinleri, dilleri, ırkları, renkleri sulh ile idare ettiniz, sonra küçüldünüz ve tekrar Küçük-Asya'nıza ric'at ettiniz; Edirne ile Ardahan arasına, bu gayri tabii hudutlara sıkıştınız.
Ey Türkler!
Ya İkinci Endülüs, ya da İkinci Ergenekon olma çizgisindesiniz.
Ey Türkler!
Anadolu, Küçük-Asya, dikkatli olmazsanız sizi boğacak bir tuzağa, İkinci Endülüs'e dönüşmek üzeredir.
Çünkü Ey Türkler, millletlerin yükseldiği yerden düştüğünü unutmayınız! Sizler ki Asya'nın bağrından kopup gelerek tarihinizin zirvesine burada çıktınız, amma, burada düşmek üzeresiniz; burada "efendi" oldunuz, amma, burada "kul" olmak üzeresiniz.
Ey Türkler!
Tarih'te bir kazananlar vardır ve bir de kaybedenler ve dahi, Tarih, kaybedenleri değil kazananları baş tacı yapar. İmdi Sizler, kaybedenleri oynuyorsunuz; ikbal yıldızınız sönmek üzere.
Ey Türkler!
Keza Tarih, merhametsizdir; yere düşenlerin üstüne basarak ilerler. İmdi Sizler, yere düşmek üzeresiniz. Yere düşmeyiniz! Aksi takdirde, Tarih, ağır gövdesiyle sizi de ezer geçer ve çöplüğüne atar.
Ey Türkler!
Gökler'i veYer'i yaratan ve onları direksiz ayakta tutan Rabbim, ki amenna ve saddakna, her şeye gücü yeter, amma, kendisini değiştirmeyenleri kendisi değiştirmez; ol sebebe binaen kendinizi değiştiriniz, değiştiriniz de elinizi kolunuzu bağlayarak boş yere dua etmeyiniz; burası duanın hükmünün batıl olduğu noktadır.
Ey Türkler!
Ve dahi yine O, Halık-ı Zü'lcelal, devirleri insanlar arasında döndürür, bazan birini yükseltir, bazan da diğerini; liyakatini kaybeden, uyuşan kavimleri yere indirir, genç ve dinamik olanları tepeye çıkarır.
Onun için, vicdanınız olarak haykırıyorum:
Ey Türkler!
Liyakatinizi kaybetmek ve uyuşmak üzeresiniz. Sakın ha!
Ey Türkler!
Bu da geçer" demeyiniz! Sakın ha! Aksi takdirde, elbet de geçer; lakin unutmayınız ki, "geçer amma deler de geçer" ve ölüyü diriye, geceyi gündüze dönüştüren Rabbim, efendileri kula, kulları da efendiye dönüştürür; sizi indirir, ve hatta yere çakar, çakar da dün yönettiklerinizi başınıza geçirir.
Ey Türkler!
Milletler yükseldiği yerden düşer; amma, düştüğü yerden de yükselir.
Ey Türkler!
Sizlerde yükselecek güç var; sizde her şey var. Yeter ki gerçek ile sahteyi, gerçek aydın ile propagandistleri ve lobicileri, gerçek lider ile fareli köyün kavalcılarını ayırdedebilecek bir bilinç ve ferasete kavuşunuz; gücünüzü keşfediniz ve iradenizi hareket geçiriniz.
***
Ey Türkler!
Bu bir manifestodur.
Sizi, kanayan vicdanınız olarak, hiç rahat bırakmayacağım.
Durmuş Hocaoğlu.
Mecliste, malum kanun teklifi görüşülürken TBMM önüne yürümek isteyen gazilerimizi ablukaya aldırdılar. Abluka zincirinde olan, bir polis memuru kardeşimiz gözyaşlarını tutamadı.
#YazıklarOlsun#Güvenpark
Bugün açıkça “demokratik cumhuriyet” kuruyoruz diyen Öcalan ve avanelerine karşı Atatürk’ü, onun ve arkadaşlarının kurduğu cumhuriyeti savunmayan hiç bir parti bizden yani cumhuriyetçi, Kemalist, Kuvayi Milliyecilerden oy alamayacak.
Net.