🇪🇸 İspanyol Siyasetçi Ione Belarra:
“Önce Filistin, Lübnan, Suriye ve Yemen’e saldırdılar; sonra Venezuela ve Küba’ya, şimdi de İran’a.”
“ABD ve İsrail, insanlığın önündeki en büyük tehdittir.”
Haluk Levent olayına bakıyorum da o ona öbüre diğerine milyon dolarlar verilmiş ne para varmış vay arkadaş. Haluk malı iyi götürmüş.
O kadar destekçisi vardı şimdi kimsenin sesi çıkmıyor. Haluk iyi bir ceza alacakta giden paralar ne olacak?
Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak.
15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek.
Birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece kimse bu milletin iradesine zincir vuramayacak.
İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak.
Demokrasimize kastedenler; millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacağını bilecek, bu millete kötülük yapmayı aklından bile geçiremeyecek.
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.
Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.
Altını çizerek söylemek istiyorum:
Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.
Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.
Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.
O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.
Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.
Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
15 Temmuz gecesi, milletimize ve milli iradeye zincir vurmak, devletimizi esir alıp Türkiye’nin istikametini karanlığa sürüklemek isteyen hainler harekete geçti.
Vicdan ve haysiyetlerini ihanetin emrine sunmuş, akıllarını kiraya vermiş hainler; o gece devletin silahını milletimize doğrultmuş, devletin uçağı ile milli iradenin kalbi Gazi Meclisimizi bombalamıştı.
Hainlerin planları vardı. Ancak hesaba katmadıkları, karşılarında çelikten zırh gibi duran bir güç vardı: Türk milleti!
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın tarihî çağrısı milyonların yüreğinde karşılık buldu. Sela sesleri memleketimizin dört bir yanını sararken bütün Türkiye tek yürek oldu.
Milletimiz evlerinden çıktı. Kimi sevdikleriyle helalleşti, kimi bir daha dönemeyeceğini bile bile tankların ve kurşunların karşısına dikildi. Ellerinde Türk bayrakları, yüreklerinde vatan sevgisi ve sarsılmaz imanları vardı.
Köprülerde, caddelerde, sokaklarda milletimiz vardı. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bütün Türkiye omuz omuza verdi.
Korku dağıldı, cesaret büyüdü. İhanet çöktü, millî irade dimdik ayakta kaldı.
15 Temmuz; milletimizin üzerine ölüm yağarken vatanından vazgeçmediği, ezanına, bayrağına, devletine ve geleceğine canı pahasına sahip çıktığı büyük bir direnişin adıdır.
O gece dünya bir kez daha gördü ki milli irade teslim alınamaz, Türkiye’ye istikamet çizilemez ve bu millete zincir vurulamaz.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. Rabbim devletimizi ve milletimizi her türlü ihanetten muhafaza eylesin; birliğimizi ve kardeşliğimizi daim kılsın.
15 Temmuz'un 10’uncu yılında da haykırıyoruz: İrade Bizim, Zafer Bizim! 🇹🇷
#15Temmuz
#ZaferBizim
🇹🇷 Ülkemizin bütünlüğünü bölmeye yönelik hain darbe girişiminin 10. yılında şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
#15TemmuzDemokrasiveMilliBirlikGünü
En ufak meselede iktidar seçmenine “koyun” diyenler, önlerine konulan her adaya “tıpış tıpış” gidip oy verdiler.
Dünyanın en beceriksiz en ahlaksız adamları, kendilerini Atatürkçülük maskesi ile pazarladı, neredeyse sırtlarında taşıdılar.
Yetmedi… Mücadelenin en yoğun zamanında FETÖ’nün kayığına hiç düşünmeden bindiler, her algı operasyonunun peşine takıldılar.
O da yetmedi… Sırf iktidara zarar verme uğruna devlet kurumlarını itibarsızlaştırdılar; ne idüğü belirsiz dernekleri ise devletin alternatifi gibi pazarladılar.
Bugün oy verdikleri adama “hain” diyorlar.
Para yağdırdıkları adam ise dolandırıcılıkla suçlanıyor…
Millete “koyun” diyenler biraz olsun utanır mı?
Sanmam
Devlet yok Ahbap vardı diyenleri bakın
Devlet Bahçeli nasıl uyarmıştı:
"Devletin yetişemediği ne vardır ki Ahbapçılar ve Babalacılar kanat çırpmaktadır."
Yıllardır 15 Temmuz hafta olarak anılsın diyorum, bu olana kadar inatla söylemeye de devam edeceğim. Çünkü maalesef bu eli kanlı terör örgütü halen sadece 15 Temmuz günü konuşuluyor.
Oysa yeryüzünün en tehlikeli terör örgütünün unutulmaması için en az bir hafta konuşulması, yaptığı alçaklıkların anlatılması, ihanet eden şerefsizlerin isimlerinin tek tek sayılması, bu şeytani yapının yüzünün hatırlanması gerekir.
Unutmuşunuzdur diye size terör örgütünün başı LGBT Fetoşun şeytani yüzünü hatırlatayım….