Uzun Vade Yatırım Stratejim📋
◾Potansiyeli olmalı.
◾Tekel olmalı veya Katma değerli ürün üretmeli.
◾Yönetim yatırımcı dostu dürüst ve akıllı olmalı.
◾Șirket kurumsal olmalı, patron şirketi ise dikkat edilmeli. (Yabancı ortaklı olursa süper olur)
FOAP geliyor...
@fonbulucu'da İnovasyon Süreci Başlıyor!
Platformlarımızın iş süreçlerimizi optimize etmek,
Yeni ürünler ve hizmetler geliştirmek ve
Yatırımcı Üyelerimizin deneyimini iyileştirmek için,
IoT ve AI teknolojilerini kullanmaya karar verdik ve @innocentrum ile bir işbirliğine gittik.
84.000 Üyemiz ile fonbulucu Ortak Akıl Platformu'nu hayata geçiriyoruz.
Geri bildirim, öneri ve eleştirilerinizi hem bildirebilecek hem de diğer yatırımcılar ve yöneticilerimiz ile bunları tartışabileceksiniz. Bu sayede ortak aklı çalıştırarak analiz sonuçlarına göre aksiyonlar alacağız.
Kitle Fonlama Sisteminin öncüsü ve piyasa yapıcısı olan şirketimizin sistemi geliştirme çalışmaları artarak devam edecektir.
Umuyor ve diliyorum ki!
Girişimlerimizin yatırım turlarına doğrudan yabancı yatırımcıların da en kolay ve %100 dijital olan yatırım sistemi KFS üzerinden katılmasının yolu açılmış olsun.
Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik yapıldı.
Yönetmeliğe ‘Yurt dışında yerleşik hak sahipleri adına yatırım kuruluşlarında hesap açılması için gerekli dokümanların, ilgililerinden elektronik ortamda temin edilebileceği ve hesap açılacak yatırım kuruluşları ile paylaşılabileceği merkezi doküman yönetim sistemi işlemlerini yürütmek’ eklendi.
Bu konuda @MerkeziKayitTur 'dan güzel haberler bekliyoruz.
Kişisel Finans Konusunda Uzmanlaşmak İçin Okunması Gereken 7 Kitap
İster acemi ister deneyimli bir profesyonel olun, bu yedi kitap daha akıllıca para kararları vermenize yardımcı olacak paha biçilmez bilgiler ve pratik tavsiyeler sunuyor.
Paranızı nasıl yöneteceğinizi, akıllıca yatırım yapacağınızı ve müreffeh bir gelecek için nasıl plan yapacağınızı keşfedin!
✅ Robert T. Kiyosaki'den “Zengin Baba Yoksul Baba”
Bu çok satan klasik kitap, yazarın iki babasının (gerçek babası (fakir baba) ve en iyi arkadaşının babası (zengin baba)) finansal felsefelerini karşılaştırıyor. Finansal okuryazarlığın temellerini ve zenginlik inşa etmek için finansal eğitimin önemini öğrenin.
✅ Dave Ramsey'den “The Total Money Makeover”
Dave Ramsey'in adım adım ilerleyen kılavuzu, borçları ortadan kaldırmak, acil durum fonu oluşturmak ve gelecek için yatırım yapmak için uygulanabilir stratejiler sunuyor. Basit tavsiyeleri, finansal huzura ulaşmak isteyen herkes için mükemmeldir.
✅ Vicki Robin ve Joe Dominguez'den “Your Money or Your Life”
Bu kitap size parayla olan ilişkinizi nasıl dönüştüreceğinizi ve finansal bağımsızlığa nasıl ulaşacağınızı öğretiyor. Pratik alıştırmalar ve hayatınızı değiştirecek kavramlarla, nasıl para kazandığınızı, biriktirdiğinizi ve harcadığınızı yeniden düşünmenize yardımcı olacak.
✅ Thomas J. Stanley ve William D. Danko'dan “The Millionaire Next Door”
Amerika'nın en zengin bireylerinin alışkanlıklarını ve özelliklerini keşfedin. Bu aydınlatıcı kitap, birçok milyonerin tutumlu yaşadığını ve lüks yaşam tarzları yerine uzun vadeli servet oluşturma stratejilerine odaklandığını ortaya koyuyor.
✅ JL Collins'ten “Zenginliğe Giden Basit Yol”
Yazarın kızına yazdığı bir dizi mektuba dayanan bu kitap, paranızı yönetmek ve akıllıca yatırım yapmak hakkında bilmeniz gereken her şeyi kapsıyor. Basit ve pratik tavsiyeleriyle hem yeni başlayanlar hem de deneyimli yatırımcılar için vazgeçilmez bir kaynak.
✅ Ramit Sethi'den “Sana Zengin Olmayı Öğreteceğim”
Ramit Sethi, finansal özgürlüğe ulaşmanıza yardımcı olacak altı haftalık bir program sunuyor. Saçma olmayan, pratik yaklaşımı bankacılıktan yatırıma kadar her şeyi kapsıyor ve finansal durumlarını iyileştirmek isteyen herkes için mükemmel bir kaynak haline getiriyor.
✅ Morgan Housel'dan “Paranın Psikolojisi”
Bu kitap para ve insan davranışı arasındaki karmaşık ilişkiyi inceliyor. Housel, temel finansal kavramları açıklayan 19 kısa öykü sunarak neden belirli finansal kararlar aldığımızı ve nasıl daha iyi kararlar alabileceğimizi anlamanıza yardımcı oluyor.
Bu şekilde nasıl gelişecek!
Girişimlere yatırım yapmak için şu enflasyonist ortamda yatırımcıyı teşvik etmek yerine;
*Paratika kredi kartı komisyonu %3,55'den %3,70'e çıkarılıyor (bu gece)
*Ödemelerde taksit imkanı kaldırılıyor,
*FAST sistemi HALA bekliyor,
*Takasbank girişimlere aktarılana kadar fonlaması yapılan milyonlarca lirayı aylarca nemalandırmıyor,
*Nemalandırmadığı tutarı değerlendirmeye alıp kredi kartı komisyonunun bir kısmını sübvanse dahi etmiyor,
*Kitle Fonlamasında üretimi destekleyen ortalama 5-6 Bin TL ile yatırım yapan yatırımcıları teşvik etmek için vergi istisnası getirilmiyor,
*Melek Yatırımcılık (BKY) sistemine asıl Melek Yatırımcı olan Kitle Fonlaması Yatırımcılarının dahil edecek mevzuat değişikliği yapılmıyor,
*Yabancı Yatırımcı HÂLÂ yatırım yapamıyor,
*...
Sayın @memetsimsek Bakanım, bu şekilde devam ettiği sürece bu sistem nasıl gelişecek? Girişimlerimiz nasıl finansmana ulaşacak? Yatırımcı nasıl motive olacak?
Bu konulara el atmanızı ve desteğinizi bekliyoruz.
Bugün biraz boşluk bulup okuma yapayım dedim, neymiş bu yeni arz #HRKET diye biraz bakındım. Herhangi bir tavsiyem olmadan size yeni halka arz için raporlarda bulunan bence önemli olan bir kaç bilgiyi derledim. Umarım faydalı olur.
13 yıldır yatırım yapıyorum.
Keşke ilk şunu bilseydim dediğim 1 şey var: Tahvil faizi
Tahvilin nasıl işlediğini bilmeden iyi yatırımcı olamazsınız.
4 maddede en basit şekliyle anlatacağım:
1️⃣ Tahvil Bono Nedir?
Vadesi 1 yıldan az olan borçlanma senetleri DİBS'ler; Hazine Bonosu, vadesi 1 yıl ya da daha uzun olanlar; Devlet Tahvili olarak tanımlanır.
Tahvil bir borçlanma senedidir ve finansın temelini oluşturur.
Şirket ya da devletler bir kağıt (tahvil) basarlar. Bu kağıdı birilerine satarlar ve karşılığında nakit elde ederler. Mesela devletin nakite ihtiyacı olduğu zaman, 100 milyon dolarlık bir kağıt basar ve bunu satarak 100 milyon dolarlık nakit elde eder.
Tahvili elinde tutanlar ise faiz kazanır. Mesela 1 senelik %10 faizli tahvil.
Kağıdı tutanın bir sene sonra 110 milyon doları olur.
Böylece:
1. Şirket/devlet nakit ihtiyacını karşılar
2. Nakit sağlayanlar faiz ile ödüllendirilir.
Peki değeri?
2️⃣ Tahvil Nasıl Değer Kazanır/Kaybeder?
Tahvil faizi artınca piyasadaki tahvilin değeri düşer.
Mesela 1 sene (2022) önce 10 yıllık ABD devlet tahvili aldınız.
Elinizdeki tahvilin faizi %2.6 olsun. 10 sene boyunca senelik %2.6 faiz alacaksınız. Peki son 2 senede ne oldu? Tahvil faizleri arttı (enflasyon ve Fed faizleri artırması nedeniyle).
Peki şimdi aynı 10 yıllık tahvili alsak faiz ne kadar?
%4,5
ABD tahvillerinin faizi neden çok düşük? Batma riski düşük olduğu için. Yani faiz yüksek ise risk de yüksektir.
📌 Nakit İhtiyacı İçin Satmak isterseniz?
Aynı örnek ile devam edelim.
Geçen sene %2.6 ile tahvil aldınız. 10 sene boyunca ABD devleti batmazsa eğer bu faizi kazanacaksınız. Ancak bu sene faizler yükseldi. 10 sene için ABD devleti artık %4,5 veriyor.
Ancak mesela bir şeyler oldu ve nakite ihtiyacınız var.
Elinizdeki tahvili satmkanız istiyorsunuz. Ben de alıcı olayım. Ben neden sizden %2.6 faizli tahvili aynı fiyata alayım. Aynısını bugün %3.4 ile alabilirim. Bu yüzden sizin nakite ihtiyacınız varsa zararına/ucuza satmanız gerekiyor.
Yani faizler artınca piyasada daha önce basılan tahvillerin değeri düşer.
📌 Tam tersi olsaydı?
Tahvil faizleri düşmüş olsaydı ki önümüzdeki dönemde enflasyonun düşmesi ile birlikte beklenen bir durum.
O zaman da ben size fazladan para verecektim çünkü sizden satın alacağım tahvilin faizi piyasadakinden daha yüksek. Buraya kadar konuyu anladıysanız harika.
Çünkü geçen sene Silicon Valley Bank bu yüzden battı. Elinde uzun vadeli tahviller vardı. Bank-run nedeniyle nakite ihtiyacı oldu ve zararına sattı. Charles Schwab ve diğer bankalar da benzer şekilde bu yüzden hala zararda.
Fed faizleri artırmaya devam ederse birçok finans şirketin zararı büyümeye devam edecek. SVB’daki gibi bir bank-run olursa da bu şirketlerin hepsi batar.
O yüzden yolun sonuna geliniyor.
Ancak ABD tahvilleri hala güvenli. ABD devleti batmadı. Ama faizler arttığı için önceden alınan tahvillerin piyasa değeri düştü ve EĞER satmak zorunda kalırsanız ciddi zarardasınız.
3️⃣ Peki bunu bir yatırımcı olarak nasıl kullanabiliriz?
Mesela ben 2 senedir %4’ün üzerinde tahvil alıyorum.
Birçok kişi de dalga geçti tahvil alınır mı diye 😊 Faizler o dönem düşünce doğal olarak benim aldıklarımın piyasa değeri arttı ve kar ederek sattım. Şimdi yine 4'ün üzerinde. Enflasyon geri gelmezse yine düşecek. Belki 6 ay içinde belki seneye.
Bu elbette portföyümde riski en düşük dilimde yaptığım bir yatırım.
En azından tahvilleri takip ederek piyasanın yönünü görebilirsiniz. Çünkü finans piyasasında herkesin bildiği gibi:
> tahviller yalan söylemez
4️⃣ Tahviller Başka ne İşe Yarar?
Piyasanın haber/verilere tepkisini ölçmek için tahvil faizlerini takip edebilirsiniz.
⬇️🟢- faiz düşerse olumlu tepki
⬆️🔴- faiz artarsa olumsuz tepki
Piyasanın tepkisini ölçmek için genelde borsalar takip edilir. Ancak borsaların yanında tahvil faizlerini de takip etmemiz gerekmektedir. Özellikle orta vade piyasa döngülerini tespit etmek için 2-10 yıllık ABD tahvil faizleri önemli bir göstergedir.
✅ Sonuç: Tahvilleri Nasıl Alabiliriz
ABD'de ikamet ediyorsanız yatırım bankaları ile tahvil satın alabilirsiniz.
Eğer ABD'de ikamet etmiyorsanız, bu durumda ABD borsalarında listelenen ETF'leri satın alabilirsiniz. Bu şekilde süresine göre sınıflandırılmış yatırım fonlarını alarak tek bir tahvil almak yerine, tahvil sepetine yatırım yapabilirsiniz.
Aşağıda benim en sık kullandığım Vanguard şirketinin (komisyonu en düşük) tahvil ETF'lerini görebilirsiniz.
- [BSV] Kısa Vadeli Tahvil ETF'i
- [BIV] Orta Vadeli Tahvil ETF'i
- [BVL] Uzun Vadeli Tahvil ETF'i
Okuduğunuz için teşekkürler 🙏
ABD’de kısa vadeli tahviller çok popüler (3 ETF👇)
İki konu çok önemli hale geldi!
Kitle fonlaması sisteminin geldiği noktada iki sorunu ve çözümünü sizlerle paylaşarak sistemin gelişimine katkı sağlamak ve bir farkındalık oluşturmak istiyorum. Her iki konunun da regülasyonla düzenlenerek çözülmesini sistemin geleceği açısından çok önemli görüyorum.
Birinci konu: Mevzuat yönünden mümkün olmasına rağmen yurtdışından bireysel ve kurumsal bir yatırımcının yatırım turlarına fiilen katılamayışı sorunu hala devam ediyor. Bu konuda daha önce sosyal medyada bir paylaşım yapmıştım ve sizin de desteğinizle ilgili kurumlardan geri dönüş yapılmasına rağmen maalesef somut bir ilerleme kaydedilemedi.
Yatırımlar için ülkemize yurtdışından döviz kazandıracak ve de girişim şirketlerimize kaynak sağlayacak bu sorunun acilen çözülmesi ülkemiz için çok önemlidir. Ayrıca bu sorun doğrudan yurtdışından bireysel veya kurumsal olsun fonlanan ve payları kaydileştirilen girişim şirketlerimize yapılacak yatırımların da önünde bazen bir engel olarak duruyor. Gelin sorunu biraz irdeleyelim...
Platformumuzda kitle fonlama kampanyaları başlayan girişim şirketlerine mevzuatımızda belirtildiği şekilde ‘teoride’ TCKN (TC Kimlik Numarası), YKN (Yabancı Kimlik Numarası) ve MKK Sicil Numarası olan tüm yurtiçi veya yurtdışı yatırımcılar ister kurumsal ister bireysel olarak yatırım yapabiliyorlar. Yatırım yapmak için platformumuz sistemine kaydolarak E-Devlet üzerinden doğrulama sürecini TCKN ve YKN sahipleri doğrudan yapabiliyor. TTK’ya göre ülkemizde kurulmuş şirket ve SPK tarafından kuruluşu gerçekleştirilmiş yatırım fonları da manuel olarak MKK üzerinden bizim tarafımızdan yapılan işlemle doğrulanıyor ve yatırım yapabiliyor. Sistem tamamen dijital bir altyapı ile Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, E-Devlet ve platformlar arasındaki kurulan entegrasyon sayesinde buraya kadar sorunsuz çalışıyor. Hatta övüneceğimiz bir konu olarak bu yapı dünyadaki kurulmuş en iyi entegrasyon ve de sistem için büyük bir inovasyon olarak dünya kitle fonlama sistemi tarihine geçmiş durumda.
Peki sorun nedir o halde?
Sorun, TCKN ve YKN’ye sahip olmayan gerçek veya tüzel kişilerin doğrulama aşamasını geçebilmesi için MKK sicillerini oluşturmaları gerekmesinden kaynaklanıyor. Bu sicil numarası ile platformumuzda doğrulama yapılıyor. Ancak bu sicil numarasını almak nedense inanılmaz zorlaştırılmış durumda.
Her durumda doğrulama aşamasını geçen yatırımcı için yurtdışından kredi Kartı ile yatırım yapmak istemesi durumunda Takasbank tarafından 3D Güvenlik özelliğine sahip kredi kartları olması istenmektedir. Bu durum işlem güvenliği gerekçelerinden dolayı anlaşılabilir. Ancak yurtdışında yaşayan TCKN, YKN veya MKK sicili olanların her birinin bu özelliğe sahip kredi kartı olmamasından kaynaklı olarak birçok yatırımcı yatırım yapamamaktadır. 3D güvenlik sistemi kullanımı Avrupa’da ülkemizdeki kadar yaygın değildir. Kişinin doğrulanması esnasında kullanacağı kredi kartlarının birçok e-ticaret platformunda olduğu gibi platformlarca doğrulanması ile bu sorun basitçe halledilebilir. Peki çözüm için bir engel var mı? Hayır!
Kredi kartı ile durum bu iken bakın para transferi ile yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcı ne yaşıyor.
Bireysel veya kurumsal sicil numarası almak için yabancı yatırımcının önce ‘bizim ülkemizde’ bulunan bir bankada Yatırım Hesabı açması isteniyor. Diyelim kişi Portekiz’de ve o ülkede de ülkemizde faaliyetleri olan bir bankanın şubesi var (şube yoksa yatırımcı zaten vazgeçiyor). O şube vasıtasıyla Türkiye’de bir hesap açabiliyor. Diyelim bu kişi o kadar azimli ki bu eziyete katlandı, bankayı buldu, şubeyi buldu ve hesap açmayı başardı. Hatta MKK’dan sicil numarası da aldı ve platformumuza gelip kendisini doğruladı. Ancak bu maalesef yetmiyor. Zira Takasbank’a platformumuzda oluşturduğu EFT talimatını ancak ve ancak ülkemizdeki bir bankada açacağı TL hesabından gönderebiliyor. Yani yatırımcıya verdiğimiz eziyet henüz bitmediği gibi zaten yatırımdan vazgeçiyor...
Fonlanan girişim şirketlerinin payları MKK nezdinde kaydileştirildiği için bir yatırımcıya yatırım yaptığı girişimden aldığı paylar MKK hesabına gönderiliyor. Bu büyük bir yenilik ve harika bir sistem. Dünyada birçok dijital banka, aracı kurum veya dijital yatırım bankası uzaktan doğrulama ile hesap açabilirken ve bizim de tüm teknolojik alt yapımız yeterli iken kitle fonlama sisteminde yabancı yatırımcıya hesap açma kolaylığı getirmediğimizden bu kaynağa ulaşmamız teoride mümkün gibi görünse de gerçekte imkansız hale geliyor.
Tamamen dijital, entegre ve SPK denetim ve gözetiminde çalışan platformların yabancı yatırımcılara yatırım/saklama hesabı açabilmesi veya platformların portföy saklama yetkilisi kurumlarımızla kuracağı entegrasyon ile (ki bunun örnekleri ülkemizde bulunuyor) ve Takasbank’ın döviz kabul etmeye de başlaması ile bu sorunu bir anda çözebilir ve kitle fonlaması da yabancı kaynakların ülkemize kazandırılması için bir anda önemli bir araç olabilir. Kendi kaynaklarımızla nereye kadar gidebiliriz? Yeni ve dış kaynaklara, sahip olduğumuz doğru araçlarla ulaşmamız mümkünken bunu neden yapmıyoruz?
Gelelim ikinci soruna…
Aslında bundan sonra anlatacaklarım bir regülasyon değişikliği önerisi de içerecek. Zira geldiğimiz noktada 95 şirketin fonlanmasını sağlayarak büyük bir saha verisi ve tecrübe elde ettik.
Girişim şirketlerinin kitle fonlama platformlarındaki yatırım turlarında %100 fonlama, kampanya süresi içerisinde başarılı olur ise kampanya süreci sonunda yatırımcılardan toplanan ve Takasbank’ta bloke edilen tutar girişimciye aktarılıyor. Bu aktarım işlemi için MKK nezdinde yatırımcıların paylarının dağıtılması ve platformların bu durumu bir form ve dağıtım yazısı ile birlikte Takasbank’a bildirmesi gerekiyor. Toplanan fon kampanya bilgi formunda belirtildiği şekilde örneğin 12 ayda harcanacak dahi olsa tek seferde aktarılıyor.
Buraya kadar mevzuatımızın ön gördüğü şekilde işlem tesis ediliyor. Kampanya sonuçlandıktan sonra fonlanan şirkette ticaret sicil, genel kurul vs. birçok prosedürün yerine getirilmesini gerektirdiğinden ödemenin aktarılması aylarca sürebiliyor. Takasbank topladığı fonları bloke ediyor ancak bir nema uygulamıyor veya dövize de çevirmiyor. Bu durum özellikle hammadde alımlarını döviz cinsinden yapmak zorunda olan şirketleri ani kur atakları karşısında zor duruma düşürüyor. Ayrıca yüksek enflasyon sebebi ile de maliyet öngörülerini çok zorluyor. Girişim şirketlerinin hazırladıkları finansal projeksiyonlarının büyük oranda sapmasına da katkı sağlıyor. Birçok kişi bunu öngörmeleri gerektiğini düşünebilir. Ancak girişim şirketleri özellikle de startup ve scaleup döneminde hızla hareket etmek zorundadır. Hızlı büyümeyi yönetmeleri öngörülebilir ve ölçülebilir risklerin analiz edilmesi ile mümkündür.
Bir diğer husus ise fon kullanım raporuna göre harcanacak tutarın tek seferde girişim şirketine aktarılması ile yatırımcı için oluşan risktir. 2024 yılı için girişim şirketlerinin kitle fonlaması sisteminde 75 Milyon TL’ye kadar fonlanması mümkündür. Çoğu girişim şirketinin henüz erken aşamada olmaları sebebi ile finansman yöneticileri yoktur. Birçoğu büyük tutarlardaki fonları yönetme tecrübesine de sahip değildir. Haliyle girişim şirketlerinin topladıkları fonları harcama süreleri içerisinde dövize çevirdikleri veya nemalanması için mevduat veya katılım bankalarında değerlendikleri bilinen bir vakıadır. Biz platform olarak özellikle bu fonların reel ekonomimize de katkı sağlamasını teminen katılım hesaplarında değerlendirilmesini girişimcilere öneriyoruz. Ancak bu durum yatırımcının riskini azaltmadığı gibi bazı girişim şirketlerinde para yakma hızı (büyüme için) düşüyor.
Bunları niye anlattığımı aşağıdaki çözüm önerimde sizinle detaylı şekilde paylaşacağım.
Şu ana kadar fonlanan şirketlerin girişimcilerinin azami gayretle ve iyi niyet çerçevesinde çalıştıklarını görüyoruz. Özellikle fonun kullanılmasını denetleyen Özel Amaçlı Bağımsız Denetim müessesesi çalışmış ve bir sorun yaşanmamıştır. Bu memnuniyet vericidir. Ancak iyi niyetli hareket edilmesi her ne kadar beklense de hem yatırımcının girdiği risk hem de girişimcinin büyüme motivasyonunun daima sıcak tutulabileceği bir yöntem vardır.
Fonlamaya çıkan girişim şirketleri kampanya bilgi formlarında (bir nevi izahname) fonu hangi amaçla ve hangi tarihler arasında kullanacaklarını da bildirmektedir. Bu rapor zaten mevzuatımız gereği SPK lisanslı bağımsız denetim firmalarınca denetlenmekte ve raporlar kampanya sayfasında yayınlanmaktadır. Ancak bu denetim kural olarak fon tümüyle harcandıktan sonra yapılmakta ve tüm fonu zaten başta aktardığımız için olası bir kötü niyet durumunda kontrolün ve denetimin pratikte bir anlamı kalmamaktadır.
İşte bu noktada birçok sorunu bir arada çözeceğine inandığım ve yurtdışında birçok platformda da uygulanan SPV (Özel Amaçlı Şirket, mini yatırım fonlarına da benzetebilirsiniz) yöntemi, fonlama sisteminin bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır. SPV kavramı özel amaçla kurulan şirketleri ifade etmektedir. SPV ortakları belli bir özel amaç için o şirkete ortak olmaktadır. O halde bir SPV pek ala bir başka şirketin paylarının alınması ve muhafazası için de kullanılabilir.
Fonlamaya çıkan girişim şirketleri belli oranda bir payını kitle fonlaması yatırımcılarına sunmaktadır. Bu durumu BIST’te halka arz edilen şirketlere benzetmek mümkündür. Şirket fonlama sonunda oluşacak yeni sermayesinin %10’unu yatırımcılarına sunduğunda binlerce yatırımcı bu paydan alarak şirkete ortak olmaktadır. Bu paylar Girişim şirketlerinin hissedarlar listesinde ise Nitelikli ve Nitelikli Olmayan KFS Yatırımcıları şeklinde görünmektedir.
Girişim Yatırımcıları olarak bizlerin amacı özellikle startup ve scaleup girişimlerde yaşanacak bir EXIT ile yatırımımızı artırmaktır. Bu durumda paylarımızın her birimiz adına doğrudan girişim şirketinde olmasının bir gereği yoktur. Şöyle ki; fonlama sonrasında örneğin 4.000 yatırımcı, fonlanan girişim şirketinin değil de kurulacak bir SPV şirketinin ortağı olsun. Bu SPV’de bulunan %10 pay aynı şekilde fonlanan girişim şirketinin %10’una eşit olacaktır. SPV’nin adı girişim şirketinin hissedarlar listesinde görünecek ancak SPV içerisinde binlerce ortak bulunacaktır. Bu SPV bir A.Ş. olduğu için bir yönetim kurulu olacaktır. Bu yönetim kurulu pekâlâ bağımsız ve tarafsız uzmanlardan ve avukatlardan oluşabilir. Hatta SPV’nin fonlanan girişim şirketinde %10 payı olduğundan, girişim şirketinin yönetim kurulunda da temsil edilmesi mümkün olabilecektir.. Şimdi gelelim en can alıcı noktaya…
Bu yöntemde toplanan fon, doğrudan girişim şirketine değil SPV şirketine aktarılacak ve SPV şirketi elindeki fon miktarı kadar girişim şirketine sermaye taahhüdünde bulunmuş olacaktır! İşte bu yöntem ile SPV şirketinin üç ana işlevinden bahsedebiliriz.
* Fonlanan girişim şirketinden pay alanların paylarının muhafaza edilmesi
* Toplanan fonların muhafaza edilmesi/nemalandırılması/finansman yönetimi ve girişim şirketinin fon kullanım raporuna göre aktarılmasının sağlanması
* Yatırımcıların girişim şirketi yönetim kurulunda temsil edilmesi
Bakınız bu üç işlevle hangi sorunlar çözülüyor. Bunları da maddeler halinde yazayım.
1.Fonlanan girişim şirketinde pay sahibi olan yatırımcılar tek çatı altında toplanıyor. Bu sayede yönetimde temsiliyet ile söz hakkı elde ediyorlar. Bu hakkın tarafsız uzman kişilerce kullanılması ile daha kurumsal bir yönetim söz konusu olduğu gibi girişim şirketinin büyümesine katkı sağlanması da mümkün oluyor.
2.Yaşanacak bir EXIT durumunda binlerce kişi tek bir kişi gibi hareket edebiliyor. Bu sayede girişim şirketinin EXIT'ta önü daha da açılabiliyor.
3.Fonun SPV’ye aktarılması ile finansman yönetimi uzmanlarca yapılabiliyor. Olası finansman kayıplarının önüne geçildiği gibi olası risklerin azaltılması veya yönetilmesi söz konusu oluyor.
4.Zaten birçok girişim şirketinde bulunmayan finansman yönetimi konusu çözülüyor.
5.Fon kullanım raporuna göre SPV, girişim şirketini izliyor, raporluyor ve bir ödeme planı (hakediş) içerisinde fonun kısımlar halinde aktarılmasına karar veriyor. Bu sayede iki önemli işlev daha yerine getiriliyor;
a.Girişimcinin belirlediği hedeflerine ulaşmadaki motivasyonu/konsantrasyonu/gayreti fonun parça parça çözülmesi sağlandığından artıyor.
b.Yatırımcıların yatırımları girişim şirketinin olağanüstü durumlardan kaynaklı olarak ilerlemedeki olası risklerine karşı henüz aktarılmayan finansman korunuyor.
Son Söz;
Kitle fonlaması doğası gereği girişim şirketlerinin yatırım turlarında tüm dünyadan yatırım alabileceği ve yatırımcılar için de yüksek kazanç sağlayabilme imkanı tanıyan harika bir sistemdir. Bu sistemin ülkemizde gelişmesi için tüm kurumlara, yatırımcılar, girişimcilere ve aslında herkese görev düşmektedir.
fonbulucu olarak bu sistemin kuruculuğunu ve liderliğini lisansımızı aldığımız 2021 yılından bu yana başarıyla yürütüyoruz. Sistemi geliştirmek için maddi/manevi maliyetlerine rağmen inisiyatif almaktan hiç geri durmadık. Yatırımcılarımızın geri bildirimlerini dinledik ve hep birlikte fonlama yaptığımız gibi hep birlikte sistemi de geliştirdik.
Geldiğimiz noktada regülasyonumuzun günün gereklerine göre yeniden düzenlenmesi, SPK dışındaki diğer kurumlarımızın da bu geliştirmeye katkı sağlayacak ve uyumlu olacak şekilde düzenlemeler yapması elzemdir. Ayrıca bankalarımızın, şirketlerimizin ve yatırım fonlarımızın da sisteme dahil olma vakti gelmiştir. Tüm Kurumlarımız ve kuruluşlarımız, şu an emekleme devresinde gibi görünse de kitle fonlaması sisteminin kısa bir zaman içerisinde çok yüksek bir ivme kazanarak büyük bir sistem olacağını asla gözden kaçırmamalıdırlar.
Mevzuatımızın geliştirilmesi ve bu sayede hem girişimciler hem de yatırımcılar için kolaylık, koruyucu önlemler ve yeniliklerin tartışılmaya açılması için bu makaleyi kaleme aldım. Daha heybemde kırktan fazla konu bulunuyor. Vakit oldukça yazacağım.
Farkındalığın artması adına paylaşım desteği vermenizi istirham ederim.
Sağlıkla kalınız..
Torunlar GYO #Trgyo 2023 yılında gayrimenkul değer artışı ve parasal kazanç hariç net karını 2022 yılına göre %101 oranında arttırarak 3,64 milyar net kar elde etti.
2023 yılında ağırlıklı olarak konut, ofis satış gelirleri ve kira gelirleri olmak üzere, 4.971 milyon TL satış hasılatı elde edilmiştir. Anılan dönemde satış hasılatının %71’i kira gelirleri, %9’u konut satışlarıdır.
2023 yılında AVM ve ofis kira gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %17,2 artarak 3.524 milyon TL olmuştur. (Bu sonuçlar TMS-29 kapsamındadır. EM'siz artış oranı ise 2023 yıl sonu tüketici enflasyonu üzerindedir.)
Son zamanlarda bir çok şirketin bedelsiz sermaye arttırımına gittiğini görüyoruz. Genellikle fintweet camiası bedelsiz sermaye arttırımının sadece algısal olarak hisse fiyatını etkilediğini söylüyor peki bu durum gerçekten böyle mi ?
Herkese selamlar bugün biraz teknik bir konu üzerinde durmaya çalışacağım. Enflasyon muhasebesinin (E.M) hayatımıza girmesiyle beraber piyasa profesyonellerinden bireysel yatırımcıya kadar herkesin kafası karışık. Kısaca E.M hakkında bilgi verdikten sonra bu dönemde ödenmiş sermayenin artmasının neden şirket lehine bir durum olduğunu açıklayacağım.
E.M kısaca yüksek enflasyonun şirket finansal tabloları üzerinde etkilerini ayrıştırma çabasıdır ve şirket varlık ve yükümlülüklerinin güncel (cari) satın alma güçlerini yansıtacak şekilde düzeltilmesidir. en temelde, şirket finansal tablo kalemlerinin “parasal” ve “parasal olmayan” ayrımına tabi tutularak, “parasal olmayan” kalemlerin, genel fiyat endeksiyle cari satın alma gücüne taşınmasıdır.
Şimdi finansal tabloları bir kenara koyalım ve VUK'a geçelim. Vuk’ta 2024 itibarıyla vergi Aktif Parasal Kazançlar- Pasif Parasal Kazançlar üzerinden hesaplanacak.
Yani Pasif Parasal Kazançların yüksek çıkması ödenilecek verginin azalmasına sebebiyet verecek. (Aktif Parasal Kazançlar sabit düşünülmüştür.)
Peki başlıkta da değindiğim üzere bedelsiz sermaye arttırımı ile VUK'un nasıl bir ilişkisi var ?
Bir örnek üzerinden anlatmak daha doğru olacaktır. 2 tane şirket olduğunu düşünelim (A ve B). A şirketinin ödenmiş sermayesi 10 TL B şirketinin ise 20 TL olduğunu varsayalım. (Bu iki şirkette aynı zamanda kurulmuş olsun). E.M uygulandığı zaman ikisinin de Aktiflerdeki parasal kazancı 100 TL olarak kabul edelim. E.M katsayısı 3 olarak aldığımızda (!! Ödenmiş Sermaye parasal olmayan bir kalemdir.) A şirketinin pasif tarafı 30 TL etkilenirken B şirketinin pasif tarafı 60 TL etkilenecektir. Bu durumda yukarıda da değindiğim üzere Vergiye tabii tutar:
A şirketi için: 100(Aktif)-30(Pasif)= 70 TL olacakken
B şirketi için: 100(Aktif)-60(Pasif)= 40 TL olacaktır.
Sonuç
E.M ile beraber bedelsiz sermaye arttırımına gitmek şirketler için vergiden kaçınmanın yasal bir yolu olacaktır.
Konu le ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu içerik: https://t.co/RyOwgvewjp
Son olarak belki her yazımın sonunda bu yazıyı yazmış olsam da özellikle muhasebe konusunda değerli bilgilerini benimle paylaşan @darksideofvalue hocama çok teşekkür ederim. Bu konu ile ilgili hocamın yazısını da mutlaka okumanızı öneririm.
https://t.co/9sJ4XT3rNZ