İlk yalnız yolculuğum, şair babam, bazı bekleyişler ve bazı kavuşmalar… Şimdi dönüp bakınca hayatımın en önemli sahneleri hep tren istasyonlarında geçmiş.
My Claude Pro plan ended TODAY and I instantly renewed it, yet my usage limit didn't reset—it just carried over from the previous cycle @AnthropicAI. If I’d opened a fresh account right now, I’d have a clean slate. How is this fair to existing users? 🔄 @claudeai
son sabahım. moskova treni 20 dakika sonra, son kez her şeyi kontrol ettim. geriye kalan sadece pasaportu, grip ilacı, hükümetle alakalı bir gazete ve biraz da rus rublesi.
@yigitakinkaya Bu yazısını görünce şaşırdım, antigravity’e claude’u entegre ettim limite takılınca antigravity içinde ki agentlerle devam ediyorum anlık ve başka IDE kullanmıyorum bir süredir. Yanlış mı yapıyorum? Çevremde ki bir kaç kişi de öyle…
Three people were killed and another 12 injured in a drone attack on Ryazan, the regional governor says
Two residential buildings were damaged. Ironically, one of them was the “Tricolor” residential complex.
And, of course, the oil refinery didn’t escape the strikes either — the Ryazan oil refinery was reportedly attacked as well.
o uyurken sabah ayazında uyanıp, soğuk balkonda bi sigara yaktım. "neden buraya geldin, bu kızı nasıl bırakıp döneceksin hasan?" diye kendime kızdım. sonra dün gece söyledikleri geldi aklıma. "doktorluk iş, istersen seninle gelirim. tanrı seni verdi bu daha önemli. işim değil."
'Bana inan, son bir senenin hatta koca bir ömrün en güzel haftasıydı,' dedi. 'Trenden inerken o kadar güzel bir şey gördüm ki kalbim sıkışmıştı, şimdi sen giderken ardından bakıp ağlamamak, üzülmemek elde mi?' diye ekledi.
hasret kelimesini tanımlamak zorunda kaldığım bir dönem yaşıyorum. lojistik problemler, para, kültür farkları. kırgınım dedi sana, "hani doğum günümde gelicektin? saint-petersburg'a gidicektik" dedi. "sadece çiçeklerin var, sen yoksun" diye kırgınım dedi.
ben bir Кино fanı oldum. victor tsoi (soyadı çok farklı okunuyomuş iulianiya niye böyle okuyosun diye azar kaydı bana :/) inanılmaz bir sovyet rock starıymış. moskovaya gittiğimde hatıra duvarına mutlaka gitmeliyiz.
hiç bilmediğim, ömrümde ilk kez geldiğim soğuk bir rus şehrinde mutfakta bir şeyler yerken, arkada ersay üner'den sevme çalıyor. "bu müzik türkçe mi?, yemeğin bitmedi mi?, neden mutfakta oturuyoruz?, hadi içeri gidelim" diye söylendi. ben de "en türk şeylerden biri bu" dedim.