Geçmişte "Ergenekon" ve "Balyoz" Davalarında olduğu gibi "İBB Davasının" da Silivri'de görülmesine en baştan itibaren hep itiraz ettik.
Buna gerekçemiz ise şehir merkezine 90 km uzaklıkta, Ceza İnfaz Kurumu'nun hemen yanına yapılan bir duruşma salonunun Adil Yargılanma Hakkı çerçevesindeki güvencelere aykırılık oluşturduğunu düşünmemizden kaynaklanıyordu.
Avukatların mesleki faaliyetlerini yürütmek konusunda yaşayacağı zorlukların yanında, temel ihtiyaçların giderilmesinin dahi mümkün olmadığı bir yerde, haftanın 4 günü yargılama faaliyetinin yürütülmesinin birçok hukukçunun üzerinde mutabık kalacağı bir "hak ihlali" oluşturduğu kanısındayım.
Ancak meselenin bir de insani yönü bulunuyor. Öyle ki 406 sanığın yargılandığı bir davada aile yakınlarının duruşma günlerinde Silivri'ye gidip-gelmekte yaşayacağı zorluğun da hesaba katılması gerekirken bu konu hep gözardı edildi.
Bayram öncesindeki hafta bizzat yaşadığım bir olay ise aslında haftanın 4 günü, ayın 16 günü karşı karşıya kalınan bir riski de tekrar gündeme getirdi. 21 Mayıs günü duruşma salonuna gelirken geçirdiğim bir trafik kazası sonucu aracım artık kullanılamaz halde. Can sağlığım ise şans eseri iyi. Şehrin 90 km dışına inşa edilen duruşma salonlarının doğurduğu bu risk, yakınlarını görmek ve duruşmaları izlemek için Silivri Ceza İnfaz Kurumlarının bulunduğu yere gelen herkes için geçerli.
Duruşmayı izlemeye gelenlerin makam araçları ve şoförleri yok. 10:00-20:00 saatleri arası devam eden duruşmalarda sıcak bir yemek yeme imkanı da bulunmuyor. Bir yargı sistemi, hakim ve savcısına reva görmediğini, avukatlara, gazetecilere ve vatandaşına da görmemeli.
#AdilYargılanmaHakkı #HukukDevleti
Müvekkilimiz Mirgün Cabas (@MirgunCabas) hakkında bir gözaltı işlemi uygulanmadı.
Mirgün Cabas, merhum babasının cenaze ve taziye işlemleri sebebiyle İzmir’de bulunduğundan 3 gündür Soruşturma Savcısıyla sıkı bir iletişim halindeydik. Av. Buse Şahin’in dün Savcılıkla yaptığı görüşme üzerine bu sabah Nöbetçi Savcıya ifade vermek üzere Bakırköy Adliyesi’ne gelindi. İfade işleminin kolluk tarafından alınacağı bilgisi üzerine ise oradan Maslak’taki İl Jandarma Alay Komutanlığı’na geçildi. Yaklaşık yarım saat süren ifade alma işlemleri sonrasında Adli Tıp Kurumu’nda biyolojik örnekleri alınan Mirgün Cabas, az önce buradan ayrıldı.
Bu işlemler sırasında kendisine meslektaşım Av. Enes Ermaner (@ehermaner) eşlik etti.
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu (@tuna_tugcu) "mobbing" olarak nitelendirmenin hafif kalacağı bir süreçte 20'ye yakın soruşturmaya maruz kalmıştı.
Rektörlük tarafından başlatılan bu soruşturmalarda "kamu görevinden çıkarılması", "kademe ilerlemesinin durdurulması", "maaşından kesinti yapılması" ve "kınama" gibi taleplerle karşı karşıya kalınmış, verilen kararlar İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarına konu edilmişti.
Son aşamada, Prof. Dr. Tuna Tuğcu'nun "lisans süresi dolmuş bir program" sebebiyle başlatılan soruşturmada "kamu görevinden çıkarılması" birkez daha talep edilmiş, Şubat ayında YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunmaya davet edilmiştik. O gün Tuna Tuğcu'nun rahatsız olması nedeniyle KEP üzerinden mazeret bildirmememize karşın, tarafımıza sözlü savunma yapma hakkı tanınmadan hakkında karar verildiğini, dün yapılan tebligatla öğrendik.
2022 yılında başlayan mobbing sürecinin son halkası olarak, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu Kararıyla Prof. Dr. Tuna Tuğcu, "tipiklik unsuru" sağlanmaksızın haksız ve hukuka aykırı şekilde kamu görevinden çıkarıldı. Bu kararı idari yargıya taşıyacağız. Temelde "özel hukuk uyuşmazlığı olan" ve savunma hakkı ihlal edilerek verilen bu karar, idare hukuku prensiplerine aykırılıklar taşıyor ve beslenen derin husumetin izlerini de içinde barındırıyor.
Bu noktada şunu da ifade etmek gerekiyor ki, Prof. Dr. Tuna Tuğcu hakkında verilen kararın tarihi 05 Şubat 2026. Tebliğ edilme tarihi ise 20 Mayıs 2026 (dün). Aradan geçen 3,5 aylık süre zarfında, verilen dersler, yapılan sınavlar, okunan sınav kağıtlarının akıbetinin ne olacağı ise meçhul. Tuna Tuğcu bu konuda tek örnek de değil. Boğaziçi Üniversitesi'nde birçok öğretim üyesi ve mezun da benzer sorunlara ve soruşturmalara muhatap olmaya devam ediyor.
#AkademikÖzgürlükler #HukukGüvenliği #HukukDevleti
Sevgili Gamze,
Bunun adı kötülük, bunun adı acizlik, bunun adı ...
Kötülüğe teslim olmayacağız. Seninleyiz, herzaman yanındayız.
İma yollu kara çalmaya çalışanlara, birlikte cevap vereceğiz.
Asla yalnız değilsin!
Bazen tek başına dev kadrosundur, bu; tecrübenden ve habere bakış açından gelir. Gündemi objektif takip etmek icin👇 @ihsanyalcinTR https://t.co/vDH3pVLqDt