Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe riya ile rekabet, hased ile hodgâmlık debretir damarları!
Yatmış olan hevesat, birdenbire uyanır. Taife-i nisada serbestî inkişafı, sebeb olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birdenbire inkişafı.
Sözler - 727
Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şu suretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir; hem müdhiştir tesiri.
Sözler - 727
Kadını kendi evinde neslin muallimesi yapın maaşını pirimini çucuk başı sosyal yardımlarını artırın
Onu evinden çıkarıp şurda burda işe soktunuzmu nesli anasız bırakırsınız çeşitli şekillerdeki yardımlar beklenen neticeyi asla veremez
Ana şefkatiyle büyümeyen çocuk anarşist olur
Bu rejim altında ıslahatlar yapmakla nizam kurmaya çalışmak suyun üzerine yazı yazmaya benzer
Kemalizm muvakkattır
Laiklik muvakkattır
Demokrasi muvakkattır
Hesaplar buna göre yapılsa emekler boşa gitmemiş olur
Neden Türkce ezanı tevratdan tanrı sözüyle okutmuşlar ?
Kurtuluş savaşını kazananlara yapılanların görüntüsü
İbretlik
Türkleri durdurmak için kural tuzakdır Kemalizm
16 Temmuz 1926 günü bütün gazetelerin ön sayfası İstiklal Mahkemesinin astığı adamların idam sehpasındaki fotoğraflarıyla kaplanmış
Nasıl anlasak ki
Savaşı kazandıkları için mi böyle bir zulma maruz kalmışlar
Yoksa iman ettikleri için mi ?
1) Yıl 1932. Sadettin Kaynak Süleymaniye Camii'nde smokinle hutbe veriyor.
Şaşırmak ve kızmak için acele etmeyin. 1928 yılında hükümetin isteği ile bir komisyon toplanır ve şu kararlar alınır:
1- Camilere sıralar konulacak ve ayakkabı ile girilecek.
2) 2- Camilere enstrümanlar konulacak ve ibadetler müzik eşliğinde yapılacak.
3- Osman Nuri Çerman meclise 40 maddelik bir teklif sunar ve teklifin bir bölümünde Kuran'ın bir kısmının atılarak Atatürk'ün söylev ve demeçlerinin konulmasını ve bunlarla ibadet edilmesini teklif ede
3)Hatta şunu da ilave eder: Cuma namazları pazar günleri saat 09.00'a alınsın.
Kaynak: Osman Nuri Çerman, Mutlu Bir Vatan İçin Düşünceler.
Cumhuriyet devrinde sarıksız, cübbesiz, fraklı ilk Türkçe hutbe,
5 Şubat 1932’de Sadettin Kaynak tarafından Süleymaniye Camii’nde okundu.
4)Hutbede okunan Kur’an ayetleri, Fransızca Kur’an çevirisinden hareketle hazırlanan “Türkçe Kur’an-ı Kerim”den seçilmişti.
1932 Ramazan ayı, Cumhuriyet tarihinin en çarpıcı toplumsal mühendislik projelerinden birinin tatbik sahasına konulduğu yıl oldu.
5) “Dinde reform”, “Türkçe ibadet”, “İslam’ı Türkleştirme” ve “Milli Müslümanlık” adlarıyla anılan bu inkılap hamlesi,
Reisi cumhur Mustafa Kemal'in teşvik ve desteği ile başladı.
22 Ocak 1932 günü Yere batan Camii’nde “Hafız Yaşar Okur”un ilk Türkçe Kur’an’ı okumasını,
6)30 Ocak 1932’de “Hafız Rıfat” tarafından Fatih Camii’nde seslendirilen ilk Türkçe Ezan takip etti.
3 Şubat 1932 Kadir Gecesi, Ayasofya Camii’nde Türkçe Tekbir icrasından sonra, ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi teşebbüslerinin son adımı atılarak, 5 Şubat 1932 tarihinde
7) Süleymaniye Camii’nde “tamamı” Türkçe olan ilk hutbe irad olundu.
Sadeddin Kaynak’ın: Türkçe hutbeye sıra gelmişti.
Atatürk:
“Haydi bakalım.
Türkçe hutbeyi de Süleymaniye Camii’nde mukabele oku!
Amma okuyacağını önce tertip et, bir göreyim” dedi.
Yazdım, verdim.
Beğendi.
8)Fakat: “Paşam, bende hitabet kabiliyeti yok.
Bu başka iş, hafızlığa benzemez” dedim.
“Zarar yok, tecrübe edelim” buyurdu.
Bunun üzerine tekrar sordum:
“Hutbeye çıkarken sarık saracak mıyım?”
Hayır, sarığı bırak…
Benim gibi başı açık ve fraklı!”
9)Ne diyeyim inkılâp yapılıyor, peki dedim.
Türkçe hutbenin metni sadece Kur’an’dan seçilmiş ayetlerden oluşmaktaydı.
Ayetlerin çevirisi ise “Cemil Said” tarafından “Kasimiriski”nin
“Le Koran” adlı Fransızca Kur’an çevirisinden hareketle hazırladığı
“Türkçe Kur’an-ı Kerim”
10) (İstanbul, 1924; 2. Bas. 1926) den seçilmişti.
Hafız Saadettin Kaynak hutbeyi okuduğu esnada ve hutbeden sonra orada bulunan diğer hafızlar da Türkçe tekbirler getirmişlerdi.
Hutbenin ardından Cuma namazı kılınmış ve kürsüye çıkan Hafız Saadettin Kaynak, makamsız ola
11) Türkçe bir sure okumuştu. Bunu Türkçe tekbirler ve dualar takip etmişti.
Yani CHP demek Zülüm Demek.!!!!
(Kaynak)
Türkçe Kur’an Ve Cumhuriyet İdeolojisi, 2. Baskı. İstanbul 1998.
Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 15. Baskı, 1992.
Ehl-i tarîkat ve hakikatça müttefekun aleyh bir esas var ki: Tarîk-ı Hak'ta sülûk eden bir insan,nefs-i emmaresinin enaniyetini ve serkeşliğini kırmak için lâzım gelir ki;nazarını nefsinden kaldırıp şeyhine hasr-ı nazar ede ede tâ fena fi'ş-şeyh hükmüne gelir
Hz bediüzzaman