AKP'lilerin "Artık dövebiliyoruz" dediği, bakanın "Giden gitsin" dediği bilim insanlarından birisi...
Bir kamu üniversitesinde cerrah. Öyle bir yorulmuş, enerji kaybetmiş ki, muhtemelen hemen yemekhaneye indirmişler.
Süslü bir basın toplantısı, yanında protokol filan yok. Yemeğini yerken aynı anda mutlulukla ameliyatların önemini anlatıyor.
Gece 3’te tek başına nöbet tutup SVO,MI gibi major şeyleri ekarte etmeye çalışırken bi yandan hasta yakınlarının endişesinin sözlü-sözsüz ağırlığını taşıyıp dava edilir miyim korkusunu her daim ensesinde hisseden dostlarıma 180k azdır demeyi borç bilirim
Başıma bir iş gelmeyecekse madem ki sorumluluğun böylesi dahi hekime kalıyor, hastanede hekim dışı personel de çalıştırmasınlar o halde, aralarında dönüşümlü halletsinler. Bu arada işler çok daha iyi yürümezse ben de bir şey bilmiyorum.
Sayın Sağlık Bakanımız @drmemisoglu dikkatine,
27 Mayıs 2026 tarihinde 1,5 yaşındaki kızımızı Berra’yı yüksek ateş ve iştahsızlık şikâyetiyle Çatalca Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne götürdük. Yapılan kısa değerlendirme sonucunda boğaz enfeksiyonu teşhisi konularak antibiyotik ve ateş düşürücü ilaçlar verildi. İlaçları kullanmaya başladıktan sonra kızımızda mukuslu ishal başladı. İlaçları zamanında ve doğru şekilde kullanmamıza rağmen yüksek ateş, iştahsızlık ve genel durum bozukluğu devam etti.
Şikâyetlerin artarak sürmesi üzerine 29 Mayıs 2026’da Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisi'ne başvurduk. Ancak herhangi bir tetkik yapılmadan, Çatalca Devlet Hastanesi'nde verilen tedavinin aynen devam ettirilmesi gerektiği söylendi ve ek ilaçlar yazıldı. Kullanmaması gereken ilaçları doğru şekilde kullanmamıza rağmen kızımızın ateşi düşmedi, kusma, karın ağrısı, ishal ve iştahsızlık şikâyetleri devam etti.
31 Mayıs 2026 tarihinde saat 06.20'de Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisi'ne tekrar başvurduk. Bu kez kan gazı ve röntgen çekildi. Sonuçları göstermek için gittiğimizde nöbet değişmişti. Sonuçlara bakan doktor, herhangi bir muayene yapmadan kızımızda gaz olduğunu söyleyerek aynı ilaçlara devam etmemizi önerdi. Boğaz enfeksiyonunun sürdüğünü ifade etmesine rağmen boğaz muayenesi yapılmadı. Bunun üzerine boğazına bakılmadan nasıl böyle bir değerlendirme yapıldığını sorduğumuzda, kızımız sert bir şekilde muayene edildi ve bu kez de boğaz enfeksiyonunun geçtiği söylendi. Buna rağmen yine aynı ilaçların kullanılmasına devam edilmesi istendi.
Ebeveynleri olarak içimize sinmeyen bu süreç sonrasında özel bir hastaneye başvurduk. Burada çocuk doktorumuz kızımızı detaylı şekilde muayene etti, kullandığı ilaçları inceledi,incelemeye göre bu ilaçları kullanmasına rağmen ateşin düşmemesinin normal olmadığını belirterek mevcut şikâyetlerin verilen tedaviyle uyumlu görünmediğini belirterek kan tahlili, CRP, idrar tahlili ve idrar kültürü istedi.
Yapılan tetkikler sonucunda kızımızda yüksek enfeksiyon ve idrar yolu enfeksiyonu tespit edildi. Ayrıca enfeksiyonun böbrekleri etkileyip etkilemediğinin değerlendirilmesi amacıyla böbrek ultrasonu istenildi. Doktorumuz, daha önce verilen ilaçların mevcut hastalıkla doğrudan ilişkili olmadığını ifade ederek uygun tedaviye başladı.
Sağlık sistemimize ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımıza güvenimiz tamdır. Ancak özellikle çocuk hastalarda, hasta yakınlarının anlattıklarının dikkatle dinlenmesi, gerekli muayene ve tetkiklerin zamanında yapılması ve tanı süreçlerinin daha hassas yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Amacımız herhangi bir sağlık çalışanını hedef göstermek değil; yaşadığımız mağduriyetin incelenmesi ve benzer durumların başka aileler tarafından yaşanmaması adına gerekli değerlendirmelerin yapılmasını talep etmektir.
Sayın Bakanımızın sağlık hizmetlerinde gösterdiği hassasiyet ve kalite anlayışı doğrultusunda bu sürecin de değerlendirileceğine inanıyoruz.
@saglikbakanligi@dr_aemreguner@ismgovtr
eskiden sinemanın sosyalleştirici bir tarafı vardı. şimdi ise tam tersi bir işlevi var sanki. hissettiklerin, düşündüklerin sana çarpıp boşlukta kayboluyor
küçükken annemle dedemlere gitmişiz de annem ben orada uyuyakaldığım için beni orada bırakıp eve gitmiş ve ben de gece uyanıp annemin yanımda olmayışının anksiyetesini yeniden yaşıyormuşum gibi bir an işte