İçki masasında FENERBAHÇE’nin
”Helvası”nı yapmak (5)
UEFA'nın Nyon'daki merkezinde yapılan toplantı TFF adına Lütfi Arıboğan'ın yanı sıra Yönetim Kurulu üyesi Kemal Olgaç, TFF Baş Hukuk Müşaviri Prof. Dr. İlhan Helvacı ve avukat Levent Polat katıldı.
Tarih: 18 Ağustos 2011
In ARNOLD SCHWARZENEGGER's movie debut, Hercules In New York (1970), his lines were dubbed because of his strong Austrian accent. Here's a comparison of the original and dubbed lines.
İçki masasında FENERBAHÇE’nin
”Helvası”nı yapmak (5)
TRT Spor Haber Müdürü Ahmet Fisunoğlu
Lütfi Arıboğan hakkındaki bu haberden sonra görevinden alındı.
15 Mayıs 2015
Ahmet Fisunoğlu’nu görevinden alan güç her kimse aslında Lütfi Arıboğan’ın arkasındaki ve FENERBAHÇE’ye 3 Temmuz 2011 sürecinde cezalandıran güç aynı kişi(ler)dir.
@tcbestepe@istanbulCBS@adalet_bakanlik@Fenerbahce@TFF_Org
Faizi ile birlikte 3 milyar dolar...
Türkiye tarihinin en büyük dördüncü hırsızlığı...
İlki Gülen'e açtığı alan ve aralarındaki kavga sürecinin verdiği tahribat, diğeri Batılı tefecilere aktarılan yüzlerce milyar dolar, bir diğeri Telekom'un peşkeş çekilmesi idi sanırım 10 milyar dolar gibi bir zarar maddi olarak, ulusal güvenlik bilgilerini de dahil edince ölçülemeyecek seviyede ülkeye darbe vuran, bu da 4.... faizi ile birlikte en az 3 milyar dolar...
Sadece ülke için değil dünya tarihinin de en büyüklerinden, zaten bu 4'ü de tarihin en büyük vurgunlarında ilk sıralarda...
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...
Deniz Göktaş, gösterinin bir yerinde Bakırköy akıl hastanesinde staj yaptığı dönemi anlatır. Terapi olsun diye hastalara resim yaptırırmış. Galip Tekin'in yattığı döneme denk gelseydi ne yapardı acaba?
Using in-house data, FIFA’s Football Performance Insights team have noticed a trend at this summer's World Cup.
Compared to previous editions, they have spotted that possessions including an off-ball run which targets the inside channels and the space in behind the opposition defence are leading to successful actions more frequently.
In other words, attacking the gap between the widest defender and the centre-back nearest to them with a forward run is increasingly valuable.
Compared to the previous World Cup four years ago, possession sequences that include such a movement in the 2026 tournament are leading to around 2.7 shots on goal per 30 minutes of ball-in-play time — an increase of around 34 per cent.
Those runs are effective because they cause tension in the opponents’ defence. Most often, that full-back will have their eye on a winger, while the centre-back on that side will be tracking the striker.
@ThomHarris_
🔗 https://t.co/aINEq8zJc0
💥 FETÖ'NÜN FENERBAHÇE'YE KATLİAM PLANI
💬 CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ: ‘’Bir el tarafından durdurulan, karartılan ve asla ilerletilemeyen bir soruşturma süreci var. Olay yerinin stratejik olarak seçilmesi, tam da viyadük girişinde otobüs saatte 100 km hızla giderken bu saldırının yapılması ilk dikkat çeken unsur.
İkincisi ise Fenerbahçe otobüsünü adeta bir gölge gibi takip eden esrarengiz, siyah renkli bir otomobilin varlığı.
İşin ilginç yanı, gözaltına alınan kişilere bu saldırıyı kendilerinin gerçekleştirip gerçekleştirmediği sorulduğunda "Hayır" cevabını veriyorlar. "Peki sen neredeydin?" dediklerinde ise "Ben evdeydim ve bu olaydan hiç haberim yok" diyorlar. Fakat geriye dönük yapılan HTS çalışmasına, baz analizi ve daraltılmış baz kayıtlarına bakıldığında, o kişilerin maalesef Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsünü gölge gibi takip ettikleri belirlenmiş durumda. Ama ne hikmetse, buna rağmen soruşturma bir türlü ilerletilemedi.
O dönem olaya karışan, olay yerine ilk gelen komiser yardımcısı, karakol amiri, ilçe emniyet müdürü, olayı soruşturan savcı ve olayı yargılamakla görevli hakimin, yani bu süreçte yer alan isimlerin hepsinin FETÖ'cü olduğu ortaya çıktı.’’
🚨🚨Eylem Tok davası başladı.🚨🚨
Baba Özer Aci anlatıyor:
“Yaralıları satın aldılar, gelinimi satın alıyor, yetmiyor, torunumu göremiyorum. Ben taziyemi ne acımı doğru dürüst yaşadım. Bu noktaya geldik. Ben Türk adaletine güvendim. Ben günlerce uyumadım. Kırmızı bülten çıkarıldı, 24 ay oldu hapisteler. Burada basit bir taksirle adam öldürme değil burada kasti olaylar var. Ben yaralı bir baba olarak üzülüyorum insanlığımız ölmüş yok olmuş”
Değerli Fenerbahçe Ailemiz,
Bugün 3 Temmuz. Alın terimizi, emeğimizi, onurumuzu ve haklılığımızı savunduğumuz büyük mücadelemizin 15. yıl dönümündeyiz.
Bu mücadele yalnızca birkaç kişinin değil Fenerbahçe’nin mücadelesidir. Maça çıkmadan önce mahkeme koridorlarından gelecek haberleri beklemek zorunda kalan futbolcularımızın, Aykut Hocamızın, kazandıkları kupayı mahkeme salonuna götürmek zorunda bırakılan voleybolcularımızın ve 12 Mayıs’ta, ülkemizin varlığına kasteden bir terör örgütünün devlet içine sızmış militanlarına karşı canı pahasına direnen büyük Fenerbahçe taraftarının mücadelesidir.
Özellikle 3 Temmuz sonrasında Fenerbahçe’yi itilmek istendiği uçurumun eşiğinden döndüren hocamız Aykut Kocaman’a; kaptanlarımız Alex de Souza, Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu şahsında o dönemin tüm sporcu evlatlarımıza; kulübümüzün o dönem Asbaşkanı olan önceki başkanımız Sayın Ali Koç’a ve bu büyük direnişe omuz veren herkese bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. O karanlık dönemde baskıya rağmen hakikatin ve haklının yanında durmayı tercih eden bir avuç şerefli gazeteciye, büyük cesaret ve fedakârlıkla mücadele eden efsanelerimiz rahmetli Ogün Altıparmak ile Rıdvan Dilmen’e de ayrıca teşekkür etmek isterim. Tarih, zor zamanlarda sessiz kalmayı değil, dik durmayı seçenleri hatırlayacaktır.
Mazisi şan ve şerefle dolu Fenerbahçemizin 2010-2011 sezonunda alın teriyle kazanılmış şampiyonluğu, tarihimizin kocaman gururudur. 2010-2011 şampiyonluğumuz özeldir ve daima çok özel kalacaktır.
Geçtiğimiz 15 yıl boyunca Fenerbahçe; yöneticileriyle, sporcularıyla, çalışanlarıyla ve milyonlarca taraftarıyla stadyumlarda, sokaklarda ve adliye koridorlarında büyük bir mücadele verdi. Önceki Başkanlarımızdan Sayın Ali Koç’un da isabetle ifade ettiği gibi, organize kötülüğün farklı yüzleriyle tanıştık. Her geçen sezon kumpasın değişen yöntemleriyle karşı karşıya kaldık. Ancak Fenerbahçe hiçbir zaman zulme boyun eğmez, hiçbir bedbahta teslim olmaz. Biz birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece karşımızda durabilecek hiçbir güç yoktur.
Bugün 3 Temmuz mücadelesi, tamamlanmayı bekleyen büyük bir zaferdir. Bu kumpası planlayanlar ve uygulayanlar ya cezaevindedir ya da firar ettikleri yerlerde sığınmacı bir hayat sürmektedir. Kulübümüzün uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin hukuki süreçler ise kararlılıkla devam etmekte; son 15 yılda görev yapan tüm yönetimler tarafından büyük bir titizlikle takip edilmektedir.
Bu vesileyle, Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a, değerli kardeşim ��lhan Ekşioğlu’na, çocukluk kahramanım Cemil Turan’a, Tamer Yelkovan’a ve bu zorlu süreçte büyük fedakârlık gösteren ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Sayın Başkan Aziz Yıldırım, Silivri’de süren yargılamalarda “Ne şikesi, memleket elden gidiyor” derken, terör örgütünün yarattığı tehlike potansiyelini açıkça tespit etmiş; kulübümüze yönelen saldırının esasen ülkemize yönelik hain planların bir parçası olduğunu ortaya koymuştur. Bu kumpas, örgütün yargı kanadının diğer eylemlerinden ayrı okunamaz. Bu kumpası terör örgütünün bir eylemi olmaktan farklı bir bağlama çekenler, örgütün suçlarına ortaktır.
Fenerbahçe, 15 yıldır olduğu gibi bugün de haklı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir, vazgecersek kimlerin bizlere hakkını helal etmeyeceğini çok iyi bilmekteyiz. Canımız Fenerbahçemize kurulan kumpas için adalet yerini bulana kadar yürüyüşümüz kararlılıkla devam edecektir.
Fetulllahçı Terör Örgütü tarafından organize edildiği mahkeme kararlarıyla da tescillenmiş olan 3 Temmuz'un üstünden 15 sene geçti. Fotoğraftaki boynu atkılı şahıs dönemin komiseri Lokman Yanık'tır. Kumpas sürecini başlatan polis raporunu o yazmıştır. Yanındaki deri ceketli de Galatasaray tribün lideri.
Lokman Yanık 161 sene ceza aldı. Hâlen hapistedir. Ancak 3 Temmuz'la beraber önü açılan kulüp, hâlâ o kumpasın sefasını sürmektedir. Lokman Yanık gibileri hapse atmak yetmez. Bu işin ekmeğini yiyenlere de dur demek lazım.
Sürekli Şerif, Nene, Archie çöpledi Aziz Yıldırım ve yönetimi. Yetmedi güdümlü medyaları ve finalde İsmail Kartal'a boklattılar.
Sebep: hepsine iyi teklifler var ve satmak istiyorlar! Ceplerinden para harcamak istemiyor hiç biri, başta da Aziz Yıldırım!
Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli,
- Biriniz 72, diğeriniz 78 yaşındasınız, iktidardasınız.
- Niçin sizi TV de her gördüğümde yüzünüz öfkeden gerilmiş, kararmış, sürekli tehditler, aşağılamalar, hakaretler içeren bir dil kullanıyorsunuz? Niye hep bağırarak konuşuyorsunuz?
- Niçin sizi kafasını gözünü yarmadan bir türkü, bir şarkı söylerken, bir çalgı aleti çalarken, halay çekerken, zeybek oynarken görmüyoruz?
- Niye hiç keyif dolu bir kahkaha atmıyorsunuz?
- Niye hiçbir sanat eserini sanat açısından yorumlarken veya operada, balede, tiyatroda, sinemada yoksunuz?
- Niye bisiklete binerken, evinizde bir aleti tamir ederken tek fotoğrafınız yok?
- Niye sizi torunlarınıza ya da başka çocuklara masal anlatırken hiç görmedik?
- Niçin kucağınızda mutlu hayvanları samimiyetle sever okşarken bir fotoğraf veya videonuz yok? (Attan düşmek ve güvercinleri şemsiyeyle dürtmek sayılmıyor)
- Niye bir kitaba dalmış gitmiş, kendini bir müziğe kaptırmış, duygulanmış tek resminiz yok?
- Topu topu 57 yıl yaşamış Atatürk’ün onca mücadeleye rağmen kalan zamanda güzel bir sesle türkü söylerken, zeybek oynarken, dans ederken, yüzerken, kürek çekerken, salıncakta sallanırken, çocukları severken, öğretirken sayısız video ve fotoğrafı var. Bunlar günah ya da ayıp mıdır?
- Atayı hiçbir kaydında küfürlü konuşurken görmedim. Yazılarında da yok. O sadece uyarır ve sözü dinlenmezse de söylediklerini yerine getirir o kadar. İsterse karşısında ordular, zengin ve güçlü milletler ittifakı olsun.
Bu kadar öfke ve gerginlik yetti artık, billahi yetti. TV lerde sizi göreceğim diye neredeyse haber izlemeyi bırakacağım.