31 Aralık itibariylen 1395.'sini Kutladığımız Mekke'nin fethinin seneyi devriyesinde bütün müslüman aleminin Kudüs başta olmak üzere şuan kuşatma altında olan İslam beldelerinin ve Müslüman halklarının Kurtuluşunu ve İslam sancağı olması temenisiylen.
Mekke fethi kutlu olsun.
'Herkes evinin önünü süpürürse , bütün şehir temiz kalır'
Konfüçyus
Şanlıurfa’da kar yağmasıyla bir çok kurum sınıfta kalırken bir köy muhtarı köy yollarını kendi traktörü ile temizliyor.
Bu muhtarımızı imkanları içindeki azmi ile tebrik etmek gerekir.
Tebrikler 👏👏
Yeşilay Şanlıurfa İlçe Temsilcileri ile online toplantı gerçekleştirilmiştir Bağımsızlık Seferberliği kapsamında gerçekleştirilecek ziyaretler ve projeler hakkında istişare edilmiştir
Daha sağlıklı ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz
Vatanımız inşallah ebediyen var olacak, ay yıldızlı bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak.
Vatan toprağını kanıyla sulayan, ay yıldızlı bayrağımızı al kanıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak.
İl başkanımız Sn.Mehmet İlhami Günbegi’ni temsilen Eyyübiye Belediyemizin düzenlemiş olduğu millet sahnesi programına katıldık.
Grup Tillo ilahi dinletisi için Eyyübiye Belediye başkanımız Sn.Mehmet Kuş’a teşekkür ederiz.
@abuyukgumus@milhamigunbegi@mehmetkusnet
Bizim idealimizdeki gençlik; sahteyle hakikiyi ayırt eden, ufku ve vicdanıyla zamana yön veren, her şart altında kendisi olmayı başarabilen öz güven sahibi bir gençliktir.
Bu gençlik; sokakları ateşe veren, ağzı ve ahlakı bozuk değil, duruşuyla edep timsali olan bir gençliktir.
Bu gençliğin neşvünema bulması, serpilmesi, güçlenmesi için son 23 yıldır büyük bir gayretle çalışıyoruz.
Anaokulundan üniversiteye bu ülkenin evlatlarının bilgiyle donanması, ruh köklerinden kopmaması, kim olduğunu unutmaması, taşıdığı potansiyelin farkına varması için çaba harcıyoruz.
Bilhassa yükseköğrenim kurumlarımızı ve üniversite öğrencilerimizi daha geniş imkânlarla buluşturmak için yurt, burs ve kredi hizmetlerimizi her geçen gün geliştiriyoruz.
Akademik kadrosundan barınmaya, teknolojik altyapısından müfredat içeriğine kadar her alanda üniversitelerimizi ve öğrencilerimizi çağın imkânlarıyla buluşturma noktasında elimizden gelen ne varsa yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan: Nevruz Bayramı’nı Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında her yıl ortaklaşa kutlamanın zamanının geldiği kanaatindeyiz.
Mayıs ayında Macaristan’da yapacağımız zirvemizde Nevruz Bayramı’nın Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü olarak kutlanmasını teklif edeceğiz.
@RTErdogan@Akparti
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Yüz binlerce gencin hakkının yendiği diploma sahtekârlığı dâhil ortaya bir sürü pislik saçılıyor…
Sağdan soldan balya balya paralar fışkırıyor…
Yüz milyarlarca liralık korkunç bir vurgundan bahsediliyor…
Ama CHP Genel Başkanı ve şürekâsı bunların hiçbirine cevap veremiyor.
Milletin huzuruna çıkıp “sahtekârlık yoktur, hırsızlık yoktur; yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikâp, iltimas yoktur” diyemiyorlar.
“Ne biz ne de arkadaşlarımız harama el uzatmadı” diyemiyorlar.
Kendi belediye başkanlarına, kendi belediye yöneticilerine; beraber iş yaptıkları, yıllarca birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarına kefil olamıyorlar.
Aslanlar gibi çıkıp iddialara cevaplar vermek yerine bize saldırarak, Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun muhterem Genel Başkanı’na edepsizlik ederek, sokakları karıştırarak, gençlerin arkasına saklanarak, marjinal sol örgütleri öne sürerek yavuz hırsız misali suç bastırmaya çalışıyorlar.
CHP Genel Başkanı’na soruyorum:
Sayın Özel, neden korkuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz; bu telaş, bu panik havası, bu saldırganlık niye?
Daha düne kadar “şaibe yok” diyordunuz.
Daha düne kadar şeffaflıktan, dürüstlükten dem vuruyordunuz.
Ne oldu da birden etekleriniz tutuştu?
Ne oldu da dizleriniz titremeye başladı?
Şimdi kimi tasfiye edecek, kimi sırtından hançerleyeceksiniz?
Alengirli yollarla şimdi kimin ayağını kaydıracaksınız?
CHP’ye çökmüş bir avuç paragözün asırlık partiyi parmağında oynatması, “Gazi’nin emaneti” diyerek CHP’ye oy veren insanlarımızı da üzüyor.
Emin olun, samimi CHP’li vatandaşlarımız da İSKİ skandalından 32 yıl sonra aynı rezilliklere tekrar şahit olmayı içlerine sindiremiyor.
Önce Suriye’de eski rejim artıklarının çıkardığı olayları bahaneyle mezhepçilik fitnesini alevlendirmek istediler.
Alevi canlarımızı kışkırtarak kardeşliğimize pusu kurmaya kalktılar.
Muvaffak olamayınca bir yolsuzluk operasyonu üzerinden milletimizi provoke etmeye kalkıştılar.
4 gündür milletin huzurunu kaçırma, insanlarımızı kutuplaştırma adına ne varsa hepsini yapıyorlar.
Önlerine gelene hakaret etmekten sadece görevini yapan polislerimize saldırmaya…
Yolsuzluk ihbarlarını araştıran yargı mensuplarına gözdağı vermekten sokak terörüyle millî iradeyi baskı altına almaya kadar ne ararsan her şey bunlarda var.
Bugün basın-yayın kuruluşlarını da alenen tehdit ederek nasıl bir ruh halinde olduklarını ifşa ettiler.
İstanbul başta olmak üzere şehirlerimizde bir gerilim ve kargaşa atmosferi oluşturmak için her yolu deniyorlar.
Gelinen noktada şunu çok net görebiliyoruz:
Mevcut yönetim altında CHP, seçmenlerinin taleplerini Meclise taşıyan bir parti değil, gözünü para bürümüş bir avuç belediye soyguncusunu aklayan bir aparata dönüşmüştür.
Belediyelerden nemalanan çıkar şebekeleri, CHP’yi boğazına kadar kire, pasa, çamura, yolsuzluğa, hukuksuzluğa bulaştırmış durumdadır.
Lafa her başladıklarında Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünenler, sırf ağababalarına diyet borçlarını ödemek adına Gazi’nin partisini hırsızların emrine vermiştir.
Unutmadık, Unutmayacağız 🥀
6 Şubat 2023 Tarihinde 11 İlimizde meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun 🤲
Türk bayrağına,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’a ve manevi değerlerimize hakaret eden terör devleti, soykırımcı,katil ve zalim İsrail’in kendini ve haddini bilmez dışişleri bakanını lanetliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın gidişine umudunu bağlayan İsrail dışişleri bakanı,umduğuna hiçbir zaman nail olamayacak; ama ümitsizlik denizinde boğulacaktır.
Bilinmeli ki Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’a saldıranlar, bir bir gittiler.
Son soykırımcı Netanyahu, kabinesi ve dışişleri bakanı da bir bir gidecekler.
Allah’ın izni ve yardımıyla, bugüne kadar nice saldırıyı, nice tuzağı ve nice badireyi atlatan Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan, bundan sonra da yoluna daha güçlü devam edecektir.
Israel Katz’ın, Dışişleri Bakanlığı yapmak yerine, ülkemizi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı kendi hezeyanlarına sürekli konu etmesi tam bir hastalık halidir.
Kabinedeki varlığı, iftira ve yalan kusma saplantısından ibaret olan bu şahıs soykırımcı Netanyahu Hükümeti’nin hadsizlik ve arsızlık abidesidir.
İsrail’in NAZİ kafalı Dışişleri Bakanı Katz’ın Devletimizi ve Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklaması bir soykırımcı katilin hezeyanıdır.
Soykırımcı hükümetin Dışişleri Bakanı olan Katz, demokrasi ve özgür dünya adına konuşabilecek son kişi bile değildir.
Cumhurbaşkanımızın izlediği Filistin politikası, özgür dünyanın gerçek iradesidir. Özgür dünyanın gür sesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Nazilerin ve katillerin sesi ise Netanyahu ve Katz gibilerdir.
Netanyahu hükümeti, işledikleri soykırım suçları nedeniyle er ya da geç yargılanacaktır.
Tüm barbarlığınıza, katliamlarınıza ve uyguladığınız soykırıma karşı durarak;
hakkın, hakikatin ve insanlık onurunun sesi olan Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye korkusu size yeter!