@Skilicdaroglu Almadığınız ah, almadığınız beddua, duymadığınız hakaret kalmadı. Hala bu ne pişkinlik anlamıyorum. Hiç mi Allah korkunuz yok içinizde..
TANJU ÖZCAN:
Bana ve arkadaşlarıma iftira atan “ÜÇ HARFLİ MARKETLERİ” Türk milletine şikâyet ediyor ve bu marketlere karşı “BOYKOT” çağrısında bulunuyorum.
Amerika-İsrail-İran savaşından araya kaynamasın.
— Bugün gözaltına alınan Tanju Özcan ve arkadaşlarının özel talebidir.
Kendilerini ihbar ve şikayet edip gözaltına alınmalarına sebep olan 3 harfli marketlerden alışveriş yapmayalım.
500’den fazla öğrenciye burs veren Tanju Özcan ve arkadaşlarının irtikap suçuyla gözaltına alınmaları hukuka aykırıdır.
3 HARFLİ MARKETLERİ BOYKOT EDELİM!
İlk defa canlı izledim. Bu toplum bu herifi milyoner yaptı, 50 milyonluk son model arabalarda gezdiriyor! Çoğu Playback, kendi şarkısını dahi söyleyemiyor. Her tarafından vasatlık ve varoşluk akıyor! Bunu gösterip sonra Erol Evgin'i çıkardılar.
ÜÇ BABA, ÜÇ KIZ VE ELA RÜMEYSA CEBECİ
Bazı sorular vardır, yüksek sesle sorulmaz. İnsanın içine düşer, orada büyür, geceyle birlikte ağırlaşır. Hele bir de insanın kızı varsa… O sorular cevap istemez; vicdan ister.
Sadettin Saran.
Serdar Bilgili.
Okan Bayülgen.
Üç isim. Üç hayat. Üçü de bu ülkenin "başarılı erkek" hikayeleri arasında anılır. Parayla, güçle, tanınırlıkla çevrili bir dünyanın içinden konuşurlar hayata. Ve üçünün de ortak bir sessiz gerçeği vardır, kızları.
İnsanın kız sahibi olması, dünyaya bakışını değiştirir. Bir gün, hiç kimseye söylemeden, pencere kenarında durup şunu düşünür, "Birileri ona nasıl bakacak?" İşte o an, hayatın bütün lafları susar.
Şimdi hayali bir sahne kuralım. Bir baba, akşam evine gelir. Evin ışığı loştur. Masanın üzerinde bir telefon durur. Kızının telefonu. Ekranda bir mesaj yanıp sönüyordur.
"Güzel g…lüm."
O anda zaman durur. O mesajı atan adamın yaşı kaçtır?
Hayatı ne kadar eskimiştir? O kelimeleri yazarken, karşısındaki genç ruhun ağırlığını hiç düşünmüş müdür?
Bir baba bu soruları sormaz mı?
Peki ya kızının kendisinden 25 yaş büyük bir adamla birlikte olduğunu öğrendiğinde? "Tercih" mi der? "Hayat" mı der? Yoksa içinden, kimseye itiraf edemediği bir öfke mi yükselir?
Sadettin Saran'ın kızı için…
Serdar Bilgili'nin kızı için…
Okan Bayülgen'in kızı için…
Bu soruların cevabı bellidir. Çünkü baba olmak, teorik bir duygu değildir. İçgüdüseldir. İlkel ve güçlüdür. Kendi kızın söz konusu olduğunda hiçbir felsefe, hiçbir "iki yetişkin" argümanı yeterli olmaz.
Ama konu başkasının kızı olunca, kelimeler yumuşar. "Özel hayat" denir. "Magazin" denir. "Büyütmeyelim" denir. İşte edebiyat tam da burada başlar. Çünkü bu bir çelişkinin hikayesidir.
Ela Rümeysa Cebeci bu hikayede bir semboldür.
Bir kız. Genç. Kendine yol arayan. Belki eksik kalan bir güvenin, belki erken büyümüş bir yalnızlığın içinde yönünü şaşıran ve belki de bir açam uğruna babası yaşında adamlarla birlikte olmak zorunda kalan...
Onu didiklemek kolaydır. Onu konuşmak kolaydır. Ama onunla yan yana duran, yaşıyla, deneyimiyle, gücüyle o dengeyi baştan bozan erkekleri sorgulamak zordur. Çünkü o zaman insan aynaya bakmak zorunda kalır.
Romanlarda hep böyle olur. Genç bir karakter vardır, hayatın büyük adamları onun etrafında dolaşır. Kimse büyük adamlara "neden?" diye sormaz. Herkes genç karaktere bakar. Onun adımları sayılır, hataları büyütülür, suskunluğu bile suç sayılır.
Oysa bir baba, "bir kızın bazı seçimleri, onun ne kadar özgür olduğundan çok, ne kadar yalnız kaldığını" anlattığını bilir.
Ela Rümeysa Cebeci, "Benim kızım olsaydı ne hissederdim?"
Bu sorunun cevabı içimizi acıtıyorsa, mesele Ela Rümeysa Cebeci değildir. Mesele, gücün ahlakı nasıl eğip büktüğüdür. Mesele, bazı erkeklerin kendi kızları için istemeyeceği şeyleri, başkasının kızı için normal görmesidir.
Ve belki de en acısı, "toplum, bir kızın adını kolayca yazar. Ama o kızın yerine kendini koymayı hep erteler."
Kızları olan erkeklere…
Kendisinden 25 yaş küçük kızı yaşında birisine, "Güzel G...lüm" diyen ve uyuşturucu muhabbeti yapanlara yönelik sessizliğe…
Ve toplumun, güçlü olanın yanına geçip "baba" kelimesini unutmasına…
Konuşulmayan ve en çok can yakan yer, işte tam da burasıdır.
Uyuşturucu operasyonunda evinde yapılan aramada madde el geçirilen Mümine Senna Yıldız'ın aslında TRT personeli.
Sözleşmeli olarak Eylül 2023’ten bu yana kanalın herhangi bir biriminde 2 günden fazla gören olmamış.
TRT yorucu gelmiş olacak ki kendisi “geçici görevlendirme”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na geçiyor.
Dün TRT Haber’de canlı yayına yansıyan bu görüntüleri bir de bu gözle izleyin.
Sera Kadıgil bu gün mecliste, başta Yusuf Tekin olmak üzere tüm Akp iktidarının canına okudu...
"Sn iktidar vekilleri siz burada, emeğiyle alınteriyle çalışarak yaşayan milyonların değil, onların sırtından zengin olan sırtlanları temsilen bulunuyorsunuz"
Dün gece sordum, bu sabah tekrar soruyorum:
“Suça karışmamış PKK’lı” ne demek?
PKK’lı olmak, başlı başına suça karışmak için yeterli bir ön şart değil midir?
Kendisini milliyetçi olarak lanse eden bir grup, PKK terör örgütünü adeta Kanarya Severler Derneği gibi göstermeye çalışıyor.
Türk milletinin sabrını zorlamayın!
Soldaki Ayberk Ünlü. Saraçhane’de Türk Bayrağı salladıktan sonra gözaltına alınıp tutuklandı. Derslerinden geri kaldı.
Sa��daki Diyarbakır’daki göstericiler. Polisin önünde Öcalan posteri açmasına rağmen gözaltına dahi alınmadılar.
Bu tweeti “Türkiye hukuk devletidir” diyenlerin yüzüne yüzüne çarpın!
@gulbinhanim @etkiIihaber Ya hakikaten .. semaverdeki çayın tadı bir başka olurdu. Elektrikli semaverimiz vardı babam arada onunla bize çay demlerdi .. Elektrikli bakın☺️ şimdiki çay makinelerinin daha lüksü bence.. şimdi memleketteki evimizde dekor olarak duruyor.
Hakaret davaları bitti şimdi de soğuk davrandı mı başladı.🧐
Anlayanlar anlatsın!!...
Ben anlamadım.
Soğuk davranma gerekçesi ne demek?
Elin kişisine
sıcak ve cıvık davranmak zorunda mı?
Bu nasıl bir gerekçedir🤬
karakterli, saygın duruşa sahip #İLKİN 'mizin yanındayım 💙
Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Melih Karakaya, Belediyenin AKP'ye geçmesinin ardından makam odasına astığı Atatürk tablosunu alıp “Ben Beykoz halkına ihanet edemem” diyerek görevinden istifa etti.
@ferhatmurat Çok salak bir paylaşım..eşimle ve oğlumla tatildeyim.. mal bulmuş gibi atlama iblis…arkadan fotoya da gerek yok yüzlerce kişiyle foto çektirdim orada..biz gizlice pudra çeken,”çok yaşa reis” diyenlerden değiliz!!!