Yaşayamadım... Sen yokken nefret ettim herşeyden.
Uyuyamadım... Geceler kör kabuslar görmeden.
Uyanamdım... Bu hayat sensiz hiç çekilmez.
Beceremedim... müptelası olduk ARMANIN!
Hayat bazen elimizdekileri aldı, bazen bizi sabahı uzak gecelerin eşiğinde bıraktı.
Ama ne zaman arkamızı dönsek; sarısıyla, lacivertiyle dimdik duran Ankaragücü hep oradaydı.
Agah Orhan ve Şükrü Abbas’tan bugüne isimleri saymakla bitmez, bu arma için ter döken, vatan uğruna şehit düşen, bu arma uğruna kilometrelerce yol tepen, son nefesi verir gibi haykıran, emek veren, üreten ve her şeyden vazgeçip bu takımdan bir an olsun vazgeçmeyen tüm canlara selam olsun!
İmalat-ı Harbiye var olsun!
Uzun emekler neticesinde ortaya çıkan filmimiz şimdi yayında. Bu koca tarihi 10 dakikaya sığdırmak imkansız ama umarım beğenirsiniz;
https://t.co/0LvztQFHbS
6222 neden var?
Ev sahibi tribününe rakip takım formasıyla girilmesi suç bu kural herkese eşit uygulanmalı. Samsun’da dost takım armasını bile didik didik arayıp içeri almıyorsunuz; İstanbul takımlarına gelince neden aynı hassasiyet gösterilmiyor?
“Çocuk” ve “kadın” üzerinden holiganlık yapıp arkasına saklanıyorsunuz. Hangi şehirde yaşıyorsan, o şehrin takımını destekle. Desteklemiyorsan da yerin deplasman tribünü. “çocuk takımını görsün” diyerek forma giydirip insanların sinir uçlarına dokunup sonra sebep olduğunuz mağduriyet üzerinden algı yaratmayın.
Çok enteresan, ev sahibi takımın tribününe deplasman takımı formasıyla giren çocuk taraftarı savunuyor tüm İstanbul taraftarlar. Deplasman tribünü ne için var?