Önemli şeyleri 2020'de kaybettik, sonra hayatımda bir şey değişmedi sanıyorsun. Üç yıl önceki fotoğraflar çıkıyor bilgisayarda karşına. Bugünkü hayatınla kıyaslıyorsun.
O gittiğin kafe kapanmış. O sevdiğin kişi bu dünyadan göçmüş. O kişi o evden taşınmış. O yayınevi kitap yayınlamayı bırakmış. O çarşıdaki o ağacı kesmişler. Renkler solmuş. Eşyalar eskimiş. Bir şeyleri geri getirmeyi, yenilemeyi bırakmışsın.
2019'da ne kadar zenginmişiz, ne kadar kalabalık, ne kadar mutluymuşuz, ne kadar güzel bir dünyada yaşıyormuşuz ki; hala ve ısrarla bir şeyleri kaybedebiliyoruz.
Aşkın enerji veren gücü biyolojik olarak da desteklendi:
Sevgilisini düşünenlerin kan şekeri, açlık anındaki doğal düşüşün aksine yüksek seviyesini koruyor ve geçici bir enerji artışı sağlıyor.
“İslam vahyini ve tarih boyunca geliştirilen büyük yorumlarını dikkate aldığımızda varlıkla sahih bağ kurmanın üç temel ölçütü vardır. Birincisi, tevhid ilkesidir. İkincisi, nübüvvet ilkesidir. Üçüncüsü, ahiret inancıdır.” (Ömer Türker, Varlık Yurduna Tutunmak)
ürdün vlog izliyordum adam Lut gölüne girdi ya, acaba girmek sakıncalı değil mi diye düşündürttü de bence mekanların enerjisi var ya hayır geleceğini sanmıyorum