Türkiye’yi perişan eden Gülen Cemaati’ne inanıp yanılmak sorun değil.. Haluk Levent hakkında iki cümle kuran savcılığa ifadeye.. “Nasıl kefil oldunuz” diye sorguya.. Öyle mi!!!
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
A los argentinos cuando Maradona metió un gol con la mano no les pareció sospechoso. Cuando los argentinos le dieron agua con somníferos a Brasil no les pareció raro. Cuando su dictadura robó el mundial de 1978 todo estaba bien. Los 5 penaltis en 7 partidos de Qatar tampoco les pareció sospechoso. No les pareció sospechoso robarle a Egipto o a Suiza. Pero perder una final en la que tiraron 0 veces en 120 minutos les esta pareciendo un robo y todo muy conspiranoico. Te tienes que reír 😆
Akkuyu Nükleer Santrali ne kadar yerli, ne kadar milli?
Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin yönetim kurulundaki⬇️
🔵Rus üye sayısı: 4
🔵Fransız üye sayısı: 1
🔴Peki Türk üye sayısı kaç? SIFIR ❗️
Türkiye’nin Akkuyu’daki ortaklık payı ne kadar: yüzde SIFIR ❗️
Yani Akkuyu Nükleer Santrali’nin %100’ü Rusya’ya ait!
Peki bu santral nerede? Moskova’da mı
Hayır!
Türkiye’de, Mersin’de!
Bu ticaretin adı⬇️
Türkiye’nin içindeki bir nükleer santralden 100 yıl boyunca İthalat yapmaktır!
Ülkemize dayatılan siyasi gündem arasında haberiniz olmadı belki ama Fethiye’de ormanlarımız yanıyor!
Ne yangın uçağı tartışması var, ne ihmal, ne de tedbir!
Ne güzel yönetiyorlar gündemi değil mi?
Ümit Özdağ: (S400’lerin satılacağı iddiası hk.)
• Bu Rahip Brunson’ın verilmesi gibi bir hadise.
• S400’lerin BAE’ye satılması gündemde. Hani şu 15 Temmuz’da FETÖ’yü destekleyen, İsrail’in en güçlü müttefiki, Libya’da Türk askeri üslerine saldırdığı ifade edilen ülke…
• Yunanistan da S400 kullanıyor. Yunanistan’ın S400 kullanması, NATO uyumundan bahsedilmiyor ama Türkiye S400 kullanınca NATO’ya uyumdan bahsediliyor.
Bunlar biliniyor mu?
22 Temmuz 1920.
-Sevr Antlaşması için Padişah Vahdettin Saltanat Şurası’nı toplar.
-Em.General Rıza Paşa dışında, toplantıya katılan herkes Sevr Antlaşmasını kabul eder.
-3 kişilik Osmanlı Heyeti, Paris’in Sevr semtinde Osmanlı Devleti adına Sevr Antlaşması’nı imzalar.
-Ankara’da M. Kemal Paşa’nın başkanı olduğu TBMM 19 Ağustos 1920’de toplanır. Sevr’i kabul etmez. Sevr’i onaylayan ve imzalayanları vatan haini ilan eder.
-Bir avuç Çılgın Türk, İstiklal Savaşı’nı zaferle sonuçlandırır. Ve muhteşem bir diplomatik zaferle, Sevr’i yırtıp çöpe atarlar, yerine Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasını sağlarlar.
-Şimdi bu vatanda yaşıyor, bu mavi gök bizim diyorsak, bütün bunları o kahramanlara borçluyuz.
-Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı, silah arkadaşlarını ve vatandan başka sevgili tanımayan o kuşağı saygı ve minnetle anıyorum.
#sevr #atatürk #lozan
Ümit Özdağ, ölmeden görmek istediği şeyleri sıraladı:
• İstanbul Havalimanı’nın tekrar Atatürk Havalimanı olduğunu.
• Kuleli Lisesi’nin açıldığını.
• Deniz Kisesi’nin açıldığını.
• GATA’nın açıldığını.
• Suriyeli ve Afganların döndüğünü.
• Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulduğunu.
• Öğrencilerin tek kişilik odalarda kaldığını.
• Bursla zorlanmadan 1 ayı geçirebildiklerini.
• Tiyatro ve sinemaya gidebildiklerini.
Dünya Kupası'nda en çok rezil olan da Türkiye oldu. Bakmayın çabuk gündemden düşmüş olsa da yaşanan rezaletin boyutu inanılmaz. Önce abartılı törenler sonra parti propagandası ve nihayetinde çöküş. Fakat çöküş yine sansür nedeniyle tartışılamadı tıpkı ülkenin durumu gibi
Salah'ın Menajeri Ramy Abbas Hakkında
Abbas klasik bir menajer değil. Genelde sadece Salah ile çalışıyor. Salah'ı tek başına yöneten bir hukukçu, finansçı, menajer gibi. İmaj hakları, hukuki boyutlar vs. sadece Salah'a odaklanır. Ve aralarında danışıklı dövüş olur.
Klasik menajerler gibi Salah oyuncusu değil bir markası/şirketi özetle. O yüzden Trossard sürecinden biraz farklı.
Haberlerini tararken şunu farkettim; Abbas bir kötü polis. Salah'ın imajını korur, Salah hep olumludur, hep iyidir, Abbas kötüdür ama işi bitiren de odur. Burada çok örnek var.
- Mısır Futbol Federasyonu, Salah'ın bir fotosunu paylaşıyor, fotoda Salah'ın sponsorunun rakip firması var mesela. Onla ilgili bir yangın kopartıyor. Hukuki süreç vs. İstifalar bile gündeme geliyor. Salah'tan açıklama yok mesela.
- Çeçenistan'da bir seçim oluyor, aday Salah'ı siyasi propagandaya dönüştürüyor, anında olaya dahil oluyor gibi.
- Klopp zamanı sözleşme yenileme işi var. Salah medyada 'devam, farketmez, sözleşme önemli değil' vs diyor ama Abbas hep daha fazlası için bastırdı kulübe. Hatta Klopp 'Top Salah'ta o isterse olur' dedi. Abbas da çıkıp gülme emojileriyle cevap verdi. Ama sonucunda Salah kulüp tarihinin en büyük sözleşmelerinden birini almıştı. ( Görsel 2 )
- Daha çok var. Ne bileyim Afrika Uluslar Kupasında sakatlanınca Liverpool efsanesi Callagher bir şeyler söylüyor, Abbas çıkıp 'isimlerinizi aldım olm sizin' tadında açıklama yapıyor. Meşhur Fiorentina krizi var mesela.
Salah yayınları yaparken menajerinin biraz garip bir adam olduğundan bahsetmiştim ama her şey iyi giderken bunu anlatmanın faydası olacağını düşünmüyordum.
Ortada danışıklı dövüş var. Çok fazla ikili oynamazlar, fiyat yükseltme için klasik menajer işleri yapıp birkaç kulübü kırdırmıyorlar genelde. Yani X takımına gitmek istiyor ama Y takımını kullanayım demez, genelde olmamış. Ancak sözleşme imzalayacağı veya transfer olacağı takıma biraz eziyet çektirirler.
Velhasıl kelam sosyal medyadaki bazı 'bitti' haberleri ekmeğine yağ bal reçel sürmüş, o da sonuna kadar kullanıyor. Salah devreye girer muhabbeti Trossard gibi işlemeyebilir.
Salah'ı bir marka olarak yönettiği için bir algı durumu da var.
Gerçekten ya üç beş kopartmaya çalışıyor köşeye sıkıştırarak ya da Salah araya girdi durumu düzeltti algı tiyatrosunu dizayn edip puan kazandıracak oyuncuya.
Sosyal medyadaki tweetleri falan salaklıktan değil, manipülasyonu iyi bir silah olarak kullanıyor.
¡ESCÁNDALO EN TURQUÍA! 🚨🇹🇷
Un gol de Fernando Muslera está siendo investigado en medio del presunto caso de amaño de partidos que sacude al fútbol turco.
⚽️ Todo apunta al penal que convirtió el arquero uruguayo en la victoria 3-0 del Galatasaray sobre Kayserispor, el 18 de mayo de 2025.
🤝 Según las acusaciones, ese penal habría sido pactado para beneficiar una apuesta con una cuota de 130.00, aprovechando que era el guardameta quien ejecutaría el lanzamiento.
💰 La investigación también señala que Maruf Güneş, vicepresidente del Galatasaray, habría apostado 5 millones de euros al gol de Muslera y utilizado las supuestas ganancias para ayudar a financiar el fichaje de Victor Osimhen.
👀 El caso continúa bajo investigación y promete sacudir aún más al fútbol de Turquía.