MHP’li Yaşar Yıldırım: “Şehit, gazi seviciliğine başladılar.” dedi.
Çok talihsiz açıklamalar. Çok talihsiz bir üslup.
Ayrıca Yaşar Yıldırım'ın "silah bırakma yasası" yerine ısrarla "PROJE" demesi büyük bir tartışma başlatır.
Kamuoyuna; örgütün silah bırakması olarak anlatılan yasa, size göre PROJE ise o zaman bu KİMİN PROJESİ?
@AvAliDvrmAn Bomboş bir 8 dakika.
O zaman insana sorarlar madem vekiller kendi iradesi ile HAYIR dediler. Neden bu kanunu AYM'ye taşımıyorlar ?
Ben buradan şunu anlıyorum parti evet diyecekmiş fakat tepkileri azaltmak için hayır oyu kullandılar.
Cem Seymen’den harika bir Özgür Özel analizi.
*Özgür Özel o kadar çalıştı, o kadar yoruldu, o kadar mücadele etti ki
*Özgür Özel, bana göre bir demokrasi kahramanı, o çok iyi bir dost ve bu güne kadar dostlarını hiç satmadı
*İktidar muhalefet seçmeninin homojen olmadığını çok iyi biliyor
*Bir tarafta seküler-ulusalcı ve milliyetçiler, diğer tarafta Kürt seçmenin talepleri ve sosyal demokrat kitle var
*Özgür Özel’in attığı her adım, kurduğu her cümle, iktidar aktörleri tarafından muhafazakar milliyetçi taban ya da seküler ulusalcı kitleye “Özel’e bakın kiminle hareket ediyor?” algısını pekiştirilmeye çalışır
*Yıllardır böyle. Artık her numarayı ezberledik.
*Özel’in stratejisi, Akp’nin bu hamlelerine karşı Kılıçdaroğlu gibi korkakça yaklaşmak yerine tüm siyasi riskleri bizzat üstlenmek üzerine kurulu
*Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi geniş kitlelerden oy alma potansiyeli olan isimleri tartışmaların dışında tutarak kendisini tam hedefe oturtuyor
*Bazıları Özgür Bey’in son kararını ‘Erdoğan’ın çizdiği oyuna gelmek ve seçmeni küstürmek’ olarak görse de
*Bu destek kararını Akp’nin iklimini kırmak, tabuyu yıkmak ve büyük iktidar yürüyüşü için cesur bir liderlik gösterisi olarak okumak mümkündür. Ne dersiniz?
*Akp’nin ne istediği çok net, kendisini oy vermeyen muhalif seçmende “Acaba kandırılıyor muyuz?” şüphesini sürekli canlı tutmak istiyor
*Özgür Özel’in kendi partisindeki ulusalcı-milliyetçi kanatla karşı karşıya gelmesi, iktidar için doğrudan “böl ve yönet” başarısı demek
*Bu hamlenin tutacak mı ?
Özgür Özel’in seçmenine “şartlı ve denetimli destek”in ne anlama geldiğini net bir şekilde anlatıp ikna edebilmesi gerekiyor
*Akp şu anda çok memnun. Çünkü Özgür Özel’e karşı “Bu da aynıymış” tepkisi oluşmaya başladı
*Saray, muhalefetin kırılgan noktalarına basarak herkesi birbirine düşürmeye çalışıyor
*Özgür Özel ise ezberi bozan ilginç bir adım attı. Bu baskıyı tek başına göğüsleyerek hem partisini ve olası adaylarını korumaya, hem de klişe siyaseti kırıp yeni bir alan açmaya çalışıyor.
*Bu süreç bıçak sırtı. Her şey Özgür Özel’in ikna gücüne bağlı.
Sosyal medyadaki bazı PKK devşirmeleri, bana, "Sen kimsin, Aleviler hakkında konuşamazsın!" diye çıkışıyorlar.
Yaşamöykümü bırakıyorum ama Alevi toplumu için neler yaptığımı, bu süreçte ne kadar bedel ödediğimi kısaca yazıyorum.
Bana laf eden yobazlarla Yavuz Selimci Öcalan seviciler okusunlar da sonra konuşsunlar:
ALEVİ TOPLUMUNA ADANMIŞ BİR YAŞAM
Rıza Zelyut, yaşamı boyunca yurt içinde ve yurt dışında Alevi toplumunun bilinçlenmesi ve örgütlenmesi için çalıştı.
*1976 yılında Hacı Bektaş Veli inceleme yarışmasında ikinci oldu.
*1980’de Hacıbektaş Törenleri’ne şair Can Yücel ile birlikte konuşmacı olarak katıldı. Hapisten çıktıktan sonra bunu sürdürdü.
*Araştırmalarıyla Hacı Bektaş-ı Veli’nin Sünni bir derviş değil bir Alevi dedesi olduğunu belgeleriyle ortaya koydu.
* İstanbul’da 1980’lerde Karacaahmet Derneği, Şahkulu Sultan Derneği, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği gibi derneklerin kurulmasına bunların Alevi inancı ile ilgili çalışmalar yapmasına katkı verdi.
*1989 yılında Alevi toplumunun sesinin duyurulması için Hamburg Alevi Derneği ile ortaklaşa ALEVİLİK BİLDİRGESİ’ni yazıp yayımladı. Önemli yazarların, aydınların, siyasetçilerin imzaladığı bu bildirge Türkiye çapında yankı yaptı. Bu bildirge ile Aleviler ilk kez “Biz de varız!” dediler ve kimliklerini saklamayı hızla bıraktılar. Bundan sonra örgütlenme hızlandı.
*1990’da Aleviliği tarihsel, toplumsal, inançsal yönleriyle tanıtan Öz Kaynaklarına Göre Alevilik adlı kitabı yayımlandı.
*1990’da İstanbul Gazeteciler Cemiyetinde İlhan Selçuk’un da katılımıyla Alevilik konulu sempozyum düzenledi. Bu toplantıları değişik şehirlerde yaygınlaştırdı.
*Sadece yurt içinde değil yurt dışında da Alevi toplumunun uyandırılması ve örgütlenmesi için çalışmalara katıldı.
*Dönemin dergilerinde ve gazetelerinde Aleviliği tanıtan, bu toplumun sorunlarını taleplerini dile getiren söyleşileri çıktı.
*1990’da Hacı Bektaş Veli adlı kitapçığı Hürriyet Gazetesi ile 1 milyon adet basılarak rekor kırdı.
*1991’de Semah Vakfı’nın kuruluş çalışmalarını başlattı. Bu çalışmaları yüzünden Hürriyet Gazetesi’ndeki işinden atıldı.
*1993’te Cemal Şener ve Reha Çamuroğlu ile birlikte Nefes Dergisi’ni çıkardı. Bu dergi Aleviliği çağdaş anlamda Türkiye gündemine taşıdı.
*1994’te Akşam Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı ve Alevi toplumunun sorunlarını, taleplerini yazılarında dile getirdi.
*1993’ten itibaren İzzettin Doğan öncülüğündeki Cem Vakfı’nın kuruluş çalışmalarında yer aldı.
*1996’da Cem Vakfı adına Cem Dergisi’nin yeni biçimde yayımını başlattı.
*Yurt içinde ve yurt dışında Alevilikle ilgili paneller düzenledi, buralarda bildiri sundu. Alevi toplumuna yönelik karalamalara karşı örgütlü biçimde tepki gösterilmesi için aydınlar arasında dayanışma sağladı.
*Televizyonlardaki açıkoturumlara katılıp Alevilerin sorunlarını, isteklerini dile getirdi. Bu yüzden yargılandı.
*Alevi kimliği, inancı, tarihi ile ilgili çok ilgi gören araştırma kitapları yayımladı.
*Bu çalışmaları nedeniyle 2012 yılında Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü ile ödüllendirildi.
HAPİS CEZALARI ALDI
*Rıza Zelyut, daha öğrenci iken devrimci çalışmaların içinde yer aldı. Trabzon’da (1967-70) öğrenci eylemlerinde, mitinglerde öncü olarak bulundu.
*1970’te Dev Genç bildirisini dağıtırken yakalanıp tutuklandı.
*1971 darbesinden sonra 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı; 1973 affıyla kurtuldu.
*1980 darbesinden sonra 1979’da yazdığı Kızıldere katliamını anlatan Sonsuz Yarım Gün adlı kitabı nedeniyle ağır hapis ve sürgün cezalarıına çarptırıldı ve meslekten atıldı.
*Köşe yazılarında Alevi toplumunun haklarını savunduğu için 2009’da, 2011’de, 2012’de mahkemelere verildi. “Alevi Düşmanı Savcılar” başlıklı yazısı yüzünden FETÖ’cü yargıçlar eliyle tazminat cezalarına ve 14 ay hapis cezasına çarptırıldı.
*2014’te çalıştığı Güneş Gazetesi’nden yeni gelen Fethullahçı yönetim tarafından atıldı ve işsiz bırakıldı.
*Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın 2020 yılında mahkemeye vermesi sonucu 2024’te ağır tazminat cezasına çarptırıldı.
*Son olarak, Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırıldı.
*Rıza Zelyut, Kemali ve Celali bir yazar olarak gericiliğe, ırkçı ve mezhepçi bölücülüğe, işbirlikçiliğe, sömürücülüğe, emperyalist projelere karşı düşüncelerini kararlılıkla sürdürüyor.
Lan köylünün çocuğunu dövüp hastanelik etmişler, karşılığını alınca da sırf kürt diye ha diye zırlıyorlar, lan mağdur Türk zırlayan siz kürdofaşistler bu nasıl bir yüzlük ya, muhtar dayqk yedik diye özür dileyecek neredeyse bu nasıl devran amk
Şehit Burak Tortumlu nasıl şehit oldu biliyor musnuz?
Helikopter pistinde ambulans hazırda bekletilmediği için silah arkadaşları bez sedyeyle acile yetiştirmeye çalışmıştı. Ve geç kalındığı için kurtarılamadı.
Unutma Türk!
@amedvendetta@kadirclk253436 Cezası ne ise alsınlar kimse o çocuklara yaşatılanları doğru bulmuyor zaten. Ama belirli odaklar bile isteye ırkçı saldırı diye gündeme taşıdı bu olayı. Açık açık bir provokasyon mevcut. Ayrıca madem çok insalığı düşünüyorsunuz bu görüntüler insanlığa sığıyor mu ?
Sözcü Tv’de Sözün Aslı programında; “kürtçülüğümle şeref duyarım” deyip ardından “biz olmasak kurtuluş savaşından galip çıkamazdınız” demeye getiren Kürt çalışmaları bilmem nesine hakettiği cevapları lisan-ı münasiple veren Hukukçu Av. Uğur Poyraz ve Gazeteci Yazar Yavuz Selim Demirağ’a ağzınıza sağlık diyorum.
Helal olsun size!
@yavuzsdemirag@av_ugurpoyraz