AÜHF 4. sınıftayım, 2. dönem olmuş ve ben ders çalışmaya daha hiç başlamamışım. Hangi kaynaklardan çalışsam diye kara kara düşünüyorum. Yetişir mi acaba diye korkuyorum...
Neyse ki uyandım ve hepsi bu gece gördüğüm bir rüya imiş.
28 yıl oldu mezun olalı, salsan mı artık?
"Devletimizin banisi ve milletimizin fedakâr, sadık hadimi, insanlık idealinin aşık ve mümtaz siması, eşsiz kahraman Atatürk: Vatan sana minnettardır.”
Herkes elinde radyo maç dinliyordu …
Üçüncü golden sonra yolda (Bahçelievler)
birbirini tanımayan insanların
yolda aynı anda sıçrayıp sarıldıklarına şahit oldum
Maç bittiği anda- eve koştuk
TRT banttan yayınladı / bugündü💌🇹🇷
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kuruluşunun 100. Yılı Kutlu Olsun
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yükseköğretim kurumu olan, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açılışında “Cumhuriyet’in müeyyidesi” olarak ifade ettiği, çağdaş hukuk ilkeleriyle bir asırdır Cumhuriyet’in değerlerini yaşatan ve binlerce hukukçu yetiştiren Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kuruluşunun 100. yılını kutluyoruz.
nkara Hukuk Fakültesine Doğumgünü Niyetine – 100. Yıl
Hala ne kadar gençsin.Yüz yaşındasın oysa. Bir asır önce, tam da devrimin kalbinde açılmıştın:
“Her inkılabın kendisine mahsus bir müeyyidesi vardır” diyen bir liderin en çok güvendiği yere dönüşecek vizyonla
Hatırlayacak ne çok hikâyen var.
Meclis’te verilen o dört oy farkı,
“Ankara zihniyetiyle hukuk” ısrarını…
Hoca kürsülerine “müderris” değil profesör dedirten o resti…
Mahmut Esat’ın gözü karalığını…
Ve Atatürk’ün:
“Cumhuriyetin müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin açılışında hissettiğim saadeti başka hiçbir teşebbüste duymadım.” sözünü çok daha iyi anladım zamanla...
Yolu senden geçen herkesin ruhu senin 6 sütunlu taş binanda.
Bu yüzden 100. yılında ne çok mezunun geldi koşa koşa kapına. Tamam gönül koyma, söz, 1997 girişlileri en yakın zamanda ilk kez toplayıp geleceğim yanına.
Seni anlamlı kılan en değerli şey "kıymetliler". Hirsch kuşağının son temsilcileri diyorum
onlara. Nitelik denen şeyin tezahürü olan o hocaları sakın unutma. Gökçen hocanın fotoğrafında gördüm Erdal hoca(ONAR) ile Zeki hoca(HAFIZOĞULLARI) buluşmuşlar bahçedeki avluda. Onlar konuşurken yüzlerinde birbirlerine duydukları hayranlığı yakaladın mutlaka. Zeki hoca ne güzel söylemiş "Birbirine benzeyen farklı çocuklar"
Faruk EREM'den bize miras kalan en güzel tanımlama. Nasıl yaptın bilmiyorum ama Anadolu'nun muhtelif yerlerinden gelmiş bu kadar farklı çocuğu nasıl eşitledin o avluda. Atam boşuna müeyyide dememiş sana. Ha bu arada Ceride-i Kantar'cılar derneği kurdular yakın zamanda. Fahri üyeliğimi kabul etmişler haberi geldi ama çok istiyorum asli üyeleri olacağım galiba.
Ankara Barosu'nda bir geleneği büyük bir gururla taşıyorsam biliyoruz ki asıl pay sende saklı aslında. Bir hikaye, onu anlatmamı sağlayan tutkulu bir hayat, âşık olunan bir kadın, her biri gurur duyulacak dostlar ile ait olduğum bir ruh verdin bana. Hayatlara dokunmayı sen öğrettin bana.
Atamın Ankara zihniyetiyle hukuk ısrarını daha iyi anladığımız bir yıl yaşadık. Adalet yerini bulmasın diye uğraşan bir akıl dolaşıyor yargıda. Hukuk için mücadeleyi bırakmayız korkma. Daha geçen gün M.Esat BOZKURT salonunda anlattığım Baha Kantar’ın son dersinde verdiği “Dürüst olunuz, dürüst olunuz, dürüst olunuz”
öğüdü yankılanıyor kulaklarımda
Senin icin dileğim değişmedi : N'olur,N'olur vasata teslim olma. Elbette unutmadım:O büyük anfilerinde ders anlatmak hayalimi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün senin açılışında duyduğu saadeti mıh gibi tutuyorum aklımda.
100 ncü yaşın kutlu olsun.
Nice yıllara yaşlara yaşanacaklara...
2–8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nda; umudu, dayanışmayı ve yaşam sevincini paylaşıyoruz.
Tedavi sürecindeki her çocuğun yanında olmak, onlara moral ve destek vermek hepimizin görevi. Bir gülüş, bir umut demektir.
Umut Varsa İyileşme de Vardır🧡 @losev1998#UmudunAdıLÖSEV@a_uraloglu@UABakanligi
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷