Bir genç kız, verdiği ceketin parasını isteyen arkadaşını ‘deccal’ olarak anlattı:
• Çok yakın arkadaşımın bir ceketi vardı, çok da değerli bir marka değildi.
• Onu üzerinde yalnızca bir kez gördüm ve çok hoşuma gitti.
• Bir gün onu arayıp “Kanka senin bir ceketin vardı. Ne oldu ona?” dedim.
• O da “O bana büyük geliyor artık giymiyorum” deyince bana hediye etmesini istedim.
• Anında “Tamam” demesi gerekirken 1 ay sonra memlekete giderken beni çağırdı.
• Midem kötü olmasına rağmen hemen gittim. Giderken de ceket karşılığında içimden geldiği için ona kahve ısmarlamayı düşünüyordum.
• Gittiğimde bir fast food dükkanında kendine menü sipariş etmiş oturuyordu.
• Ceketi verdi verdikten sonra da “Sana ceketi verdiğim için sen de benim yediğim menünün parasını öde” dedi.
• Bir insan en yakın arkadaşına bunu nasıl yapar şok oldum.
en korkuncu da bu gibi insanlar mesai çıkışı evlerine rahatça gidebiliyorlar mesela çocuğuyla ve karısıyla sorunsuz şekilde ilgileniyorlar iş yerinde farklı bi hayatları oluyor falan? mide bulandırıcı
gözümüzün önünde flörtleşen evli ve nişanlı mallar vardı. kız nişanlı, adam evliydi ve çocuğu vardı. herkesin gözü önünde flörtleşiyolardı ve daima başbaşa kaliyolardi. kötü düşünmemeye çalisiodum ta ki kız bitiremediği kahve fincanını adama uzatip bitiremiyorum içsene diyip