“Asrın Soygunu Fon Vurgunu” skandalı ülkemizi, ekonomimizi derinden sarsmaktadır.
AK Parti Ekonomi Yönetimi, “Asrın Soygunu Fon Vurgunu” ile ilgili SPK’yı birinci derece sorumlu tuttu.
SPK yöneticileri, üyeleri ve denetleme yetkisi olan herkes soruşturmaya tabi tutulmalı, derhal görevden alınmalıdırlar.
Soruşturmanın selameti açısından bu şarttır.
Tüm işlemler eş, dost, yandaş ayrımı olmadan yürütülmelidir.
“Asrın Soygunu Fon Vurgunu” siyaset ayağı olmadan yürütülemez!
Siyasi bağlantıları derhal tespit edilmelidir!
İETT 1 Günde;
773 Hatta,
5 milyon yolcu taşıyor,
67 bin sefer,
1,4 milyon km yol yapıyor.
Millete hizmet için, daha konforlu bir ulaşım için çalıştık; liyakatli kadrolarımız çalışmaya devam ediyor.
Bu zor ekonomik dönemde, 550 yeni araçla İETT filomuzu yeniliyoruz. İstanbul’umuza hayırlı olsun.
“Gücün sınanmadığı yerde hukuk zayıflar. Sessizliğin, korkunun çoğaldığı yerde zulüm cesaret bulur. Zalimlere fırsat doğar.
Dolayısıyla onların bu pervasızlığına müsaade edecek, onlar karşısında susacak birisi değilim.”
📍 Silivri / Makam aracı davası
Yüzbinlerce mağduru olan FON VURGUNU SKANDALI her yönüyle aydınlatılmalıdır.
Siyasette ve bürokraside bu skandal ile ilişkisi olanlar açığa çıkarılmalıdır.
12 gizli ismin %10000 kâr ettiği ve ortadan kaybolduğu iddiaları şeffaflıkla aydınlatılmalıdır.
Endişem; kıyamet koparırcasına yapılan kara para ve holding operasyonları sonrası herkesin tahliye edildiği durumun tekrarıdır.
Bu tarihi skandal, bugünlük “kurban” seçilen isimlerin birkaç ay sonra tahliye olması ile soğutulmamalıdır.
40 tane kabzımalla sözde gıda pahalılığı ve 40 belediye ile sözde kamu yolsuzluğu operasyonu yapanlara söylüyorum:
ASRIN GERÇEK YOLSUZLUĞU FON VURGUNU soruşturmanızı bu millet titizlikle takip edecektir.
Gerçeklerden kaçış ise mümkün olmayacak, millet iktidara geldiğinde bütün sorumlular hukuk önünde hesap verecektir.
Milletin hakkı, sizin hakkınızdan büyüktür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de.
Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl aynı gün yine ABD’deydi. Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı.
Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi. Hal böyleyken, Türkiye ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi.
Kazanan hep ABD!
Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı.
Biz neden bu haldeyiz?
Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar.
Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır.
Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır.
Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir.
Devlete zararı 500 milyarı bulan fon vurgunu, başka bir ülkede olsaydı en az 5 bakanın kellesi giderdi.
Türkiye'de tık yok!
Bu durum, olsa olsa Türkiye Yüzyılı'nda olur!
18 AY DOLDU!
Bugün suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız tutuklulukta 18 ayım doldu.
Anayasanın, yasaların, hukuk ve adaletin berhava edildiği, vazgeçilmez ve devredilmez vatandaşlık haklarının yok sayıldığı bir alacakaranlık döneminden geçiyoruz. Öyle bir tekinsiz dönem ki, özgürlüğünüzü kaybetmek için suç işlemiş olmanız gerekmiyor; birilerinin gözüne batmış olmanız, birilerinin ihtirası önünde risk teşkil etmeniz yetiyor.
Millet büyüktür. Hakikatin, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin yeniden geçerli olacağı günler milletin azim ve kararlılığıyla gelecektir. Az kaldı.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Bugün çıkıp ‘2028’de Cumhurbaşkanımızı yeniden seçmek için bir seçim düzenlenecek’ diyecek kadar şuurunu kaybetmiş, demokrasiden, milli iradeden bihaberler.
Bursa’dan milletin huzurunda sesleniyoruz, kendine güvenen çıksın karşımıza, hodri meydan.”
Adalet çökmüş!
Ekonomi çökmüş!
Faturası da milletin sırtına yüklenmiştir.
“Siyasi vurgun” peşinde koşanlar, “VURGUNUN” her türlüsünü bu millete yaşatmış; nihayetinde bu iktidar da dibe vurmuştur. Yönetme becerisi kalmamıştır.
Ekonomi ve Adalet yönetimlerinde krizin derinleşmesinin ancak iki nedeni vardır.
Birincisi, becerisizlik ve acemilik.
İkincisi, art niyetli menfaat istismarı.
Bu kara düzeni kuran da 86 milyonun içini karartan da bellidir. Bu rejim, denetleyici ve düzenleyici kurumların içini boşaltmış; milletin hakkını koruyacak liyakatli kamu görevlilerini dışlamıştır.
Liyakatten sadakate, deneyimden eş - dost - akraba sistemi kurulmuştur.
Her kurum, bir kişinin ağzına bakmak zorunda bırakılmıştır.
Kurtuluşun reçetesi; seçimdir, milletin iradesidir, siyaset vurguncularının evlerine gönderilmesidir.
Yarının bugünleri aratmaması için hemen ve derhal seçim!
“Gel, üye ol, Türkiye’nin umudu ol!”
Kadınlara, gençlere, ailesi için emek ve ekmek mücadelesi verenlere; bu ülkenin geleceğinden umudunu kesmeyen herkese sesleniyorum, siz yolu açacaksınız ki Türkiye huzura kavuşacak.
Ne diyordu Mehmet Akif? “Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.”
Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olun.
YENİ Parti’nin sahibi bir kişi, bir makam, bir kadro değildir.
YENİ Parti’nin sahibi halktır.
86 milyonun her ferdi bu yolculuğa davetlidir.
https://t.co/s02Cp84FYw
Kürsüdeki gözyaşları…
İBB soruşturması için aylardır aynı şeyi söyledim.
Eşler, çocuklar hedef ve rehin alındı, itirafçılık ailelere zulümle geldi, dedim.
Bunun canlı örneği dün kürsüde, mahkeme huzurunda yaşandı.
30 yıllık aile dostunun çirkin ithamlarına maruz kalan Ağaç A.Ş. Genel Müdürümüz Ali SUKAS, sanığa şunu sordu: “Oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin?”
Bu soru, kürsüdeki sanığı ağlattı. Gözyaşları aktı. 60 yaşını aşan kürsüdeki sanık, dostunun bu sorusuyla gözyaşlarını silerken “Bu soruya cevap vermek istemiyorum.” diyebildi.
Bu “ah”ların elbet bir faturası olacak!
Bu zulmün adil yargı önünde elbet bir sonucu olacak!
Milletin gündemi belli:
Düşük maaşlar, hayat pahalılığı, vergi soygunu…
Bir örnek: https://t.co/TVVvUJsTsP’te satılık!
Sepete ekliyorsun: 112.000 ₺
Kasaya gidiyorsun: 230.000 ₺
Bu kara düzen, ürünün kendisinden daha pahalı vergiyi icat etti.
Telefon katlanıyor ama millet bu vergi soygununa katlanamıyor.
KARA düzeni değiştireceğiz.
Milletin YENİ düzenini kuracağız.