Biz çok farkında değiliz ama Dem Parti'nin içinde, çevre çeperinde çok büyük bir ideolojik çarpıklık var artık. Sosyalizm den, komunalizmden habersiz. Rantın peşine düşmüş, halktan kopuk bir siyaset tarzı içimize yerleşmiş. Son seyyar satıcı meselesi de bunun dışa vurumu oldu.
Amed Belediyesi son gelen perspektiften muaf herhalde!! baksana, Şeyhmus Diken bile sermaye saflarında kentin öznesi olan emekçinin, önce nesneye dönüştürülüp, sonra kentin yerlisi olan seyyar satıcının yok edilmesini savunuyor. Burjuva kaypaklığı böyledir işte
Tarihi Suriçini soylulaştırarak, turistlerin fetiş malzemesi haline getirerek mi koruyacaksınız Mehmet bey? Sur'da ikamet eden yoksullar ne yapacak? Onları da oradan çıkartın, Dur daki tüm yapıları turistlerin fotoğraf malzemesi haline getirin hatta belki öyle içiniz rahatlar
Tarihi Suriçi’nin korunması, kamusal alanların herkesin güvenli ve engelsiz kullanımına açılması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi’nin bu doğrultuda yürüttüğü çalışmaları önemli buluyor ve destekliyorum.
Başta Gazi Caddesi’nde faaliyet gösteren esnafımız olmak üzere tüm işletmelerimizi, kaldırımları ve yaya geçişlerini açık tutmaya, kamusal alanların düzenlenmesine yönelik çalışmalara katkı sunmaya davet ediyorum.
Sur’un tarihi mirasını korumak, turizm potansiyelini geliştirmek ve ticari hayatını güçlendirmek ortak hedefimiz olmalıdır. Tüm kesimleri sağduyu, diyalog ve ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmeye çağırıyorum.
Zenginler, patronlar, halkın yaşamını çalarken ses çıkartmıyorsunuz ama Şeyhmus bey? Yıllardır Diyarbakır'da ki yoksulluk, emek sömürüsüne dair bir kelam etmiyorsunuz, mücadele etmiyorsunuz. Bu duyarlı duruşunuzu tekstilde emeği sömürülenngenç emekçilere dair de görmek isteriz!
Seyyar satıcı ve işyeri sahipleri
halkın ortak kullanımına ait
kaldırım ve yolları
ticari amaçları için işgal edemez.
Her gün semt pazarları var.
Ne seyyar satıcılara
ne de kaldırımı işgal eden esnafa asla taviz verilmemeli.
STK’lar, mülki amirler de Belediyelere destek olmalı.
Marketler daha da zincirleşiyor, daha da büyük bir ekonomik alana sahip oluyor. Çalışana verilen maaş ile arz-talep ölçemezsin zaten. Herkes ekmek, yumurta,süt almak zorunda ha biz alamayacak hâle gelsekte devlet patrondan alıp dağıtır bunları o ayrı mesele
Daha önce bu kadar kötü bir ekonomik önerme görmemiştim. Örneğin market emekçileri 30-35k bandında maaş alıyor ama market zincirleri geçtikçe büyüyor, büyüdükçe işçilerin haklarını daha da kısıyor. Önermene göre marketlerin batması ya da ne bileyim küçülmesi lazım ama aksine
Ama bu eleştiri kişinin kendisiyle sınırlı değildir. Yapısal bir sorundur. Herhangi bir Kürt bireyin Kürtçe bilmemesiyle bizlerin adına siyaset yürüten birinin Kürtçe bilmiyor olmamasını da eşitleyemeyiz.
Çok uzun uzadıya tartışılacak bir mesele bu ama şöyle bir şerh düşmek gerekiyor; Kürtler adına söz kuran, siyaset yürüten, kendini yurtsever, Kürdistanî, milliyetçi vb. tanımlayan birinin Kürtçe bilmiyor oluşu çok büyük bir eleştiri konusudur.
Anadili yasaklayan sistemi görünmez kılmanın bir yolu da anadilinden koparılan kişilere suç bulmaktır. Bir ailede evde Kürtçe konuşulmamasının faili dili yasaklayanlardır. Ana dili ile bağı kendi toprağında kopmuş, yaşamın içinde duyduğunu evinde duymayan bu yasakçı sistemin sonucudur. Anadilde kişiyi suçlu atfetme tam da yasakçı sistemin propagandasıdır. Ezileni ezilene kırdırtmanın başka yüzüdür. Elbette koparılan herkes, sadece politik olarak değil psikolojik ve sosyal olarak da ana diline kavuşmaya muhtaçtır. Kendisi için en başta. Kişişerden yola çıkılacaksa kişnin ana dil ile bağını güçlendirecek yerden kurmak lazım. Gerisi yasakçı sistemin sopasını devr almak. Türçe konuş çok konuş veya iyi Kürtçe konuşamuyorsan Kürtlüğünde sorun var demek aynı aklın zehiri.
Amedspor sadece bir takımdan ibaret değil canım. Aslında Amedspor için sokağa çıkan insanlar özgürlük, anadil için de sokağa çıkmış oluyor. Amedspor Türkiye'de Kürde dair birçok şeyin temsiliyetini içinde barındırıyor
Bir Amedspor maçı galibiyeti için sokaklara çıkan, arabaları ile trafiği kilitleyen ve meydanları dolduran halk anadili için sokağa çıkmıyor ise Kürtçe nasıl kaybetmesin?
Şu an da,
Futbol Afyon değilde nedir?
Ne olursa olsun Kürdistan'da ki direniş nesilden nesile aktarılıyor. Yediden yetmişe, gencinden yaşlısına.
Yürütenin, yaratanın kudretine şükürler olsun!
Fatih Erbakan: "Anadilde eğitim işin çorba olmasına yol açacak.
Kürtçenin içinde 8-10 tane dil var. Kürtler konuşurken birbirini tam anlamıyorlar bile."
Derdê Cegerxwîn Kurdistanekî sosyalîst bu. Kesên ku behsa Cegerxwîn dikin qastî sekna wî ya Şoreşger û marksîst nabînin. Li ser helbest û şexsîyeta Cegerxwîn de dezenformasyonek mezin û xirab heye.
#VÎDEO - Silîva Keyo: Derdê Cegerxwîn yekîtiya miletê Kurd bû
Silîva Keyoya neviya Cegerxwîn:
🎙 ❝Cegerxwîn digot, parastina zimanê Kurdî çeka herî bihêz e❞
🎙 ❝Derdê Cegerxwîn yekîtiya miletê Kurd bû❞
🎙 ❝Cegerxwîn di gelek helbestên xwe de bangawaziya Serxwebûna Kurdistanê kiriye❞