Çok büyük bir enflasyon dalgasıyla karşılaşma ihtimalimiz her an artıyor.
Uzun vadeli olmasına gerek yok, küreselde 6 ayda düzelse bile bizi tamamen bitkin düşürür.
Tüm dünya bu yangın nasıl sönecek diye düşünürken içerideki mücadeleyi bile çok yavaş ilerleten bir programla beklemek telafisiz bir hata.
Ekonomi yönetimi tarafından tüm aktörleri arkasına alacak çapta bir acil durum planı geliştirilmeli diye düşünüyorum. Belki çalışılıyordur.
Savaş yarın bitse dahi yenileri başlayacak. Hazırlıklar bu kadar hızlanmışken enflasyon işini artık başka şeylerle uğraşmayı bırakıp, millet olarak odaklanıp çözmemiz lazım.
Asla ödenemeyecek borçlarla, balonlaşmış küresel borsalarla, trilyonlarca dolarlık türev piyasalarla, uluslararası kuruluşların yok oluşlarıyla tarihi bir yeniden yapılandırma sürecine giriyoruz.
Geçmişin yöntemlerinin problemlere cevap veremediği bir dünyada teknoloji bu kadar gelişmiş ve yaygınken, herkesin onun sayesinde bir işin eğrisini doğrusunu kolaylıkla öğrendiği bir dünyadayken, toplumun tüm kesimlerinin desteğini alarak çok başarılı olacak bir ekonomi programı geliştirebiliriz. Geliştirmeliyiz!
https://t.co/kPdvTof7LP
Birkaç hafta önce Starmer’ın sıkıntılarını yazmıştım.
Bu haftaki yazıda bazı notlar eklenmiş oldu.
https://t.co/qcl0GDNGdb
BİR YENİLGİNİN ANATOMİSİ
Keir Starmer'ın geçtiğimiz gün gerçekleşen istifası aslında iki yıla yayılan bir erozyonun nihai sonucu odu. İstifayı doğrudan tetikleyen gelişme, Andy Burnham'ın Makerfield ara seçimini %54,8 oyla kazanması olarak karşımıza çıksa da asıl kırılma,Mayıs 2026 yerel seçimlerinde yaşanan tarihi yenilgiydi.
Yenilginin temelinde, 2024'te değişim vaadiyle iktidara gelen bir hükümetin ekonomik beklentileri karşılayamaması yatmakta. Büyüme ve yaşam standartları durgunlaşması, pandemi ile Rusya-Ukrayna savaşının ardından derinleşen yüksek yaşam maliyeti kalıcılaşması, IMF’in nisan ayında 2026 büyüme tahminini yılbaşındaki %1,3'ten %0,8'e indirmesi ve İran savaşından en sert darbeyi alacak büyük ekonominin Birleşik Krallık olabileceği ihtimalinin yaygınlaşması işleri hep kötüye götürdü.
Sürekli halde basında anılan kamu borcu ise 1960'lardan bu yana GSYH’ye oranla en yüksek düzeye ulaştı. Dahası G7'nin en yüksek borçlanma maliyetine sahip ekonomisine sahipler.
Bu makro tablo, somut politika kararlarıyla seçmen nezdinde tahkim edildi. Emeklilere yönelik kış yakıt yardımının kesilmesi, engellilik yardımlarında öngörülen değişiklikler ve vergi kararları, hükümetin vaat ettiği ekonomik dönüşümü sağlayamadığı algısını da pekiştirdi. Anketler bu algının derinliğini uzun zamandır açıkça ortaya koyuyor. İşçi Partisi’nden kopan seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi hükümetin ekonomiyi kötüleştirdiğini düşünmekte ve bu anlayış oranı, hızla büyüyüp güçlenen Reform UK partisi tarafına geçen seçmenlerde %75'e çıkmakta.
Yerel seçim sonuçları, geleneksel iki parti düzeninin çözüldüğünü ve en az beş güçlü siyasi aktörün ortaya çıktığını göstermiş durumda. İşçi Partisi hem sağdan hem soldan gelen bir kıskaca yakalandı. Sağ kanatta Nigel Farage'ın Reform UK'i, göç kontrolü ve ekonomik milliyetçilik söylemiyle yerel meclislerde yaklaşık 1.350 koltuk kazanmanın yanında 1973'ten bu yana İşçi Partisi’nin elinde olan Sunderland gibi sembolik kaleleri de ele geçirdi. Sol kanatta ise Yeşiller, tarihinin en iyi yerel seçim performansını sergileyerek Hackney ve Lewisham gibi geleneksel İşçi Partisi bölgelerini ele geçird. Bu kanattan gelen eleştiriler Gazze savaşı tutumu, refah reformu ve servet vergisinin reddi üzerinde yoğunlaştı.
Sonuçların ölçeği gerçekten çarpıcı. Labour, 35 belediyenin kontrolünü ve yaklaşık 1.500 meclis üyeliğini, yani savunduğu koltukların %59'unu kaybetti. Yenilgi İngiltere'yle de sınırlı kalmadı. Galler'de yüz yıllık İşçi Partisi iktidarı sona erdi ve parti lideri tarihte bir seçimde koltuğunu kaybeden ilk hükümet başkanı oldu.
Bu tablonun üzerine, Starmer'ın baştan itibaren kırılgan olan meşruiyet zemini elbette çok etkilendi. 2024'teki ezici sandalye çoğunluğu, 1830'dan bu yana kayıt altına alınan oy oranları içinde bir çoğunluk hükümetinin elde ettiği en düşük oy payına dayanıyordu. Net onay oranı Kasım 2025'te ortalama eksi 46 seviyesine geriledi,
Starmer dönemin en sevilmeyen başbakanlarından biri haline geldi. Yenilgiyi izleyen haftalarda 95'i aşkın milletvekilinin istifa çağrısı yapması, savunma yatırım planındaki yetersizlik gerekçesiyle üst düzey savunma yetkililerinin ayrılması ve kabineden gelen istifalar parti içi otoritenin çöktüğünü ortaya koydu.
Starmer'ı düşüren süreç, tek bir nedene indirgenemez. Durgun ekonomi ile popülerliği düşük somut politika kararlarının yarattığı ekonomik hoşnutsuzluk, beş partili bir siyasi parçalanma ortamında hem sağa hem sola oy kaybına dönüştü. Farage'ın Sunderland'deki seçmenini Hackney'deki Yeşil seçmenle birleştiren ortak payda ideolojik bir mutabakat olmayıp siyasi sınıfa yönelik ortak bir reddi. Makerfield ara seçimi, bu birikmiş hoşnutsuzluğun son halkasıydı. Halefi kim olursa olsun, aynı ekonomik kısıtların ve aynı parçalanmış seçmen coğrafyasının devralınacağı açık. Dolayısıyla da işler özellikle ekonomi açısından iyi gitmeyecek.
🇬🇧Britanya’da yükselişe geçen Reform Partisi ve Restore Britain gibi göçmen karşıtı, İslam karşıtı, popülist ve aşırı sağcı yapılar uzun süredir AB’yi İngiltere’ye göçmen ve işsizlik ihraç eden bir mekanizma olarak hedef tahtasına oturtuyor.
Son seçimlerde bu propagandanın tabanda karşılık bulduğu da net bir şekilde görüldü. Aşırı sağ birinci parti konumuna yükseldi ve iktidardaki İşçi Partisi üçüncülüğü güçlükle koruyabildi. Dolayısıyla AB’ye verilecek her tavizin iç siyasette aşırı sağa yarayacağı endişesi Starmer hükümetinin manevra alanını daraltıyor.
#ReformUK #RestoreBritain
https://t.co/tYOMArU1lI
📈Piyasalarda son durum ne ?
Milat Gazetesi ekonomi yazarı Levent Işık: "Bu barış umutları piyasalar için ve tüm insanlık adına büyük önem taşıyor. Ancak ikinci kez, dünkü gibi masadan kalkılmasıyla sonuçlanacak bir tabloyla karşılaşılırsa ve süreç tarafların ülkelerine dönmesi noktasına kadar ilerlerse, bu durum piyasaları çok ciddi şekilde etkileyebilir."
@rlevend_
İsrail hükümetinin saldırganlığı devam ettikçe Trump ve çevresinin zamana yaygın ve yeninden bölgenin konsolidasyonuna yönelik (özellikle yakın çevresine) para kazanarak/kazandırarak evrimsel gelişme sağlayacağını iddia ettikleri dizayn programının çalışma şansı yok. İsrail hükümeti bugüne kadar yaşattığı vahşetten ötürü böyle bir programa izin veremez. Gerçek bir barış için İsrailin soykırımcı hükümetinin değişmesi lazım
Bu değişiklik olana ya da siyonizmle kafayı bozmuş bu katiller bir şekilde kontrol altına alınana, yani gerçek bir barışa kadar altında dalgalanma ve baskılanma devam edecek gibi…
İki haftadır her yayında aynı şeyi dile getirdim. İsrail istemeden / İsrail’e rağmen barış olmaz. İzin vermez, barışı yaşatmaz siyonist kafa.
Tüm katliam ve saldırıları aynı zaman aralığına sıkıştıran bu hükümetle iş tutanların bürokrasi ve orduda yaşı genç. Hepsi Gazze soykırımından yargılanacak. Seçimlerde kaybedecekleri kesinleştiği an yapılmasın diye her türlü girişimde bulunmaya hazırlar.
İçerde bu halde olan dışarda çok daha sert olur. İsrail artık tüm dünyanın başının belası! En başta da gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin.
Türbülans, zaman zaman bitti hissiyatı verecek kadar ara verse de daha uzun süre devam edecek gibi duruyor.
Hafta başında, Agro Ekonomi’de kısa süre içerisinde dünyanın Rusya-Ukrayna Savaşı’na odaklanacağını konuşmuştuk.
Olaylar artık ışık hızında gerçekleşiyor.🚨
@pkarakullukcu
🟥 #Rusya 'kitlesel misilleme' tehdidinde bulundu... #Moskova’yı vuran yeni saldırı dalgası ne anlama geliyor ❓
📌 #Ukrayna’nın Moskova’ya yönelik şimdiye kadarki en büyük insansız hava aracı saldırısında yaklaşık '200 SİHA' kullanıldığı bildirildi.
📌 Bugün de devam eden saldırılarda, başkentin önemli petrol rafinerilerinden biri hedef alınırken Rusya, 'düzenli ve kitlesel grup saldırıları' başlatılacağını duyurdu.
📌 Son saldırı, savaşın Rusya topraklarının derinliklerine taşındığını ve taraflar arasındaki SİHA yarışının yeni bir aşamaya ulaştığını ortaya koydu.
İşte, ayrıntılar...
https://t.co/XTUqajimHy
Dünyanın 3. büyük akar yakıt ihracatçısı olan Rusya dışardan akaryakıt ithal etmek zorunda kaldı.
Bir çok bölgede akaryakıt karneye bağlandı.Rus ekonomisi alarm veriyor🚨
Dronların mesafesi yükseldi. İHA’lar durdurulamıyor. Savaş artık çok daha fazla Rus halkına ulaşıyor.
Batı’da strateji değişti. Rusya zorlanıyor. Savaş çok hızlı alevlenecek.
Ukrayna Moskova'ya Nato planları ile Dron saldırısı düzenlerken, az sayıdaki Rus askerleri köy, köy, ilçe, ilçe ilerliyor.
Bugün Yurkovka köyü alınmış.
Paylaştığım haritadaki düzlüklere bakarsanız öyle saldım çayıra mevlam kayıra şeklindeki düzen ile "hiç bir ordu"nun ilerleyemeyeceğini anlayacaksınız.
Ben Kursk şehrine bağlı Sudca bölgesine gittiğimde bu devasa alanı adeta yaşadım.
Orada bir köyü ele geçirmek bile insan kanı gerekiyor.
Askerlerin yerleşim birimine ilerleme safhasında hiçbir sütre bulunmuyor.
Ağır top atışı olsa bile, 3 keskin nişancı bir manga veya daha fazla askeri öldürebilir.
İnsanlar olayı "Rus ordusu" olarak kavradıkları için bu savaşın kısa sürmesi beklentisi içerisine girdiler fakat, bu topraklara giren Fransa ve Almanya'nın nasıl çıktığını bir düşünün.
Kaldı ki o dönemde onları vuracak Dronlar da yoktu !
Celal hocanın dediğini yapın ve haritalar üzerinde biraz gezinin.
Nato istihbaratları Ukrayna'nın bittiğini rapor ediyor, yardımlar devam ediyor fakat amaç Ukrayna insanını kurtarmak değil, amaçları Rusya'nın iktisadi dengesini bozup halk nazarında huzursuzluk çıkarmak.
İşin komik yanı, dünya artık değişti ve o eskiden sokakları dolduran halklar artık yok, çünkü herkes son model telefonunun taksidini ödemek için çalışmak zorunda ve işe gitmez ise kovulur😉
Hürmüz Boğazı'nın güvenilirliğini kalıcı biçimde yitirdi.
İki ana enerji damarının yani Rusya–Avrupa hatları ve Hürmüz'ün eşzamanlı kapanması ülkeleri arz çeşitlendirmeye ve güvenilir ortaklar aramaya yöneltiyor.
Planlanan dahilinde Suudi Arabistan ve BAE alternatif boru hatlarına hız verirken BAE'nin 2027 sonunda Hürmüz'e bağımlılığı sıfırlanmaya çalışılacak.
Türkiye konumunu kullanarak enerji-finans diplomasisi ile ön plana çıkmalı. Masadan pay almak zorundayız.
#Hürmüz #enerji #petrol
https://t.co/8OFQjLEdr2
Grafikteki tabloyu küresel enerji krizi diye savunmak mümkün değil.
AB %2,5’te kalırken Türkiye %102,4 ile listenin tek başına zirvesinde.
Bu fark dışsal bir şoktan ziyade tercih edilen bir politikanın sonucu. Yıllarca bütçe dışı bırakılan BOTAŞ zararları, faturanın seçim sonrasına ertelenmesiyle hanehalkına yıkıldı.
Eriyen lira ve maliyet bazlı fiyatlamaya ani geçiş sübvansiyonun bedelini vatandaşa fatura etti. Yani sorun piyasa değil geciktirilmiş ve plansız fiyat ayarlamasında.
Vadesine bir yıl veya daha az kalmış dış borç Nisan'da 242 milyar dolarla rekor kırdı. Kısa vadeli dış borç stoku ise aylık %3 artışla 171,6 milyar dolara çıktı. Artışın itici gücü, %5,8 ile bankacılık kesimi.
Stok içinde dolar ve euronun payı gerilerken TL payının %24,5'e yükselmesi dikkat çekici. Bu kompozisyon değişimi kur riskinin yer değiştirmesi olup ortadan kalkması anlamına gelmiyor.
Yüksek kısa vadeli borç, dış finansman ihtiyacını ve rollover riskini canlı tutuyor. Cari açık-rezerv dengesi bu tabloda kritik. 🇹🇷 #dışborç #ekonomi
https://t.co/de9hsYhTlZ
Ne kadar sıklaştı değil mi devasa kayıplar? Pandemiden sonra dünya kumarhaneye döndü. Ne olsa şaşırmıyoruz ve pandemi gibi bir gariplikten sonra insanlığı şaşırtacak çok az şey kaldı. Anca uzaylılar😃
🚨 ABD borsalarında son 2 saatte yaklaşık 2 trilyon dolar buharlaştı.
Piyasada iki olası senaryo konuşuluyor:
1️⃣ Dev halka arz etkisi
12 Haziran'da 1,77 trilyon dolar değerlemeyle halka arz olması beklenen SpaceX için hem bireysel hem kurumsal yatırımcılar nakit yaratıyor olabilir. Endekslere dahil olduktan sonra oluşacak zorunlu alımlar öncesinde pozisyonlar küçültülüyor.
2️⃣ Büyük oyuncular bir şey mi biliyor?
Tüm varlık sınıflarında eş zamanlı ve sert satışlar bazen piyasaya henüz yansımamış önemli bir gelişmenin önceden fiyatlandığı anlamına gelebilir.
Şimdilik cevap yok.
Ama Wall Street'te 2 trilyon doların 2 saatte silinmesi sıradan bir hareket değil.
📌 …Tüm bunları yaparsanız kurunun yanında yaş da gider. Yani sadece zombileri değil işleyen şirketleri de yaralarsınız.
Madem tedbir var; o zaman rehabilite şansı da verilmeli.
Tabii hak edene…🕵🏻♂️ https://t.co/NBowDryvEn
🪙 ALTIN ORTADOĞU'DAKİ ENDİŞELER NEDENİYLE DÜŞÜŞÜNÜ SÜRDÜRÜYOR
Milat Gazetesi ekonomi yazarı Levent Işık: Bütün piyasalardaki her enstrümanın beklentisi barış.
@rlevend_
Abisini 10 m2 arsa payı için öldüren insanlar kooperatif kuramaz. Kursa da bugünkü gibi onbinlercesi olmasına rağmen işletemez. Aklı hep başka yerdedir. Bu ülkenin eksiği ne maden, ne toprak, petrol, ne iklim ne de başka bişey. Birlikte birbirine fenalık etmeden yaşama iradesi göstermeyi başaran insan eksiğimiz var.
Bu ülkenin eksiği başkasının malına göz koymayacak, birlikte yaşamak için konuşan kuralları kendi menfaati lehine bozmaya can atmayacak, birlikte yaşamanın bir zorlama değil bir fırsat ve ihtiyaç olduğunu kavrayacak, buna göre yaşayacak buna göre yetiştirecek buna göre üretecek insan kaynağı. Bir otobüsteki birbirini tanımayan ama aynı istikamete yoluculuk eden insanlar kadar bile bağ kalmadı aramızda.
Korna yüzünden adam öldüren, hayvana eziyet-tecavüz eden, kadınını öldüren, orman yakan, vergi kaçırmak için can atan, ticaretini yalan yeminle yapan ve bu marifleriyle her akşam ana haberlerde boy gösteren yüzlerce yaratığın toplumundan, her yerinden kaynak fışkırsa bi bok olmaz Recep kardeşim.
Emin ol bu anlattıklarını, anlattıklarımızı çok iyi biliyor kooperatifçiler. Ama yapmıyorlar🙂