@eczozgurozel Sizin ve değerli Cumhur başkanımız Ekrem imamoğlunun arkasındayız.
Bizler ATATÜRK'ÜN
Emanet ettiği partinin neferleriyiz dimdik ayaktayız yıkılmayız.
@herkesicinCHP
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Teröriste terörist dediğimiz için bölücü vatan haini PKK'lılar tarafından hesabımız şikayet ediliyor.
İte it, piçe piç, teröriste terörist demeye devam edeceğiz.
Nokta dahi olsa yorum yaparmısınız?
Millet bizimle beraber!
Bugün rekor kıran, tarih yazan Kadıköy meydanına yürekten teşekkür ediyorum.
Bir avuç darbeci bu millete diz çöktüremez!
Bu meydanların masumiyetine, haklılığına, cesaretine yenilecekler!
Kayyum darbesiyle gasp edilmeye çalışılan CHP İstanbul İl Başkanlığımızın önüne 8 Eylül'de yığılan polis barikatlarının, görüntülerle sabit olduğu üzere, plakasız araçlarla taşındığı ortaya çıktı.
Ancak skandal bununla bitmiyor. Bu araçların içinde onlarca yabancı uyruklu kişinin bulunduğu ve emniyet görevlileriyle birlikte hareket ettiği görüntülerde açıkça görülüyor.
Bu akıl almaz duruma sessiz kalmayacağız! İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya soruyorum:
1- CHP İstanbul İl Başkanlığı önüne polis barikatı getiren plakasız araçlar kime/ hangi kuruma aittir?
2- Bu araçların plakasız olmasının gerekçesi nedir?
3- Polis barikatlarını taşıyan plakasız araçların kullanımına kim veya hangi kurum tarafından izin verilmiştir?
4- Söz konusu araçlarda bulunan onlarca yabancı uyruklu kişi kimlerdir?
5- Bu kişiler, Türkiye’de hangi statüyle bulunmaktadır?
6- Bu kişiler, sığınmacı mıdır? Yasadışı göçmen midir?
7- Bu kişiler, yabancı uyruklu öğrenci midir?
8- Bu kişiler, ikamet izni ve/veya çalışma izniyle ülkemizde bulunan yabancılar mıdır?
9- Bu kişiler arasında geçici koruma altında bulunan kişiler var mıdır?
10- Bu kişiler hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün görevlendirmesi bulunmakta mıdır?
11- Bu şahıslar taşeron işçi ise güvenlik soruşturmaları yapılmış mıdır? Hangi sıfatla çalıştırılmaktadır? Şirket işçisi ise neden polis gözetiminde taşınmaktadır?
12- Plakasız araçların kamu düzeni ve güvenliği açısından oluşturduğu riskler hakkında Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma veya inceleme başlatılmış mıdır?
Devletin saygınlığı ve milletimizin güvenliği ayaklar altına alınamaz. Konunun takipçisi olacağız.
Yazıp yazmamak arasında gidip geldim. Ama gazetecilere yönelik baskıların her geçen gün arttığı bu dönemde susmak, kendime de çocuğuma da mesleğime de haksızlık olurdu. Bu yüzden en iyi yapmayı bildiği şeyi yapmaya karar verdim.
Aylar önce bir sabah kapım çalındı. Gelen polisti. Tesadüf bu ya, o gün kızım yüksek ateşle kıvranıyordu. Memurlara rica ettim, önce çocuğumun ateşini düşürmek istedim. Sağ olsunlar beklediler. Ben onlarla konuşurken kızım kapıya dikildi. Yüzü ateşten kıpkırmızıydı. Polisleri görünce, küçücük dudaklarından şu sözler döküldü:
“Siz Çaki’siniz.”
O günden sonra kızım on beş gün boyunca altını ıslattı. Ne zaman o gün üzerimde olan kıyafetleri görse, “Polisler geldiğinde bunu giymiştin” dedi. Dayanamadım, o kıyafetleri yok ettim. Pedagog dostum, “Islatma zamanla geçer” demişti. Öyle de oldu, ya da ben öyle sandım.
Dün gece kızımı 21.30’da yatağa yatırdık ama bir türlü uyuyamadı. Gün içinde çalışma arkadaşlarımızla sık sık kurduğumuz bir cümle dudaklarımdan yine döküldü:
“Anneciğim, çalışmam lazım. Hata yaparsak polislik oluveririz.”
Benim için sıradan, gülüp geçilen bir sözdü bu. Ama o an odada ağır bir sessizlik çöktü. Dakikalarca sustu. Sonra bir hıçkırık sesiyle irkildim. Kızım hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
— Ne oldu anneciğim, dedim.
— Hani daha önce kapıya polis gelmişti ya, aklıma o geldi. Unutamıyorum…
O anda karşımda bir çocuk değil, bir yetişkin vardı sanki. “Unutamıyorum” dediğinde içim parçalandı. Dün gece, kendi çocuğumun taşıdığı travmayla yüzleştim.
Oysa ben, kızım ve bütün çocuklar daha güzel bir dünyada yaşasın diye mücadele ettiğime inanıyordum. Ama demek ki bazen, en çok sevdiklerimizi de incitebiliyoruz.
Az önce
kanımı donduran ŞOK BİLGİLER geldi...
Depremde sadece Hatay'da 350 BİN,
Adıyaman'da 70 BİN,
Kahramanmaraş'ta 120 BİN insanın hayatını kaybettiği bizden saklanmış!
KORKUNÇ!
Kayyıma karşı DEMOKRASİ için İstanbul İl Başkanlığı’ndayız✌️
Yetki sarayda değil, halkta; meşruiyet kayyumda değil, sandıkta!
📍 Direnişin şehri İstanbul
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!
Sayın @irfanonal Başkanım, emlak vergileriyle ilgili @bayraklibld Eylül ayı toplantısında 3 kat civarı artış olacak demiştiniz.Gelen ödemeler geçen yıla göre 10 kat artmış durumda.
Bir yerde bir hata var,bizim maaşlarımız 10 kat artmadı ki?
Ben 6 yaşındayken beni evin salonunda kucağında sertçe hoplatan, bir şeylerin normal olmadığını anlayıp bırakması için bağırdığımda “sg oç” diye beni yere atan, o an çükü dışarıda aile dostumuz da “iyi biriydi” ve ailesi O ASLA YAPMAZ demişti. Nasıl çok eminsiniz herkesten.
Mersin’de imam hatipte görev yapan bir öğretmen, sosyal medyada sahte isimle hesap açıp yıllardır Atatürk’e sistematik olarak hakaretler etmiş. Kimliğini belgeleriyle tespit ettim. CİMER, Açık Kapı ve MEB’e şikayetimi yaptım. Bu zihniyetin eğitim kadrolarında yeri yok.
Bütün yetkileri geri zekalı gibi tek adama verirsek olacağı bu. Adam kendi cüzdanı, kendi bahçesi, kendi saltanatı, babasının malı gibi alıyor, veriyor, satıyor, hediye ediyor, affediyor, canı o an ne istiyorsa yapıyor.
Bu saçmalığı bunca zaman durduramadığımız için asıl kabahat bizim. Hak ettik bunları.
ADAYIMI YANIMDA, SANDIĞI ÖNÜMDE İSTİYORUM!
*https://t.co/MS6kKpKCAg* yayında!
Cumhurbaşkanı adayımız *Ekrem İmamoğlu’na özgürlük* için, *erken seçim* için: Şimdi *imzanı at!*
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
#Benimİmzam
Bu damla, gözbebeğini hafifçe küçülterek yakındaki nesnelere odaklanmayı kolaylaştırıyor.
Vizz göz damlası Lenz Therapeutics tarafından geliştirildi. Yakına odaklanmayı netleştiren aseklidin adlı bileşiği içeriyor. Damla kullanımına bağlı ciddi yan etki bildirilmedi.