Ahir zaman dostlukları balon gibi olmuş. Üfürüldükçe şişiyor ama hiç doğruluğa tahammülü yok. ��ğne ucu kadar dokunsan hemen patlıyor..
Babo Seyyid Muhammed Saki ElHüseyni hz..
Dizinin dibinde, hep o güzel dualarının gölgesinde büyüdüğümüz kıymetli seyyidem,
Seyyid Kazım Yeşilyurt’un muhterem zevceleri, hakk’ın rahmetine kavuştu...🥀
Ruhu için el-fatiha.
Cinlerin ve insanların isyankâr olanları dışında, yerde ve göklerde bulunan bütün varlıklar, benim, Allâh’ın Rasûlü olduğumu bilirler.
Ahmed bin Hanbel Müsned
Kıymetli Hocam, siz de bilirsiniz ki, Ehl-i Sünnet itikadında Allah Teâlâ'nın sıfatları konusunda iki muteber yol vardır:
1️⃣ Selef-i salihinin yolu olan tefvîz
2️⃣ Halef'in yolu olan te'vîl.
Bu iki yolun ortak noktası ise Allah Teâlâ'yı mahlûkata benzemekten tenzih etmektir.
Bu yüzden bir kimsenin "Allah arştadır" veya "Allah semadadır" demesi, tek başına onu hemen mücessime veya müşebbihe ilan etmek için yeterli değildir. Çünkü öncelikle o kişinin bu sözden ne kastettiğine bakmak gerekir.
Eğer bir kimse "Allah arştadır" derken (haşa) "Allah'ın bir mekânda bulunduğuna, arşın üzerinde oturduğuna, bir yönde yerleştiğine veya cisim olduğuna inanıyorsa", bu Ehl-i Sünnet'in kabul etmeyeceği bir anlayış olup küfürdür. Çünkü Allah Teâlâ mekânı da arşı da yaratandır. Yaratılmışların özellikleri O'na nispet edilemez.
Fakat bir kimse Kur'ân'da geçen "Rahmân arşa istivâ etti" ayetine iman ederek, bunun hak olduğunu kabul ediyor, keyfiyetsiz bir şekilde manasını Allah'a havale ediyor ve "Allah'ın istivâsı vardır, Allah mahlûkata benzemez" diyorsa, böyle bir kimseye sırf bu ifadeden dolayı mücessime veya müşebbihe denilemez. Üstelik bu sözleri Allah Teâlâ'nın hiçbir şeye hulul edemeyeceğini anlattığı bağlamda söylüyorken, Allah'ın istivasını (haşa) "oturmak" veya "karar kılmak" manasında söylediğini ima etmek çok büyük zulüm olur.
Bu nedenle Ehl-i Sünnet'in usulüne göre hüküm verirken acele edilmemelidir. Öncelikle onun bu sözden ne kastettiği sorulur.
Kaldı ki, aynı videoda Seyda Feyzullah (Hz) https://t.co/vrGiYSk9Pi İmam-ı Azam Ebu Hanife'den (r.a) alıntı yaparak "Allah Teâlâ ne bir şeyin içindedir, ne de bir şey onun içindedir" diyor.
Bu da açık ve net bir şekilde gösterir ki, kesinlikle tecsim ve teşbih manasında bir anlatımı kastetmemiştir.
Şimdiye kadar aranızda geçen fer'i ihtilafı asli bir ihtilaf haline getirmemenizi temenni ediyorum.
Allah Teâlâ haktan ve hakikatten ayırmasın. Amin 🤲
Sevgili sofiler
Kasriarifan dergah kısmı mirastır.
Menzil Bayanlar dergahı mirastır .
Cami ön avlu mirastır.
Herkes imzalamıştır SULTANIMIZ(K.s) dışında.
Şahsi miras zaten verilmiyor. Dergahlardan vazgeçin verelim diyorlar . Asla !!!
Biz hakîkî şeyhlerin ellerini öpmeyi nîmet biliriz!
Cübbeli Ahmet Hoca, Malatya’dan döndükten sonra Pazar akşamı Seyyid Şeyh Muhammed Sâkî Hazretleri’ni ziyâret etti, elini öpüp duâsını taleb etti.
Kendisiyle evliyânın öldükten sonra tasarrufu hakkında müzâkerede bulundu. Şeyh Efendi Hazretleri: “Evliyâullâhın vefâtlarından sonra tasarrufları haktır, bunu inkâr eden vehhâbî olur” buyurdu.
Allâh-u Teâlâ, Şeyh Efendi Hazretleri’ne hayırlı uzun ömür, sıhhat-ü âfiyetle şerîate ve tarîkate daha nice hizmetler yapmasını nasîb eylesin, kendisini ve ehl-i beytini ve mürîdlerini âfât-ı semâviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn-u mahfûz eylesin, tefrîkaları izâle eyleyip, maddî ve mânevî anlamda riyâsetini tahkîm eylesin. Âmîn!
Seyyid Muhammed raşid dağları devirecek deyince gavsı kasrevi ks sofiler sordu kurban dağlar nasıl devrilir? Gavsı kasrevi ks dedi ki : yani insanların dağ gibi olmuş nefislerini yıkacak devirecek.