Bir gün annene sadece “anne” gözüyle değil, bir insan olarak bakmayı dene. O da bir zamanlar hayaller kuran, gitmek istediği yerler, yapmak istediği şeyler olan genç biriydi. Sonra hayat değişti. Sorumluluklar arttı, öncelikleri sen oldun. Kendi isteklerini erteledi, bazen de tamamen unuttu. Senin bir gülüşün için uykusundan, zamanından ve belki de en güzel yıllarından vazgeçti. Güçlü görünmesi hiç yorulmadığı anlamına gelmez. Gülümsemesi, içinde hiç fırtına kopmadığı demek değildir. O da anlaşılmak, değer görmek, sarılmak ve sevildiğini hissetmek ister. Çünkü anneler sadece evlat büyütmez; sevgiyi, sabrı ve umudu da büyütür. Eğer annen hala yanındaysa, sevgini yarına bırakma. Bazı teşekkürler, tam zamanında söylendiğinde bir ömre değer olur.
5 TEMMUZ 2009
URUMÇİ K*TLİAMI
2009 yılının Haziran ayında, Guangdong'daki bir oyuncak fabrikasında Uygur işçilere yönelik haksız saldırılar gerçekleşti. Doğu Türkistanlı gençler, bu adaletsizliğe ve insan hakları ihlallerine ses çıkarmak için Urumçi’de barışçıl bir protesto başlattı.
Uygur gençlerinin tamamen anayasal haklar çerçevesinde yürüttüğü barışçıl gösteriler, Çin yönetimi tarafından sert ve kanlı bir askeri müdahaleyle bastırıldı. Urumçi sokakları, hak arayan binlerce masum insanın kanıyla boyandı.
Olayların ardından internet ve iletişim hatları aylarca kesildi, bölge dış dünyayla tamamen izole edildi. Resmî olmayan verilere göre binlerce Uygur Türkü soydaşımız hayatını kaybetti, binlercesi tutuklandı veya "kayboldu".
Aradan geçen yıllara rağmen Doğu Türkistan'da yükselen çığlık ve adalet arayışı hâlâ son bulmadı. 5 Temmuz 2009'da şehit düşen soydaşlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz.