Hala Ferit Demir’e tek kelime edemeyişiniz, ne kadar diktatörleştiğinizin kanıtıdır.
Sizin gazetecilik “başarınız” “onurunuz”, benim “başarısızlığım” 8 yaşında cinayete kurban gitmiş bir kız çocuğunun haberciliğini yaparken sınıfta kalmış olmamız konusunda vicdanınızı rahatlatıyorsa, saldırmaya devam edin.
Yazıklar olsun.
Özür dilemek hata yaptım demek insanın onurunu gösterir ! Rojda bizde kimse istifa etmez kimse özür dilemez kolay kolay ! Onurlu duruşuna selam olsun kardeşim 🫶🏻@rojdaaltints_
GAZETECİ BİLGİ ALIR, AKLINI TESLİM ETMEZ...
Sedat Simavi: Gerekirse kalemini kır ama sakın satma
Gazetecilik şüpheciliktir, sorgulamaktır, objektif bir şekilde gerçeğin peşinden koşmaktır... Yıllarca olay yerinde, adliyede ve sıcak noktalarda gazetecilik yaptım... Çok gazeteci arkadaş tanıdım. Kimisi gerçekten insandı kimisiyse haber için annesini babasına satacak kadar aşağılıktı... Bu gözü dönmüş "meslektaşlarımın" bir kısmı, o sorgulama ve objektiflik meselesinden uzak, tek kaynağı kolluk kuvvetleri olan kişilerdi...
Türkiye’de özellikle ana akımda 90’lardan beri gelen bir refleks var, saha gazetecilerinde kolluk kuvvetleri ne diyorsa doğrudur anlayışı... Kolluk kuvvetlerine “Burada yanlış yapılıyor” diyen kişiler de ya terörist ilan edildi, ya vatan haini, ya da solcu diye yaftalandı ve bir şekilde sektörün dışına itildi... Sahadaki gazeteciliği bırakmamda ya da bıraktırılmamda da bu tarz şeylerin etkisi oldu... Çalıştığım bir kurumda sırf emniyet müdürlerine gidip yalakalık yapmadım diye “Sen biraz anarşist oldun, sektör böylelerini sevzmez” imalarıyla karşı karşıya kaldım... Ve nasıl olduysa dünyanın en uyumlu insanı olan ben bir anda "ayrık" olarak nitelendirildim ve çok sevdiğim saha gazeteciliğini bıraktım...
Bu konuya peki nereden geldim? 140journos’un "Şeytantepe" belgeselini izledim... Narin olayını takip eden gazetecilerin bildiği ama konuşamadığı bazı şeyler açıkça söylenmiş... Çok uzun zamandır tanıdığım arkadaşım @rojdaaltints_ bunları söyleyince linç edilmeye başlandı... Oysa Rojda haklı... Ben Sivas’ta da gazetecilik yaptım, İstanbul’da da... Arada gerçekten dağlar kadar fark var... Taşrada büyük bir olay yaşansa bile, İstanbul’daki daha küçük bir adli olay çoğu zaman onun önüne geçer... Çünkü bu sadece editoryal değil, sosyolojik bir meseledir... Ve kimse de sizin gazeteciliğinize laf etmiyor... Ki kusura bakmayın ama gerçekten iyi bir gazeteci olsaydınız Narin olayını bir aparat haline gelmezdiniz...
Yani demem o ki canım meslektaşlarım, sırf 'bilgi ve özel haber' için yalakalık yaptığınız bazı kolluk kuvvetleri sizi kendi amaçları doğrultusunda kullanabilir... Kullandırtmayın, siz gazetecisiniz... 4. Kuvvetsiniz...
Unutmayın onurlu bir yaşam sürmek günü kurtarıp günlük manşetleri süsyelyecek özel haberlerinizden daha öneml....
Hala Ferit Demir’e tek kelime edemeyişiniz, ne kadar diktatörleştiğinizin kanıtıdır.
Sizin gazetecilik “başarınız” “onurunuz”, benim “başarısızlığım” 8 yaşında cinayete kurban gitmiş bir kız çocuğunun haberciliğini yaparken sınıfta kalmış olmamız konusunda vicdanınızı rahatlatıyorsa, saldırmaya devam edin.
Yazıklar olsun.
Elbette meslek büyüğümüzsünüz.
Genelleme yapma niyetim yoktu. Bahsettiğim isimler zaten belgeselin doğrudan konusu ve görselleri de içerikte açıkça yer alıyor.
Kaldı ki kendileri de bunu her yerde açıkça dile getiriyor, hatta bununla övünüyor. Amacım kimseyi hedef göstermek değil, tartışılan meseleyi görünür kılmak.
Benim meselem 1 buçuk yıldır Narin Güran ve ailesi için adalet. Katkınız ve uyarınız için teşekkür ederim.
Elbette meslek büyüğümüzsünüz.
Genelleme yapma niyetim yoktu. Bahsettiğim isimler zaten belgeselin doğrudan konusu ve görselleri de içerikte açıkça yer alıyor.
Kaldı ki kendileri de bunu her yerde açıkça dile getiriyor, hatta bununla övünüyor. Amacım kimseyi hedef göstermek değil, tartışılan meseleyi görünür kılmak.
Benim meselem 1 buçuk yıldır Narin Güran ve ailesi için adalet. Katkınız ve uyarınız için teşekkür ederim.
Elbette meslek büyüğümüzsünüz.
Genelleme yapma niyetim yoktu. Bahsettiğim isimler zaten belgeselin doğrudan konusu ve görselleri de içerikte açıkça yer alıyor.
Kaldı ki kendileri de bunu her yerde açıkça dile getiriyor, hatta bununla övünüyor. Amacım kimseyi hedef göstermek değil, tartışılan meseleyi görünür kılmak.
Benim meselem 1 buçuk yıldır Narin Güran ve ailesi için adalet. Katkınız ve uyarınız için teşekkür ederim.
Biz gazeteciliği İstanbul ve Ankara’daki arkadaşlarımızdan eksik değil, daha fazla yapıyoruz. Genelleme doğru ve şık olmamış. Kimin kiminle yemeğe gittiğini belirtseydiniz daha yerinde olurdu.
Gündem çok yoğun ama paylaşalım.
Günlerdir Narin Güran cinayetiyle ilgili yeni belgeler, raporlar ortaya çıkıyor.
Üstelik bu raporları, kamuoyunun kumpas davalarını alt üst etmesiyle tanıdığı adli bilişimci Tuncay Beşikçi ortaya koyuyor.
Gündem yoğun, detaylar ardı ardına geliyor. Biz de paylaşalım:
Bu kumpas davası da çökecek.
Narin’in gerçek katili ortaya çıkacak.
O katili istemeyerek veya isteyerek koruyanlar da tarihin çöplüğünde yerini alacak.
Saat 23.45’te @bengokhantaskin ile @flashhabertvcom ‘de yayındayız... Narin Güran dosyasındaki yeni gelişmeler, tahliyeler ve iddianame…
Biraz da gerçekler…
“NEVZAT NARİN’İ ÖLDÜRDÜ, AİLEYİ DE ÖLDÜRDÜ”
Narin Güran cinayetinde sanık Nevzat Bahtiyar'ın avukatlarından Ali Eryılmaz, meslektaşı Adnan Ataş'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarını dinlediğini ağlayarak anlattı.
Av. Eryılmaz'ın iddiasına göre, kayıtlarda Av. Ataş, kendi müvekkili Nevzat Bahtiyar'ın katil olduğu ve Narin’i öldürdüğü yönünde kesin bir kanıya ulaştığını belirtiyor.
Nevzat Bahtiyar, Güran ailesinin komşusuydu. Av. Ali Eryılmaz duyduğu ses kayıtlarını katıldığı bir yayında dakikalar önce anlatıyor. 👇🏻 @adalet_bakanlik@TCYargitay