Kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
hayatın, baharın her anını maksimum seviyede romantize edeceğiz, her şartta kahvemizi içeceğiz, duygusal zekası olmayanlarla selamı sabahı keseceğiz ve her şeye rağmen çok mutlu olacağız
sen yanımdayken,
bulutları hep kalbe benzetiyorum, yemeğimin tadı güzelleşiyor, çiçek kokuları geliyor burnuma, heyecandan göğsüm
parça parça dağılıyor sana doğru.
uyum içinde, eşitçe ve hep birlikte barış dilini konuşabileceğimiz, birbirimizi olduğumuz gibi kabulleneceğimiz günlere hasret, HRANT DİNK’i saygıyla anıyorum.
Çekilen acılardan mıdır, boşalan köylerden midir, anaların akan gözyaşlarından mıdır bilmiyorum. Bütün aşağılamalar, hakaretler, üvey bakışlara rağmen ülkenin selameti için dişlerini sıkıp her zaman fedakarlığı yapanlar da Kürtler oldu.
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan..
Osman Kavala, Demirtaş, Ümit Özdağ tutuklandığında gelecekten, güvenliklerinden şüphe etme gereği duymayanlar neden İmamoğlu gözaltına alınınca bunu hissetmeye başladılar?
Bir sabah uyandığınızda ‘Rusya olunmuyor’, o bir süreç, görmek istemediğiniz bir süreç.