*Olay yaşandığında mağdur, çocuk yaşta
*Olay taziye evinin tuvaletinde yaşanıyor
*Çocuk baskı sonucu şikayetini geri çekiyor
*İmam serbest!
Hala bu failin ‘imamın’ arkasında saf tutanlar var.
Yıllardır onca ırkçılığa, ayrımcılığa karşı mücadele etti.
Memleketimi, halkımı 2013’ten beri ilk defa bu kadar mutlu görüyorum.
Sağol Amedspor!
Direnenlerin takımı!
Her bijî #amedspor !
Kayıp kadınlar var, işkence görüntüleri var, katliam var , yağma var. “IŞİD endişesi” sadece Kürtleri ilgilendirmiyor, dünyanın başına bela olmuş bir karanlık yeniden ortalığa yayılıyor. IŞİD =HTŞ
Burası Cizre.
Polisler, görevini yapan Ajansa Welat’ın muhabiri Nedim Oruç’u darp ederek gözaltına aldı!
Nedir bu sizin emrinizdeki polislerin Kürt düşmanlığı?
Gazeteci Nedim Oruç, derhal serbest bırakılmalıdır!
Ve bu zorbalığı gösteren polisler hakkında soruşturma başlatılmalıdır!
@TC_icisleri@AliYerlikaya
Savcılık Eren Keskin'e "cinsiyetçi hakareti" görmedi, "genel" dedi . Adam bana ‘Apo’nun avukatlığına soyunan o…pu’ dedi. Ve kadın savcı bunu ‘ifade özgürlüğü’ kabul etti. Evet hem de bir ‘kadın’ savcı👇🏿 https://t.co/Du1bJZ5SDg
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve PKK kurucu lideri Öcalan'a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan'ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.
Selahattin Demirtaş
8 Kasım 2025
Edirne Cezaevi
Yer: MARDİN
13 yaşında bir kız
ve bekareti bozulmasın diye Midenize kramp girmeden aşağıdaki yazıyı okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ama isimleri okuyun derim. Unutmamak için.
Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
📌 Yırtık ayakkabılar
▪️ Ayakkabı, ilk sınıfsal ayrım ve sosyo-ekonomik durumunuzun ilk göstergesi. Yırtık bir çift ayakkabı, Hrant ve Nazım’ın ayağında sorumluluğun, ülkede kalma inadının ve inancın adına dönüşüyor
🖊️ Arjin Dilek Öncel
https://t.co/qGseke8Uu7
Tutuklanması beni hiç ilgilendirmiyor. Şunu biliyorum ki kısa zamanda çıkacak ve IRKÇILIK yapmaya devam edecek. Kullandığı zehirli dil ile yine sığınmacılara şiddeti örgütleyecek. Ve bu tutuklama ile ırkçılık biraz daha güçlenecek ne yazık ki. #ümitözdağ#ırkcılıksuctur
Bavê Teyar ile vedalaşmak hiç kolay değil. Nazım, Cihan ve Menîce Heyder ile vedalaşmanın hiç kolay olmadığı gibi. Tişrin bombardımanında anne babasını kaybeden bebeğin vedası kadar zor çok zor.
Tişrinde Kürt halkının 100 yıllık kaderi tekrarlansın isteniyor. Tişrinde yeni Roboskiler, Halepçeler , Gelîyê Zilanlar, Newala Qasabalar tekerrür etsin isteniyor. Fırat kan aksın isteniyor.
Fakat bu bilindik kanlı tarih karşısında bu kaderi mahkum etmek için ölümden büyüğüz diyen halk direniyor! Tam 12 gündür tüm bombalamalara rağmen, işlenen tüm savaş suçlarına rağmen direniyor ! İşte Bu iradeye karşı gelmek kaçınılmaz bir biçimde tarihe mahkumiyettir. Nitekim bu irade yeni direniş türküleri yazıyor, özgür bir tarih örüyor ! Kaybettiklerimizi ve gülüşlerini yedi kat çiçeklere sarıp sarmalayacağız! Asla unutmayacağız! Anıları mücadelemizi büyütecek !
#baveteyar
#TisrinBarajı