Kıymetli Vanspor Ailesi,
Vanspor FK yönetimi olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kulübümüzün mali, idari ve sportif yapısını tüm yönleriyle değerlendirmekteyiz. Yaptığımız incelemeler neticesinde kulübümüzün önemli bir mali yük altında olduğu, aynı zamanda mevcut futbolcularımızın sözleşmelerinin sona erdiği görülmüştür.
Teknik heyetimizin raporları doğrultusunda takımda kalmasını istediğimiz yerli ve yabancı futbolcularımızın geçmiş dönem alacaklarına ilişkin ödemeleri gerçekleştirirken, bir yandan da yeni sezon için sözleşme görüşmelerimizi sürdürmekteyiz. Yönetim kurulumuz ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte tüm enerjimizi Vanspor’un geleceğini inşa etmeye ayırmış bulunuyoruz.
Önceliğimiz, geçmiş dönem borçlarının ödenmesi ve kulübümüzü mali açıdan güçlendirerek sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktır. Aynı zamanda 1. Lig’de kalıcı olma hedefimiz doğrultusunda güçlü ve rekabetçi bir kadro oluşturmak için çalışmalarımızı titizlikle sürdürmekteyiz. Hem geçmiş dönem borçlarını karşılamak hem de ligde kalıcı olacak güçlü bir takım inşa etmek elbette kolay olmayacaktır. Ancak Vanspor’un birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla ortaya koyduğu güçlü iradenin tüm zorlukların üstesinden geleceğine olan inancımız tamdır.
2026-2027 sezonu yapılanmamız sürerken, kulübümüzün geleceği açısından büyük önem taşıyan yeni stadyum projesi ve tesisleşme çalışmalarımız da planlanan şekilde devam etmektedir.
Bu süreç nedeniyle yeni sezonda iç saha maçlarımızı ilimiz dışında oynama zorunluluğu doğmuştur. Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu nezdindeki görüşmelerimiz devam etmektedir. Bu durumun kulübümüze sportif ve mali anlamda ek yükler getireceğinin farkındayız. Ancak sürecin kulübümüz adına en sağlıklı şekilde yönetilmesi için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürütmekteyiz.
Bu sezon takımımız maçlarını hangi şehirde oynarsa oynasın, büyük Vanspor taraftarının desteğini her zaman yanında hissedeceğine yürekten inanıyoruz. Çünkü Vanspor’u Vanspor yapan en büyük güç, fedakâr ve vefakâr taraftarıdır.
Kulübümüzün hedeflerine ulaşabilmesi için şehrimizin tüm dinamiklerinin, kurumlarının, iş insanlarının ve taraftarlarımızın desteği büyük önem taşımaktadır. Transfer çalışmalarımızın yanı sıra kulübümüzün mali yapısını güçlendirecek sponsorluk ve iş birliği görüşmelerimizi de yoğun şekilde sürdürmekteyiz.
Hedefimiz; Vanspor’u güçlü mali yapıya sahip, kurumsallaşmış, sürdürülebilir başarılar elde eden örnek bir kulüp haline getirmektir. Bu yolda en büyük gücümüz ve motivasyon kaynağımız her zaman olduğu gibi büyük Vanspor taraftarı olacaktır.
Vanspor için çalışmaya, üretmeye ve mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Saygılarımla,
ÖZGÜR İREÇ İLHAN
VANSPOR FK ASBAŞKANI
Van’da aracı ön düzen için servise götürüyorsun, eve varmadan ön düzen bozuluyor. Bu bireysel bir arızadan çok kamusal altyapı meselesine işaret ediyor. Bu durum, vatandaşın sabrını ve bütçesini bu denli yıpratıyorsa, sorun otomobillerde değil; bakım ve planlama anlayışındadır.
1–2–3 Mayıs’ta, 1071’in İzinde Muş Fotoğraf Maratonu’nda jüri olarak Muş Şehri’nin kültürünü, tarihini, doğasını ve insanını birlikte okuyacağız.
Tüm fotoğraf dostlarını bu yolculuğa davet ediyoruz.
Van’ın hafızası; emeği, misafirperverliği ve vakar diliyle kuruludur. Bu yüzden bir kulübün adını ve armasını bir futbolcunun ayağına “malzeme” ederek mesaj üretmeye çalışmak; spor kültürüne değil, ancak ergen bir kışkırtma refleksine yakışır. Bu tür içerikler rekabeti sahadan alıp tribünleri birbirine düşürmeye, kin ve nefreti büyütmeye hizmet eder; kısa vadede etkileşim toplar, uzun vadede camialar arasında onarılması güç izler bırakır. Biz bu dili normalleştirmeyeceğiz.
Yeri geldiğinde en güzel cevabı en güzel yerde vermesini de biliriz.
#SençokyaşaVanspor
En ağır hüküm yüksek sesle verilmez; çünkü bağırmak hâlâ muhatap almaktır. İnsanı asıl mahkûm eden, söylenenler değil; artık söylenmeye değer görülmemesidir.
📍Bitlis | Hizan
Bu şehir, gölün sessizliğinde değil; kenar mahallelerin gürültüsünde, sokak aralarındaki telaşta ve bitmeyen geçim kaygısıyla okunur. Drone gözünden pürüzsüz görünen her çizgi, aslında derin eşitsizliklerin, ertelenmiş hayallerin ve yarım kalmış adalet duygusunun sınırıdır.
Yukarıdan bakınca düzen gibi görünen şey, yakından bakınca çözülmemiş sorunların, arası doldurulamayan boşlukların ve geleceği göremeyen gençlerin hikâyesine dönüşür. Çoğu zaman şehir değil, şehirdeki insanlar taşır yükü.
📍Van | 2026
Van Müzesi’nin 300 gün kapalı kalacak olmasını sebebi yıllardır süren ısınma probleminin köklü biçimde çözülmek istenmesi.
Mevcut sistem yetersiz olduğu için müzeye doğalgaz hattı çekilecek, ısıtma altyapısı komple yenilenecek.
Ancak 300 gün gibi uzun bir süre, özellikle Van’a kültür-turizm için gelenler açısından ciddi bir kayıp; tur rotaları değişecek, şehrin hafızasını taşıyan en önemli mekânlardan birine erişim kesilecek. Keşke tadilat daha kısa fazlara bölünüp en azından kısmi ziyaret imkânı korunabilseydi.
Şam’ın Kürt kimliğini resmen tanıyıp kültürel-hukuki haklar veren kararnamesi ile QSD’nin Halep hattından çekilerek Fırat’ın doğusuna yeniden konumlanma kararı aslında aynı jeopolitik dönüşümün iki yüzüdür; çünkü bu iki hamle, Suriye’de güç mücadelesinin askeri cepheden anayasal ve siyasal pazarlık zeminine kaydığını, rejim ile Kürt hareketi arasındaki ilişkinin çatışma ekseninden hak, statü ve temsil eksenine doğru evrildiğini ve artık sahadaki denklemi belirleyen asıl sorunun “kimin nerede olduğundan” çok “Kürtlerin Suriye’nin geleceğinde nasıl bir rol ve meşruiyet kazanacağı” meselesi olduğunu gösteriyor. Ki bu tablo, özerkliğin sesinin artık eskisinden çok daha yakından duyulduğunu da hissettiriyor.
Mazlum Ebdî’nin “çatışma bölgelerinden çekilip güçleri Fırat’ın doğusunda konumlandırma” kararı tek nedene indirgenemez. Bu hamlede; ABD ve Batılı arabulucuların baskısı, rejim-İran hattıyla çatışmayı tırmandırmama isteği, stratejik önceliğin Halep değil doğu hattı olması, Kürt iç uzlaşı sürecinin korunması ve Türkiye denklemine hazırlık gibi çok katmanlı faktörler var. Askerî açıdan bu, geri çekilmeden ziyade cepheyi yeniden düzenleme ve ana sahayı güçlendirme hamlesi gibi görünüyor.
Bu Rezillik Tesadüf Değil, Organize Karanlık!!
Çünkü mesele topun ele çarpması değil, adaletin kimlere uygulanacağıydı. Ülke futbolu yıllardır sahada değil, perde arkasında oynanıyor. Temizlenmeyen yapılar, sadece geçmişin değil, bugünün de kamburu. Bahis operasyonlarıyla göz boyanıyor ama asıl tiyatro hâlâ merkez hakem odasında sahneleniyor. Ve perde kapanmıyor; çünkü figüran çok, vicdan yok.
#GSvSAM #penaltı #panaltiyi
Değerli dostum Levent Özeler’in kıymetli abisi Nihat Özeler ve oğlunun sokak ortasında vahşice katledilmesi, şehrimizn son yıllarda yaşadığı toplumsal çöküşün en acı simgesidir.
Ortada hiçbir gerekçe yokken, bu kadar ölçüsüz, bu kadar cahilce bir caniliğin işlenmesi; şehirde hukuka güvenin, toplumsal normların ve kamusal ahlakın ne kadar zayıfladığını açıkça gösteriyor.
Bu, sıradan bir cinayet değil; kent düzeninin, güvenliğin ve insan hayatının değersizleştirilmesidir.
Van, şiddetin normalleştiği bir şehir olmamalı. Bu topraklara yakışan adalet, akıl ve vicdandır. Bu barbarlık değil.
Vahşice katledilen merhum Nihat Özeler ve oğlunu derin bir üzüntüyle anıyor, kederli ailesine sabır ve metanet diliyorum.
Toplumların taleplerini yok sayan her yapı, kendi sürdürülebilirliğini tüketmeye başlar. Tarih bize gösteriyor ki iktidarlar, kurumlar ve liderler; meşruiyetlerini kitlelerin ihtiyaçlarıyla kurdukları ilişki üzerinden inşa ederler. Toplumsal taleple çatışmaya giren her irade ise er ya da geç kendi duvarına çarpar. Çünkü siyaset, nihayetinde insanın ve toplumun ritmini okuyabilme sanatıdır; bu ritmi duyamayan hiçbir yapı uzun süre ayakta kalamaz. Nitekim; toplumu ayakta tutan şey, üyeleriyle kurduğu karşılıklı bağlardır. Bu bağ zayıfladığında, kurumlar da çözülmeye başlar.
#İyiPazarlar