Biraz size Esme ve Adil'den bahsetmek istiyorum...🌀🍃
📌Onlar hiçbir zaman aynı limanda yaşamadılar. Hayat, ikisini farklı kıyılara savurdu. Biri dağların sessizliğinde yaşamayı öğrendi, diğeri denizin bitmeyen uğultusunda kayboldu. Dışarıdan bakanlar onların yollarının çoktan ayrıldığını sandı. Oysa kimse fark etmedi ki, dağ ile deniz birbirinden ne kadar uzak görünürse görünsün, ufukta mutlaka bir yerde birbirine dokunur.
Adil, bir dağ gibiydi. Dışarıdan bakıldığında dimdik ayaktaydı; sarsılmaz, güçlü ve sessiz... Ama hiçbir dağın zirvesi, içinde taşıdığı fay hatlarını göstermez. Her kayasında yılların yükü, her çatlağında söylenememiş cümleler vardı. O, acısını kimseye göstermemeyi öğrendi. Sessizliği, en yüksek çığlığından bile daha ağırdı.
Esme ise denizdi. Dışarıdan sakin görünen, ama derinliklerinde kopan fırtınaları kimsenin bilmediği bir deniz... Her dalga kıyıya yalnızca su taşımıyordu; yılların özlemini, pişmanlığını, umudunu ve tükenmeyen sevgisini de vuruyordu. Gözyaşları denize karıştıkça, acısı biraz hafifler sanıyordu. Ama deniz, hiçbir zaman acıyı geri vermedi; sadece daha derinlere sakladı.
İnsanlar dağ ile denizin birbirine ait olmadığını düşünür. Biri serttir, biri yumuşak. Biri sessizdir, biri gürültülü. Ama kimse bilmez ki, en büyük fırtınalar tam da onların buluştuğu yerde kopar. Çünkü iki zıtlığın kavuşması, bazen en büyük yıkımı da beraberinde getirir.
Esme ile Adil de işte o çarpışmanın iki tarafıydı. Biri kaybettiği yılların yasını tuttu, diğeri elinden alınan hayatın yükünü taşıdı. Aynı acıyı farklı şekillerde yaşadılar. Aynı denizde boğuldular ama birbirlerinin sesini duyamadılar. Çünkü kader onları farklı limanlara sürüklemişti.
Yıllar geçti. Rüzgâr esti, mevsimler değişti, deniz duruldu, dağların üzerine kar yağdı. Ama ikisinin de içinde zaman hiç ilerlemedi. Onların takvimi, acının başladığı gün durdu. Birinin yüreğinde suskunluk büyüdü, diğerinin gözlerinde tükenmeyen bir bekleyiş...
Belki de hayat, dağ ile denizi bir araya getirmek için değil; birbirlerini uzaktan tamamladıklarını göstermek için yaratmıştır. Çünkü bazı insanlar aynı kaderi paylaşır ama aynı yolu yürüyemez. Aynı denizde boğulur, aynı gökyüzüne bakar, aynı acıyla yaşar; sadece kıyıları farklıdır.
Ve bazen en büyük trajedi, birbirini sevmemek değildir. En büyük trajedi, birbirini hâlâ severken yılların, kaderin ve acının arasında kaybolmaktır. Dağ ile denizin çarpıştığı yerde geriye sadece sessizlik kalır. Ama o sessizliğin içinde, Esme ile Adil'in birbirlerine söyleyemedikleri bütün cümleler sonsuza kadar yankılanmaya devam eder.🌊⛰️
Selamlar, size güzel bir etkinlik ile geldik. 🤩
Ulaş ve Deniz’in bizimle oluşunun 1. Yılına son 5 gün. 🥳
Onların da dediği gibi böyle bir iş on yılda bir gelir. Bizce partnerlikleri de öyle. 🧿
Bize yaşattıkları bu partnerliğin birinci yıl dönümünü fotoğraflar ve videolarla kutlamaya ne dersiniz? 🫂
Fotoğraflarınızı ve videolarınızı hazırlayın 10 Ağustos Pazartesi günü buluşalım! 🤍
#UlaşTunaAstepe #DenizBaysal #UlDen