İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Bugün okuduğum bu cümle beni epey düşündürdü: “Çocukluk travmasının en önemli belirtisi, yetişkinlik dönemimizde karşılaştığımız zor bir insanın bize iyi davranmasını sağlamaya çalışmakmış.”