oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir ben'e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde..
bazen amaçsız bazen yalnız bazen de yetersiz hissetme bazen de ötelenmiş istenmeyen bir kadın gibi bir takım duyguların dibini sıyırdım geldim. anladım ki mücadele etmek bir işe yaramadığı gibi daha kötüleştiriyor. ben de oturdum geçmesini bekliyorum. umarım geçer...