Hak Talebi, Mesleki Üstünlük Söylemine Dönüşmemelidir
Her meslek grubunun mali ve özlük haklarının iyileştirilmesini talep etmesi meşrudur. Ancak hiçbir hak talebi, diğer kamu görevlilerini küçümseyen veya meslekler arasında üstünlük kurmaya çalışan bir dille savunulamaz.
Son günlerde kullanılan “A takımının düşmanı” gibi ifadeler, hak arayışının sınırlarını aşmakta; meslekler arasında ayrıcalık ve üstünlük algısını güçlendirmektedir.
Kamu hizmeti yalnızca merkez teşkilatlarında yürütülmemektedir. Taşra teşkilatlarında mevzuatı uygulayan, denetim yapan, kamu gelirlerini koruyan ve vatandaşla doğrudan temas hâlinde bulunan personel de devlet teşkilatının asli unsurudur. Merkez teşkilatında görev yapmak, hiç kimseye diğer kamu görevlilerini değersiz görme hakkı vermez.
Merkez kariyer meslek mensuplarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik talepleri elbette meşrudur. Ancak benzer sınav, yetişme ve yeterlik süreçlerinden geçen taşra kariyer mesleklerini küçümseyen, dışlayan veya tali gören bir yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir.
Henüz ortada somut bir düzenleme bulunmamasına rağmen bu üslubun sürdürülmesi hâlinde, merkez kariyer mesleklerine yönelik iyileştirme talebinin kamuoyunda bir hak arayışından ziyade yalnızca belirli unvanları kapsayan dar bir düzenleme talebi olarak algılanması riski doğacaktır.
Bu nedenle hem taleplerin hem de kullanılan söylemlerin bütün kariyer mesleklerini kapsayan, adil ve hakkaniyetli bir zemine oturtulması gerekmektedir. Aksi hâlde geçmişte yaşanan tartışmaların yeniden gündeme gelmesi ve yapılacak düzenlemelerin kurumsal kabulünün zayıflaması kaçınılmaz olacaktır.
Bu değerlendirme herhangi bir kişiye veya meslek grubuna değil, kamuoyuna yansıyan ayrıştırıcı söylemlere yöneliktir.
100 milyonluk Türkiye’yi 5-10 milyonluk ülkelerin yasalarıyla yönetmeye kalkıyorsunuz. Bu düzen, çocuklarımızın katili oldu!
Satırla bıçakla yakalanan katiller takipsizlik alıp serbest bırakıldı ve evladımızı Mattia Ahmet’imizi katletti.
Hiçbiriniz çıkıp “Bu sistem çöktü, kapatın dükkanı!” demediniz. Konu Ahmet’in yaşam hakkı olunca sergilediğiniz suskunluğunuzla bu cinayete ortak oldunuz.
Bu kan sizin vicdansız ellerinizde. Bu utanç sizin boynunuzda!#MinguzziYasasıTBMM
Cuma namazında verilen vaazda "yakın akrabaya bakmayı" derken kastettiği şey kendi cebinden para vererek bakmak. Milletin vergisinden bakmak değil. Ulan dini nasıl da sömürdünüz ama.
@srnll95 Ağır mobinge uğradım ama mobing yapanların burnundan getirdim bana dar gelen işyerini onlarada darettim en sonunda kimsenin benimle uğraşmaya ne cesareti ne de gücü kaldı. Lütfen saygılı insanlarız onlar gibi olamayız diye kendinizi ezdirmeyin hak edene hak ettiği gibi davranın
@ajansmuhbir1923 Bölümü birinci bitirmiştim.Alt dönemden bir kız bilindik bir kıyafet mağzasında işe başlamış beni mağazada görünce hemen nerede çalıştığımı sordu bende henüz işe giremediğimi söyleyince bölüm birincisi bile işsiz en azından benim işim var diyip gülmüştü.
@mystiqinmyhead Burada kadına bir şey desen direk çocuğuna beddua eder ileri geri konuşur durduk yere çocuğunun yanında huzurun bozulur . Bu yüzden çocuk parkına köpekle girmenin idari para cezası olmalı
Binbaşı Cem Ersever bundan 30 sene önce kaçırıldı ve şehit edildi. Kahraman bir subaydı. TED Ankara Koleji’ni bitirmişti. İstediği üniversitede okuyabilirdi. Harp Okulunu tercih etti. Jandarma subayı oldu. Terörle mücadelenin doğasını en iyi anlayanlardan birisiydi: Tanıdığım en mükemmel subaylardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Terörle mücadelenin daha hızlı, sert ve kararlı yapılması gerektiğini savunuyordu. Komuta kademesi ile bu konuda anlaşamayınca bıraktı. Gerisini bilenler biliyor. Ortadan kaybolmadan bir gün önce en son benimle görüşmüştü. Kendisini terörle ilgili bir panelde konuşmaya davet ettim. Gelirim dedi. Ertesi gün arkadaşları aradı. “ En son sizinle görüşmüş. Cem komutanımıza ulaşamıyoruz” dediler. 2 gün sonra cenazesi bulundu. Allah rahmet eylesin.
Kendi çalıştığım yerde benden 3 gömlek üst düzeyde olan, işin en ağır sorumluluğunu alan adam benim 2-3 katım kazanıyor ve bu bana zerre batmıyor. Neden? Çünkü sorumluluk ve risk arttıkça gelir katlanır. Dünyanın her yerinde sistem budur.
Aynı şekilde benden kıdem olarak altta olandan benim 2 kat fazla almam normal aksi halde bu dengesizlik olursa bu işi kime yaptırabilirsin?
Bizim ülkede ise durum şu: Hastanede temizlik görevlisi olan işçi abiyle, TUS'ta ömrünü çürüten, uykusuz nöbetlerde insan hayatı kurtaran uzman doktor üç aşağı beş yukarı aynı parayı alıyor.
Sorun kesinlikle temizlikçinin aldığı maaş değil. Asıl devasa sorun; bu ülkede insan canı sorumluluğu almanın ve 20 yıl dirsek çürütmenin hiçbir maddi karşılığının kalmamasıdır.
Diplomaları yırtıp atalım, herkes risksiz işlere geçsin o zaman? Okuyanı böyle cezalandıran bir sistem ayakta kalamaz.
Jahrein:
"Toplumsal Muhalefet adlı hesap, İzmir Büyükşehir belediyesinde çalışan 'ATM Faresi' Sticker Mahir'in hesabı.
Bu ucube hesap, Türkçü ve gerçek muhalif gençlere uygulanan şiddeti meşrulaştıran bir hesaba dönüştü."
@71Altay Birde diğer memurların desteklememesi durumu var ben hemşire polis mühendis öğretmen tüm grupların özlük talebine ilişkin gönderileri beğeniyorum alıntılıyorum. Cehaletin bu kadar desteklendiği dönemde biz okumuşlar birbirimize köstek olmamalıyız
Böyle mülteci sorunlarının sadece Türkiye de olmaması mutluluk verici. İsrail tüm dünyanın dengesini bozduğu için kendi ülkeleri hariç tüm ülkeler mülteci sorunuyla uğraşıyor