Biz acil durumda size nasıl ulaşabiliriz?
186 da acil durum seçeneği olsun. Telesekreter beni farklı yerlere yönlendiriyor WhatsApp hattına yazıyorum mahalle sokak bilgisi istiyor ortada sokak yok!
#gedizelektrik#icisleri#bakanlik ödemiş ilçesi yanikkir mevkii direkten kıvılcım çıkıyor. #186 yi arıyorum telesekreter bana 50 soru sorup alakasız yere yönlendiriyor WhatsApp hattına yazıyorum mahalle cadde sokak kapı bilgisi istiyor. Patika yol tarla olan yerde bunları nası
Amerikanın 2003 Irak işgali. El Anbar şehri.Videoyu dikkatlice izle eşine, çocuklarına, ailene bu şekilde muamele edilmesini istemiyorsan ulusuna, devletine, vatanına sahip çık.Senin benim bu muameleye maruz kalmamamız için toprağa düşmüş ulu şehitlerini unutma.Neslini bu bilinçle donat. Unutma Onur yaşamdan üstündür.
Bazı vekiller oylamaya katılmadı! Tüm insanlığa açık çağrımdır‼️İklim Kanunu'nda İlk madde geçti. Kanunun İkinci maddesine geçildi. Muhalefetten bazı milletvekillerinin oylamaya katılmadığını öğrendim. Hem iktidar, hem de muhalefet milletvekillerine yüklenelim. Oylamaya katılıp HAYIR oyu kullanmalarını emredin! Dilekçe de gerekçemiz yazıyor, kendilerine işin aslını gösterelim. Bu kanun elini indir - kaldır olacak kadar basit bir kanun değil. 22 maddelik kanun maddesi gece geç vakitlere ve yarına kadar sürebilir. Bu kanun geleceği ipotek altına almakta, yeni baskılara zemin hazırlamaktadır. Herkes bölgesinin milletvekiline kısa ve öz bir şekilde hazırlamış olduğum bu dilekçeyi kendilerine tüm sosyal medya hesaplarına, varsa WhatsApp veya mail, telefon yoluyla kolayınıza geldiği şekilde iletiniz. Etikete yüklenin paylaşın
#İklimTasmasınaHayır
Bakan Şimşek: "Karbon ayak izinin vergilendirilmesi gerekiyor" dedi.
Üç yıldır anlatıyoruz hâlâ anlamak istemeyenler var!
➖ Olmayan bir salgın çıkardılar. mRNA ile hem cebinize sömürüp, hem de sağlık soykırımı yaparak nufüs azaltma projesine sizleri denek ettiler.
➖ Şimdi de olmayan bir "iklim değişikliği" yalanı uydurup, hem cebinizi sömürmeye devam edecekler, hem de özgürlüklerinizi tamamen elinizden alıp köle toplumlar inşa edecekler.
🔴 Bir de iklim aşıları geliyor!
🔴 Nüfus azaltma (insanı öldürme) projesine kaldıkları yerden devam edecekler..!!!!
"Karbon ayak izinin vergilendirilmesi lazım" diyor Mehmet Şimşek.
Yani artık aldığımız nefesten vergi isteyecekler.
Çok geç olmadan iklim kanunu çıkmadan sen de bu siyonist oyununa ve halkın nefesine göz dikmiş bu soyguna DUR de. Etikete destek ol.
#KarbonYalanİzi
Karbon vergisi için Gelir İdaresi’nde Daire Başkanlığı kurulmuş bile. Artık aldığımız nefesten bile vergi alacaklar.
Mesele sadece para değil. Ayrıca küresel çapta bir takip ve kontrol.
#KarbonYalanizi
PAROLA : TEK SAĞLIK
DSÖ’nün yeni pandemi anlaşması için belirlediği slogan “Tek Sağlık”
Yine üzeri şekerleme kaplı, içi zehir klasik emperyal bir draje var karşımızda.
Şeker kısmı; Sağlık hizmetlerinden tüm dünya ülkelerinin eşit olarak yararlanması, bireylerin sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılması, hastalıkların önüne geçilmesi…
Ne güzel değil mi? Hemen altına imza atalım.
Zehir kısmı:
- Bu hususları belirleyici tek merci DSÖ’dür. Hangi sağlık olduğu konusuna sadece DSÖ karar verir. Yani pandemi var der var olur, yok der yok olur.
- DSÖ pandemi var dediği andan itibaren aldığı kararlar Uluslararası insan hakları beyannamesi dahil, mevcut üye ülkelerin Anayasalarının da üzerindedir.
- DSÖ hükümet, devlet, yetkilerini devir alır.
- DSÖ’nün aldığı kararlar eleştirilemez, tartışılamaz, hangi gerekçe ile olursa olsun devletler ve yöneticileri bu kararlara karşı çıkamaz.
- Alınan kararlar kişinin vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı, dini inançları gereği hassasiyet gösterme haklarını elinden alabilir. Buna muhalefet edilemez.
- Bir ülke veya bölgeyi karantina altına alabilir. Bir ülke veya bölgede kapanma ilan edebilir. Yani dünyadan izole edebilir. O ülkenin mal ve insan dolaşımını engelleyebilir. İş yeri ve sanayi tesislerini, limanlarını kapatabilir.
- İster ruhsatlı olsun, ister ruhsatsız her tür ilaç, aşı ve tedavi protokollerinin tek belirleyicisi DSÖ’dür.
- Bu konuda muhalefet eden kişi ve kurumların sansürlenmesi, iletişim kanallarının kapatılması yetkisi DSÖ’nündür.
Size şaka gibi geliyor değil mi?
Olmaz öyle şey diyorsunuz değil mi?
Aslında tüm bu dayatmaları fiilen uygulandı bile.
Kısa hafıza ile 2020-2023 yıllarını hatırlayın lütfen.
Fiili hali yasal zemine çekmeye çalışıyorlar sadece.
Tek sağlık!
Dr.B.BİLGE 24.05.2024
#DSÖyüReddet
Rezerv Alan ve Kentsel Dönüşüm Kanununa biraz da devam edelim ve bilgilerimizi güncelleyelim. Ne güzel şimdi kış ayında sıcak evinizdesin ve eşinle çocuklarınla televizyon izliyorsun. Birden cep telefonunuza mesaj geliyor, diyor ki oturduğun ev ‘ağır hasar görme riskli’. Kanunun 6/A maddesi. Senin onayın falan filan olmadan idare çat diye dönüşüme karar veriyor. Çünkü zaten deprem ülkesinde yaşıyorsun, evin sağlam bile olsa ağır hasar görme riskinde! Kanunda geniş tabirli kelimeler ve cümleler bol bol kullanılmış. Mesela ağır hasar ‘görmüş’ yapı değil, ağır hasar ‘görme riski bulunan’ yapı. Sana anlaşma sunan yok. Neyse hemen tespite geliyorlar, engellersen polisle etrafı dolduruyorlar. Sıkıysa karşı çık. Tespit yaptırdılar, kendi belediyesi riskli dedi. 2 gün süren var. O da muhtarlıktaki ilanı görürsen ya da evde otururken ilanı evin üstüne asmışlarsa…İtiraz ettin 3 güne cevap verecek. Verdi, olsun…Neyse hemen 2 güne gelip seni çıkartıp, çat diye yıkıyorlar, sen dava açsan da ertesi günü, yıkımı engellemen çok zor. Bu arada tüm bu işlemlerin bedelini de sana ödetiyorlar. Yıkım, enkaz kaldırma, taşınma ve yeni taşınacağın ev kirası (tabi bulabilirsen). Binan gitti, sizlere ömür. Proje dahi çizmeden ihaleye açarım ben burayı diyor. Neyse burayı kim dönüştürecekse bambaşka bir plan proje yapabilir ve bu proje belki millet parkı filan olabilir veya sadece işyerleri veya Avm olacak dediler. Sen yoksun projede belki? Hatta kamulaştırma, toplulaştırma ve seni imar haklarınla birlikte başka bir yere puf diye gönderebilirler de. Beklemelerine de gerek yok. Mesela İstanbul’da Bebek’te apartman sakiniyken, kendini birden Kahramanmaraş’ta bulabilirsin. Sana Bebekteki arsa payına karşılık Kahramanmaraş’tan çayır çimen verebilirler. Hadi dava aç, yıllar sürer…dava da idare mahkemesinde görülecek, diyelim hep kaybettin Anayasa Mahkemesine kadar geldin ve Anayasa Mahkemesinde nihayet davayı kazandın. Dosyan bu sefer idare mahkemesine döndü, idare mahkemesi hakimi: ‘burada yetki aşımı var, Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum, hatta savcılık da Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında soruşturma açsın’ der mi? Veya Anayasa Mahkemesi üyeleri de artık bu topa girer mi? Göreceğiz neler neler olacak? Neyse nerde kalmıştık, ihalede. Tamam çıktın evden yıkıldı ve ihaleye girdi. Ama kimse bu inşaat yapma ihalesini alamadı, 3-4 yıl sürdü. Devletin ihale verdiği müteahhit şirket yok birşey yok. Ortada ne proje var ne bir inşaat. Şikayetvar sitesine girin toki hakkında ne gibi şikayetler var okuyun. İhale habire iptal olmuş vesaire. Yani diyelim ki proje yok, ne yapılacağı belli değil. Sizi buradan attılar. Aradan 5 yıl geçti, ne yapacaksınız? Devletin size şu sürede şu kadar bina yapması zorunludur diye kanunda ifade yok. Hep sizin ne yapmak zorunda olduğunuz ve hangi sürede yapacağınız yazıyor! Hadi anlaşma da imzalattırdılar, o anlaşmada da hüküm ve şartları da buna göre ayarladılar. Dava açsan napıcan? Evin riskli dedi, sen riskli olup olmadığına ilişkin dava açma süresini anlaşma yaparak kaçırdın ya da beni ezmezler dedin zaman geçti işte. Binan gitti. Üstüne borç ödettirdiler. Senin devletten alacağın zaten sadece bir arsa payı, o bedeli de devlet belirleyecek. Sana bir de anlaşmada imzalattırdı belki ve değerlenen o bedeli kabul ettirdi o maddelerde diyelim. Ohooo sen nasıl mağdur olmuşsun haberin yok. Evin varken, güzel bir hayatın varken, şimdi kiracısın. Yıkılan yerin ne olacağı belli değil, in cin top oynuyor. Çoluk çocuğa ne kalacak? Sen şimdiye kadar ne birikimi yaptın? Ne kazandın? Cebinde kaç paran kaldı? Ne yapacaksın? @zaferpartisi
@tegarut Vücudun asidik olması kanser hücrelerini arttırmaya zemin hazırlar. Vücudun ph ı bu açıdan önemli. Sağlıkçı bi kişi yorum yaparsa mutlu olurum.
Cumhuriyet Atatürk için her şeyden evvel anayasa ve kanun demektir, meclis demektir. Bugünün Türkiyesi’nden yeni bir müteşebbis sınıfın, dünyaya açılan bir ticaretin, dünya ordularını talim ettiren bir ordunun bulunması onun hayalidir. Bugün etrafımızdaki coğrafyalar kaynıyor. Bunlar içinde Türkiye en iyi durumdaysa ve barışını sağlayabiliyorsa bu büyük bir başarıdır. Cumhuriyet’in hayali budur.
Atatürk'ün 100 yıllık hayalinin içinde Türklerin hem Türk tarihine, Şark tarihine ama hem de dünya tarihi ve coğrafyasına hâkim olması düsturu vardır. Ona göre; dünyayı bilmeyen, ona fikren ve malumat olarak hükmetmeyen bir ulusun büyük milletler arasında yeri yoktur… Bu nedenledir ki hayalinin ilk parçası olan Osmanlı mevcudiyetinde bulunan fakat dağınık olarak yaşayan müzik, opera, klasik dillerin öğrenimi, arkeoloji, dünya tarihi gibi konuları müesseseleştirmek onun gerçekleştirmek istediği hayallerindendir.
İdeali olan şeylerin bazıları onun devrinde gerçekleşmeye başladı, bazıları da onun arkasından. Tabii bilimlerde, coğrafya, mühendislikte ve tıpta bu kadar kuvvetli bir ülkeyi tahayyül etse de gerçekleştiğini görmek zordu. Bu dalların kökü ondan 100 sene evveline gittiği için bunların acilen gerçekleştirilmesini de istiyordu. Bugünün Türkiyesi’nden yeni bir müteşebbis sınıfın, dünyaya açılan bir ticaretin, dünya ordularını talim ettiren bir ordunun bulunması onun hayalidir. Bu onun istediğinin ötesinden gerçekleşmiştir. Ancak şüphesiz ki bugünün Türkiyesi’nde insanların her birine fırsat veremeyen, özelleşen, kapalılaşan, imtiyaz sağlayan fakat kalitesiz bir şekilde artan eğitim kurumları onun düşüncelerinin aksinedir. Kendi devrinde maarif alanında daha büyük işler yapılmakta en azından ümit verici, göğüs kabartıcı bir durum sözkonusuydu.
"Net sıfır emisyon bir dolandırıcılıktır". Avustralyalı senatör Matt Canavan, Avustralya parlamentosuna bazı ciddi Net Sıfır hakikat bombaları attı: "Dünyadaki gıdanın yarısı doğalgazdan yapılıyor (azotlu gübre)... Net Sıfır'a sahipsek ve gazımız yoksa dünya nüfusunun yarısı için nasıl gıda yetiştireceğiz? 'Hadi yapalım' demek çok kolay. sadece net sıfır emisyonumuz var'. Aslında öyle değil, çünkü toplumumuzda yetiştirdiğimiz, yaptığımız ve yaptığımız hemen hemen her şey fosil yakıt kullanımına dayanıyor ve bunlar olmazsa insanlar açlıktan ölecek." Net Sıfır zulmüne karşı küresel bir halk isyanının başlangıcına mı tanık oluyoruz? Kaynak: https://t.co/JHW3GqVyXt Bunun gibi daha fazla içerik için şu adresi ziyaret edin: https://t.co/ac5NkuFpPS