Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü mirasını, ortak aklımızla geleceğe taşıyacağız.
Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilecek TBMM Grup Toplantımızda; ülkemizin sorunlarını, halkımızın beklentilerini ve mücadele yol haritamızı değerlendireceğiz.
Yolumuz da hedefimiz de ortaktır.
Sayın Mustafa Balbay,
Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne siyasette tutunmak için gelmedim. Kendi özel sorunlarına çözüm arayanların yaptığı gibi partiyi bir sığınak, bir koruma kalkanı ya da bir kariyer basamağı olarak da görmedim. 19 yaşında bir üniversite öğrencisiyken, CHP’nin baraj altında kalmasının yarattığı sorumluluk duygusuyla partimin ve ülkemin geleceği için mücadele etmeye geldim.
Evet, çalıştım. Emek verdim. Ama arkamda beni özel olarak destekleyen bir medya gücü, beni parlatan bir televizyon ya da benim için seferber olmuş bir gazete hiç olmadı. İzmir’de ilçe gençlik kolu yöneticiliği, il gençlik kolu başkanlığı, il disiplin kurulu üyeliği, il başkan yardımcılığı, il sekreterliği, il hukuk komisyonu başkanlığı yaptım, 2015’te milletvekilliği ön seçimine girdim ve 35’inci ve 36’ncı kurultaylarda PM üyeliğine seçildim. Sonunda da CHP milletvekilliği görevini üstlenme onuruna eriştim. Bu, hiçbir zaman planlanmış bir kariyer yolculuğu değildi. Emeğin, mücadelenin ve örgüt iradesinin sonucuydu. Elimdeki gücü de hiçbir zaman örgüte karşı, örgütü dizayn etmek için kullanmadım.
Siyasi hayatım boyunca doğru bulmadığım her konuda tavrımı açıkça ortaya koydum. Merhum Genel Başkanımız Deniz Baykal döneminde il gençlik kolu başkanıyken de disiplin kurulu üyesiyken de itirazlarım oldu, herkesin onayladığı dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanken de itirazlarım oldu ve eyleme de dönüştü. Ancak bunu yaparken hiçbir zaman içeriden ve dışarıdan böyle organize bir linç girişimiyle karşılaşmadım. Görevlerim süresince sorumluluğumu unutmadım. Hiçbir makama ve güç odağına dalkavukluk yapmadım. Sayın Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde de itirazlarım olmuştur. AKP iktidarına karşı yıllarca mücadele etmiş bir siyasetçi olarak normalleşme ve yumuşama politikalarına itiraz ettim. AKP Genel Başkanı’nın önünde ayağa kalkmadım. CHP üyelerinin bilgilerinin MİT’in denetimine açılmasına itiraz ettim. 13 yıl partimize genel başkanlık yapmış ve yapmaya devam eden Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ailesine yönelik organize trol çetelerinin ve bazı parti yöneticilerinin hakaret kampanyaları karşısında sessiz kalmadım, “dilsiz şeytan” olmayı tercih etmedim. Bunun bedelini de hakaretlere ve linç girişimlerine maruz kalarak ödedim. En başta da söylediğim gibi, ben hiçbir güç odağının önünde diz çöküp dalkavukluğunu yapmam.
Bayramlaşma programında söylediklerim ise son derece açıktır. İktidar partisinin temsilcilerine, toplumun yaşadığı sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik sorumluluklarını bayram nezaketi içinde hatırlattım. Halkın sorunlarının çözümünün takipçisi olacağımızı ifade ettim. TBMM’nin millet adına ortak akıl üretmesi gerektiğini söylemek, iktidarın politikalarına ortak olmak anlamına gelmez. Muhalefetin görevi iktidara teslim olmak değil; millet adına denetlemek, eleştirmek ve çözüm üretmektir.
Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı döneminde verilen Meclis’teki görevlerimin yanı sıra Van, Ağrı, Eskişehir, Aydın ve son olarak da yaklaşık bir ay önceki Erzincan saha görevini nasıl tereddütsüz yerine getirdiysem, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde verilen bayramlaşma görevini de aynı sorumlulukla yerine getirdim. Dün ne yaptıysam bugün de onu yapıyorum.
Çünkü benim sadakatim kişilere ya da kirli sermayenin güç odaklarına değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerine, demokrasiye, ülkemize ve halkımıza karşıdır. Bu çizgi değişmedi, değişmeyecek.
@mustafabalbay
4-5 Kasım 2023 Kurultayı’ndan bu yana tavrımı açık ve siyasi zeminde ortaya koydum. Doğru bildiğimi söyledim, inandığımı savundum.
Bu süreçte troll saldırılarıyla, ambargolarla, baskılarla, tehditlerle ve ailemi hedef alan girişimlerle karşılaştık. Ancak bilinmelidir ki; baskıyla siyaset dizayn etmeye çalışanlar CHP’nin tarihini ve ruhunu anlayamamıştır. Haksız yere maruz kaldığımız linç, tehdit ve hakaretler arttıkça direncimiz ve kararlılığımız da güçlenmiştir.
CHP; biatın değil, özgür düşüncenin partisidir. Partimize zarar veren farklı fikirler değil, farklı fikirlere tahammül edemeyen anlayıştır.
Son yıllarda ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait olmayan bir dil ve davranış biçimi parti hayatına hakim kılınmaya çalışılmıştır. Hakaretin, küfrün, linç kültürünün, hedef göstermenin ve kirli ilişkilerin siyaset yöntemi haline getirilmeye çalışıldığı bu anlayışın partimize kazandırdığı hiçbir şey olmamıştır.
Hakaret fikir değildir. Tehdit siyaset değildir. Linç demokrasi değildir. Kirli ilişkilerin adresi de Cumhuriyet Halk Partisi değildir.
Bizim mücadelemiz kişilerle değil, bu anlayışladır. Pusulam makamlar ya da konjonktürel hesaplar değil; adalet, demokrasi, hukuk devleti ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerleridir.
Kimse bizden baskı karşısında susmamızı ya da ilkelerimizden vazgeçmemizi beklemesin. Gürültü geçer, algılar dağılır. Geriye yalnızca ilkelere sadık kalanlar kalır.
Bir kez daha açıkça söylüyorum: Troll desteğiyle oluşturulan yapay gündemler ve algı operasyonları karşısında dün eğilmedim, bugün de eğilmem. Doğru bildiğim yoldan dönmemi bekleyenler boşuna beklemesin. Bu çaba beyhudedir.
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.
Gezi; bu ülkenin vicdanında yer etmiş bir adalet, özgürlük ve dayanışma hafızasıdır.
13 yıl önce milyonlarca yurttaş; baskıya, hukuksuzluğa ve zorbalığa karşı bir araya geldi. Bugün hâlâ o ses, bu ülkenin meydanlarında ve hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Osman Kavala başta olmak üzere haksız yere özgürlüğünden mahrum bırakılan herkese selam olsun.
Karanlık geçer, dayanışma kalır.
Gezi’nin umudu da mücadelesi de büyümeye devam edecek.
#Gezi13Yaşında ✌️
Bugün sadece bir bayramı değil; bir halkın ayağa kalkışını anıyoruz.
19 Mayıs 1919’da başlayan mücadele, bize bağımsızlığın ancak cesaretle ve halk iradesiyle korunabileceğini göstermiştir.
Cumhuriyet’in emanet edildiği gençlerimizin umudunu büyütmek ve onlara hak ettikleri geleceği bırakmak hepimizin görevidir.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Bir annenin en büyük hayali; çocuğunun güvenle, adaletle ve umutla yaşayacağı bir ülke görmektir.
Bugün milyonlarca anne; yoksulluğun, şiddetin, eşitsizliğin ve gelecek kaygısının yükünü omuzlarında taşıyor.
Tüm zorluklara rağmen sevgiden, emekten ve mücadeleden vazgeçmeyen tüm annelerimizin Anneler Günü kutlu olsun. 🤍
CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Keçiören'de pazar esnafının ve yurttaşların sorunlarını dinledi.
Emekli maaşlarının düşüklüğüne dikkati çeken bir yurttaş: "20 bin lirayla nasıl iyi olacaksın? Bakıyorum, baktığımla kalıyorum. Kimse konuşamıyor, sesini çıkartamıyor. Sesini çıkaran içeride. Nereye kadar gidecek."
https://t.co/OK6SlT549w
Pazar ziyareti sırasında Nalbantoğlu'na bir an önce seçim olması gerektiğini söyleyen vatandaş, "Yeter artık gelin ya" diyerek tepkisini dile getirdi. Erken seçim istediklerini ifade eden vatandaş, "Bu rezillikten başka bir şey değil. 15, 20 bin lira maaşa buradan ne alabilirsen al. Nerede çürük varsa onu alıyoruz. Bu iktidar gitsin de nasıl giderse gitsin" dedi.
https://t.co/UWHUxcDsCO
CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Keçiören'de pazar esnafının ve yurttaşların sorunlarını dinledi. Emekli maaşlarının düşüklüğüne dikkati çeken bir yurttaş, "20 bin lirayla nasıl iyi olacaksın? Bakıyorum, baktığımla kalıyorum. Kimse konuşamıyor, sesini çıkartamıyor. Sesini çıkaran içeride. Nereye kadar gidecek" dedi.
https://t.co/HaLMqMmv8V
📍Çiçekli Pazar Yeri ve Emrah Mahallesi Muhtarlığı
İzmir Milletvekilimiz @rtnalbantoglu, İlçe Örgütümüz, İl Gençlik Kolları Başkanımız @okanturkmen24 ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyemiz @mertbektaschp ile birlikte Çiçekli Pazar Yeri'nde hemşehrilerimiz ve esnaflarımızla bir araya geldik.
Sonrasında ise Emrah mahallesi Muhtarımız Muhabbet Ağtaş'ı ziyaret ettik.
#Sahadayız
6 Mayıs; korkunun gençliğe, darağacının umuda yetmediği gündür.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan; emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye diyerek, halkın eşit ve özgür yarınları için gözlerini kırpmadan darağacına yürüdü.
Bugün hâlâ onların cesareti, bu ülkenin vicdanında yaşamaktadır.
Denizlere sözümüzdür:
Boyun eğmeyenlerin mücadelesi sürecek. ✊🏻
1 MAYIS ONURLU BİR YAŞAM ÇAĞRISIDIR
▪️İnsan haklarının olmadığı yerde işçi haklarından söz edilemez.
▪️Ülkemizde emek değersizleştirilmekte, emekçiler ücretli kölelere dönüştürülmektedir.
▪️İşçiler sadece açlık ve sefaletle değil, ölümle de mücadele etmektedir.
▪️1 Mayıs sadece emek ve dayanışma günü değil, insanca onurlu bir yaşam çağrısıdır.
Bu çağrı; emeğin hak ettiği değeri bulduğu, insan onurunun korunduğu bir Türkiye mücadelesidir.
Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, dayanışma ve onurlu yaşam mücadelesi!