Hüzün; gönülde hissedilen gariplik ve burukluktur. Bazen arzulanan şeyin elden kaçması bazen istenmeyenin başa gelmesidir.
Arapça sözcük, mahzun ve hazin ile akraba.
Mutsuzluk ile karıştırılmamalı zira hüzün çok şey öğretir insana.
“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.”
Hicran; ayrılığın hüznü, birinden veya bir yerden uzak kalmanın hasretidir. Gönülde kapanmaz bir yaradır.
Arapçadan dilimize giren sözcük, hicri, hicret, muhacir ve tehcir ile aynı köktendir.
Hicran, bundan daha güzel anlatılabilir miydi?