İÜ Siyaset Bilimi Y. L ve ÜÜ Felsefe Y. L.
Business Work Eğitim FelsefeDanışmanlık ve Koçluk.
Eğitim, Felsefe ve Siyaset Bilimcisi.
Siyaset Felsefesi Yazar
Fikrinizin kaynağı güncel toplum olsun
Margaret Atwood’a göre spekülatif kurmaca toplumda gizli kalan, henüz hayata geçirilmemiş olasılıkları ele alır. Spekülatif kurmacadaki teknolojik ya da fantastik unsurlar köklerini, türümüzün hâlihazırda yapabildiği ya da yapabilme
Semih Gümüş: Ekolojik Yıkım İnsanlık Suçudur
“Ekoloji sorunu dünyanın çeşitli bölgelerinde art arda büyük bir yığınsallık kazanarak yükselen antikapitalist hareketlerin de dolaylı olarak gündeme getirdiği bir sorun. Daha doğrusu, bir sorun değil de, adeta en önemli sorun. Yani kapitalizm ölmeden bu gezegene rahat yok.”
https://t.co/GOg6HIYdCv
Türk-İş verilerine göre, Kasım'da açlık sınırı 14 bin 25 liraya, yoksulluk sınırı ise 45 bin 686 liraya yükseldi. Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" ise aylık 18 bin 239 lira olarak hesaplandı.
1300 sanatçı, "Filistinlilerin seslerinin susturulmasına" karşı adım attı.
Slasher serisi, İsrail-Hamas savaşıyla ilgili Instagram paylaşımları nedeniyle Melissa Barrera'nın işine yakın zamanda son vermişti.
Olivia Colman, Batı ülkelerindeki kültür kurumlarını Filistin'e destek sunanları sansürlemekle suçlayan bir mektubu imzalayan 1300 oyuncu ve sanatçı arasında yer alırken, Melissa Barrera'nın serinin yeni filmi Scream 7'den kovulması da bu olaylar arasında sayılıyor.
“Tüm yapraklarım dökülmüş gibiyim.”
Anthony Hopkins’e “Kuzuların Sessizliği” filminden 29 yıl sonra ikinci kez En İyi Erkek Oyuncu Oscarı kazandıran müthiş performansını izleyeceğimiz “The Father” (Baba), bu akşam 21.30’da TV’de ilk kez TRT 2’de. 👴 #TRT2Filmleri
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Yeraltından Notlar adlı eserini 1864 yılında yayımlamıştır. Bu eser çığır açıcı niteliğe sâhip kabul edilmektedir. Varoluşculuk ve modernizm akımlarının kapısını açan anahtar olduğu tarihe not düşülmüştür. Kitap taşkın bir anlatıcının ağzından ezilmişlik duygusuyla geçen bir ömrü aktarmaktadır. İnsan aşağılanmaktadır, bunu dile getirir, fakat öfkelidir ve öfkesi öylesine ölçüsüzdür ki aslında ne kadar üzgün olduğunu daha da belirgin kılar.
Kendini aşağılık hissettirenlere kızarak güçlü görünmek isteyen bir karakter daha da acınası hale gelmektedir. Tüm bu yenikliğin içinde bir empati olasılığı belirir. İnsan zayıftır, eprimiştir, ezilmektedir ve bununla baş edecek kudreti yoktur, olmayacaktır, tek yapabildiği aşağıda gizlice babalanmaktır. Bu insan acınasıdır evet ama, bu imkânsız kaderi taşıma çabasından dolayı da anlaşılmayı hak eder. Asla kavî olamayacaktır, bu nedenle de devâsının güçte değil şefkatte olduğunu keşfedemeyerek uç duygular arasında komikleşir. İşte bu #YERALTI insanıdır. Yavaş yavaş doğmakta ve Rus edebiyat steplerindeki titiz ustalar tarafından temâşâ edilerek kayda geçirilmektedir.
Bu insanı kendilerinde gören ve onu incelemeye alan yazarlar eski kardeşlerinden ayrıldığının ayırdına varırlar. Bu kişilik bireyselden öte toplumsal, hatta küresel bir figür olarak zuhur eder. O çağın tinidir, fakat bu çağ yüzlerce yıl sürer ve hâlâ devam etmektedir. Dostoyevski’nin dile döktüğünü Friedrich Nietzche ve Sigmund Freud neşter altına yatırır, Thomas Mann’ın “Fyodor Dostoyevski ve Friedrich Nietzche’nin soyundan geliyor” dediği Knut Hamsun kutsar, Franz Kafka didikler, Albert Camus cilâsını döker ve bir dolu isim duyarlıkla bu yeni varlığı anlamaya, anlatmaya çabalarlar. Edebiyat bir daha eskisi gibi olmaz çünkü anlattığı insan tamamiyle değişmiştir. Dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş ölçekte bir tertip etkinliğinin koridorlarında kaybolmuş, değersizleşmiştir.
İnsan hınçlanmıştır. Sürekli minik, ehemmiyetsiz, saçma sapan detaylarla küçük düşürülmekte, giderek genişleyen toplumsal mekanizmanın dişlileri içinde gün be gün miniskülleşmektedir. Acı derine, daha derine inmektedir fakat kişi ezildiğini kabul de, ifâde de edemez. Yeni düzenin psikolojik kurgusu güçlü görünmek kriterine dayandığı için bir yüzleşmeye imkân tanınmaz. Bu nedenle hırs ve alçalmada boğulan yeni insan durumunun farkına varamamaktadır. Yerüstünde olduğunu farzeder, oysa kitaplarda ölülerin arasında dolandığını okumaktadır. Benimseyemediği yapıştırma kavramlarla konuşur. Uyuşturulmuştur. İnşâsı devam eden korkunç krallığın yaşam şartlarına dayanabilmek için katmanlar üzerine katmanlar evrimleştirmektedir. Bir kabuğa dönüşmüştür oysa insan kalmış olduğuna yemin edebilir. Kendi içinde duyduğu yoksunluğu dış dünyaya çevirerek hacimli bir intikam aurası oluşturmuştur. Diğerlerini suçlamakta ve bu yıkıcı yaklaşımla özüne daha da uzaklaşmaktadır. Sanâyi kompleksinde nefret temel gerçekliktir ve bir çözüm yaratması mümkün değildir. Öfke ancak mevcut gerçekliğin devamına yakıt sağlayacaktır.
#Dostoyevski
ÖMER ALTAN #YERALTI adlı yazısından bir bölüm 29 Eylül 2016 t24 web sitesi