2024-7 nolu Cumhurbaşkanlığı Genelgesine göre 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi gereğince yönetici atamaları haricinde atama yapılamadığı için kariyer meslek mensupları ciddi sorun yaşıyorlar. Bu düzenlemenin gözden geçirilmesinde fayda var. @_cevdetyilmaz@memetsimsek
Müfettişler ve kariyer uzmanların özel sektöre geçmesini dileyenler ,
Hiyerarşik mekanizmada hakları gasp edildiğinde, kimlere dertlerini anlatacaklar bir düşünsünler…
@edipuzen#geliruzmanı hadi buyursunlar çok kıymetli taşra uzmanlarımız merkezin yolları bir bir açılıyor. Bel kemiklerimiz omurgamız değil gövdemiz olun buyurun
Yanlış bilgilendirmeleri temel alarak, hiçbir araştırma yapmadan yapılmış bir haber metni ile halkı yanıltıyorsunuz. Bu haber değil, manipülasyondur. @Haberturk https://t.co/wd2uvK9Lrs
Eleştirdiğiniz kariyer merkez uzmanlarının zammı vardı ya hani. Bu raporu, aldıkları sorumluluk, görevlerinin ciddiyeti ve ağırlığı karşılığında 3 senedir iyileştirme talep eden ve 3 ünde de reddedilen uzmanlar yazdı.
#nasilolacak@memetsimsek@avabdullahguler@mehmedmus
Eleştirdiğiniz kariyer merkez uzmanlarının zammı vardı ya hani. Bu raporu, aldıkları sorumluluk, görevlerinin ciddiyeti ve ağırlığı karşılığında 3 senedir iyileştirme talep eden ve 3 ünde de reddedilen uzmanlar yazdı.
#nasilolacak@memetsimsek@avabdullahguler@mehmedmus
▪️MASAK’ın tutuklu avukat Rezan Epözdemir ile ilgili 99 sayfalık raporunu okudum….
▪️İlk tepkim “Vay anasını sayın seyirler” cümlesiyle özetlenebilir.
▪️1984 doğumlu bir avukatın ulaştığı devasa servet, kendisinin ve yakınlarının hesaplarından geçen yüz milyonlar, milyon dolarlar, Göktürk’teki sayısız taşınmazlar vs…
▪️Hepsi tamam da… Genç ve yetenekli avukatın bir savcının makam odasında onun makam koltuğuna oturacak kadar savcıyla samimiyeti ilerletmesi var ya. İşte en kritik yer orası…
▪️Adaleti sağlamak için kelle koltukta mücadele eden cesur ve namuslu savcılara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var…Çünkü zehirli bir sarmaşık gibi adalet sistemini saran bir yapıyla karşı karşıyayız.
▪️Gelelim raporun ayrıntılarına…
▪️Epözdemir; 2022 yılında yürürlüğe giren Varlık Barışında 5 milyon 650 bin ABD doları (yaklaşık 241 milyon 903 bin TL) tutarında kaynağı bankacılık sistemine dahil ediyor.
▪️2020–2025 döneminde hesaplarına 84,7 milyon TL, 5,65 milyon ABD doları, 269 bin 800 Euro tutarlarında yüksek meblağlı nakit yatırma işlemleri yapılmış. En son 2024 yılında 8, 5 milyon TL vergi ödemiş!
▪️Epözdemir tam bir emlak zengini. Kendisi ve yakınları üzerine çok sayıda taşınmaz bulunuyor. İstanbul’un en pahalı semtlerinden Göktürk’e özel bir ilgisi var.
▪️2017–2025 döneminde kayınvalidesine tam 117 milyon liralık para transferi yapmış!
▪️ Sekreteri Dilan Polat’a: 5 milyon 619 bin TL…
▪️Fatih Terim’e 5 milyon 432 bin 608 TL transfer etmiş!
▪️Epözdemir’in tutuklanmasının ardından tanıdıklarından birinin hesabındaki 2 milyon 450 bin ABD doları Epözdemir’in başka bir tanıdığına aktarılıyor. O kişi bu parayı çekmek istedi. Ancak soruşturma nedeniyle bu paranın çekilmesine izin verilmiyor.
@zafersahin06 Eleştirdiğiniz kariyer merkez uzmanlarının zammı vardı ya hani. Bu raporu, aldıkları sorumluluk, görevlerinin ciddiyeti ve ağırlığı karşılığında maaşlarında 3 senedir iyileştirme talep eden ve 3 ünde de meclise gelmesine rağmen reddedilen uzmanlar yazdı.
Taşra uzmanlarının 'Atom mu parçalıyorsunuz,hepimiz aynıyız' yaklaşımı, Üst Kurulların ağır alım şartlarını ve liyakat farkını yok saymaktır.
Atanma kriterleri bu denli farklı iki gruba aynı özlük hakkını istemek adalet değildir
#memur@_aliyalcin_@OnderKahveci@MemurSenKonf
@hsaka6161 Gelir uzmanlığı şüphesiz diğer ünvanlarımız gibi değerli bir ünvandır ve çok önemli görevleri ifa etmektedir. Ancak, vergi adaletinin sağlanması, kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmesi, devletin mali yapısının güçlendirilmesinde asli bir unsur falan bunlar çok iddialı olmuş.
Terzinin bozuk olduğunu bilenlerin artık konuşma vakti.
Teraziyi taşıyanlar ise biraz daha dayansınlar. Vakit, teraziyi eğip bükme vakti değil, adalet vaktidir.
Gündemimiz bellidir. Bu gündem adalet sağlanana kadar değişmeyecektir.
@memetsimsek@avabdullahguler@mehmedmus
“Teraziyi Kim Tuttu?”
Güzel bir ülkede, kimsenin çok konuşmadığı ama herkesin sırtına yük bindiren bir meslek grubu vardı.
Onlar sayıları saymaz, sayılmayanları bulurdu.
Gece ışıklar kapandığında çalışır, gündüz herkes uyanıkken hesap verirdi.
Uzun zamandır bir beklentileri vardı:
Yaptıkları işin ağırlığıyla orantılı bir karşılık.
Ne fazlası, ne eksiği.
Sadece hak edilen.
Bu beklenti konuşulmaya başlandığında, iki farklı ses yükseldi.
Birincisi sakindi.
“Elbette herkes değerlidir,” diyordu,
“ama emeğin değeri, yapılan işin sorumluluğuyla ölçülür.
Eşitlik, herkese aynı vermek değil;
hak edene hakkını vermektir.”
Bu ses teraziyi tutuyordu.
Bir kefede liyakat,
diğer kefede adalet vardı.
İkinci ses ise daha gürdü.
Kalabalıkların arasından konuşuyor,
mikrofonu elinden bırakmıyordu.
“Durun!” diyordu,
“Birine fazla verirsek düzen bozulur.
Herkes aynı olmalı.
Fark oluşursa adalet zedelenir.”
Bu sözler,
normalde hakkı savunması beklenen bir yerden gelince
herkes bir an durup düşündü.
Çünkü garip bir mantık vardı ortada:
Çok çalışanla az çalışan arasındaki farkı yok etmek,
adalet sayılıyordu.
Kalabalıktan biri fısıldadı:
“Demek ki bu ülkede adalet,
kimsenin rahatsız olmamasıymış.
Rahatsız olanlar zaten yıllardır sayılmıyormuş.”
Hikâye burada biraz komikleşti.
Çünkü hak almak için kurulan yapı,
hak verilmemesi için( @_aliyalcin_ )gerekçe üretmeye başlamıştı.
Teraziyi tutan ses yeniden konuştu:
“Biz kimsenin önüne geçmek istemiyoruz.
Sadece görünmez olmaktan çıkmak istiyoruz.
Liyakat adaleti bozmaz;
liyakat yok sayılırsa adalet çoktan bozulmuştur.”
Mikrofonu tutan ses bir an sustu.
Ama kalabalık artık susmuyordu.
O günden sonra herkes şunu fark etti:
Bir ülkede adalet,
teraziyi kimin tuttuğundan çok,
kimin tartıldığıyla ilgilidir.
Ve bazen,
en çok yük taşıyanlar,
en hafif sayılanlardır.
Ve artık mesele terazinin bozulması değildi.
Mesele, bozuk olduğunu bilenlerin susmasıydı.
Adalet, herkes rahat etsin diye eğilmez.
Eğiliyorsa, orada artık adalet yoktur.
Teraziyi tutamayanlar,
onu devirmekten söz etmeye başladığında
en ağır yük yine
en çok taşıyanların omzuna biner...
@avabdullahguler@mehmedmus@MKalayci42@ifarukaksu
@yeterlikliuzman Yani aynı şeyden bahsediyoruz aslında. Kişilerin niteliği değil konumuz. Merkez ünvanlara nitelik kazandırmak için bazı şartlar istiyor devlet. Yabancı dil ve akademik standartlarda tez. Bu yds ve tez istenmeyen ünvanların niteliksiz olduğu anlamına gelmiyor elbette.+
@yeterlikliuzman 2024 yılında bir uzman yardımcısını tezden dolayı memurluğa atamışlardı. Yani özlüğün önünde bir engel teşkil etmişti. Niteliği sağlayamadığından gönderdiler yani. Gerçekten hangi manaları düşünerek yapıyosunuz bu yorumları hayret etmemek elde değil.