Cem yılmaz muhtemelen şu an hiç isim, detay ve yargı belirtmeden gönderme yapabileceği analojiye boğulmuş paylaşım fikri düşünüyor. Takriben akşama doğru denize düşen göktaşı görseli falan atacak story olarak.
“Allah askiniza kime neyi ispat ediyosunuz boyle vırt vırt vırt”
neyse neyse gunluk yazmaya son. siz eve gidince kendinizle en ayip seyi de yapiyosunuzdur kendini sevenler, bas harfi S
soguk bi yere buzhane demek… gencseniz ve bu tweet’i okuyasaniz yadirgamayin. ben de hic buzhane gormedim hayatimda, böle bi ortam var mi bilmiyorum bile.. ama oluyo cocuklar OFFFF
“icerisi buzhane gibi”…..
kurmasi sakalda cikan beyaz telle ayni hissiyati veren bi cumle... ilk kez kurunca artik genc degil miyim diye ayna karsisinda felaket senaryolari gecirtiyo kafadan
Bu adam bir sekilde her konuda yanlış tarafta olmayı başarıyor.
Oy hakkı vergiye değil vatandaşlığa bağlıdır. Hemen hemen bütün ülkelerin kanunlarında insan vatandaşı olduğu sürece nerede yaşarsa yaşasın ülkesinin geleceğinde söz sahibidir.
Kaldı ki Türkiye zaten bir denge gözetmiş durumda. Yurt dışında yasayan Türkler, cumhurbaşkanlığı, meclis ve referandumda oy verebiliyor ama yerel seçimde veremiyor. Yani sistem zaten onlara "her şeye karışabilirler" demiyor.
Oy kullanmanın vergiye tabi olması saçmalığına girmiyorum bile...
sizce ben geçen bi düğünde görünce koşup selamlaştığım bi fenomen beni umursamayınca unflamadan önce 3 yıldır her bi videosuna attığım beğenileri tek tek kaldırdım mı wkskwjsjwjwe awkoduklarım yaa
bu fenomenler için de B2 seviye dil öğrenirler de Almanya’ya kaçırırız elimizden korkumuz yok dimi ülkede? ona göre bi daha bi tanesi ben sizli konuşarak bir şey sorduğumda senli yanıt verirse sağlam seviye bir dil dersi alacak benden 💛💛
Amsterdam sokaklarında gece vakti yürürken … Amsterdam sokaklarında gece vakti yürümenin düşündüğümden daha güvensiz olduğunu anladığımda … (xD) kafamda kapatacak eski defter bi bunu bulabildim spqjkqwjd ve çıktım takipten bu zırtoyu
إنا لله وإنا إليه راجعون.
اللهم ارحم الوالد عبدالله بن حمد العطية، صاحب السيرة العطرة.
له أيادٍ بيضاء على أهل قطر والمقيمين بها؛ ولعب دوراً أساسياً في تأسيس نهضتها مع الأمير الوالد.
اشتهر بمقاومة الفساد والحرص على البعد عن الشبهات مهما ادعى الفاسدون الانتساب له أو حاول المتملقون الارتباط باسمه.
عزاؤنا لأهله الكرام ولكل أهل قطر والأمة العربية.
@saud_alattiyah
muhteşem yüzyılda Kösem Sultan kendisinden bahsederken “ben Valide-i Maktule Kösem Sultan” diyo. valide-i maktule katledilen valide demek, öldürüldüğü için kendisine bu ad ölümünden sonra konuyo aslında. kendisi hayattayken bu adı nasıl kullanabiliyo???
@literaturyayin 3-5 gün içinde elime ulaşacağını belirttiğiniz kargom hâlen gelmedi. internet sitenizde “sipariş durumu: bekliyor” bilgisini alıyorum. kaç gün daha beklemem gerekir?
In Azerbaijani we have a very similar thing with Turkic vs Arabic/Persian.
Turkic (blun): Öldürmək (To kill), Vurmaq (To hit/strike).
Arabic/Persian (sanitized): Məhv etmək (To annihilate/neutralize), Zərərsizləşdirmək (To neutralize—literally "to make harmless").
👉 "Düşmən məhv edildi" (The enemy was annihilated) sounds like a tactical achievement, whereas "Düşməni qırdıq" (We slaughtered the enemy) sounds like a massacre...
Turkic: Yalan (Lie), Oğurluq (Theft).
Arabic/Persian: Təhrif (Distortion), Mənimsəmə (Appropriation/Embezzlement).
👉 A politician will never admit to a yalan; they will say there was a faktların təhrifi (distortion of facts).
Akin to Latinate, Arabic-Persian constructions in Azerbaijani are often used to create a passive atmosphere of inevitability.
Using təmin edilməlidir (must be ensured) or həyata keçirilməlidir (must be implemented) sounds much more authoritative and official than the direct Turkic etməliyik (we must do).
If an official statement in Baku is heavy on terms like müvafiq (appropriate), tədbirlər (measures), and münasibət (relationship), they are likely avoiding a direct answer.
When you want to curse someone or express raw emotion, you almost never reach for Arabic/Persian. You reach for the ancient, dirty, visceral Turkic roots. If you are angry, you don't say "Sən mənə ehtiramsızlıq etdin" (You showed me disrespect). You use a Turkic verb: "Dur sikdir burdan, göt oğlu göt".
If an Azerbaijani government official says:
"Əhalinin rifah halının yüksəldilməsi istiqamətində müvafiq islahatlar həyata keçirilir."
They have used zero hard Turkic action verbs. Every word sounds like from Hafēz. By the time you’ve finished decoding the sentence, you've forgotten that they haven't actually said how or when your life will get better.