Taciz ifşaları çıkınca muhafazakâr camiada kimse paylaşmadı, kimse konuşmadı.
Sanki taciz sadece açık giyimli, gece kulüplerine giden kadınların meselesiymiş gibi bir sessizlik hakimdi.
‘Onlar öyle yaşıyor, başlarına gelmesi normal’ gibi bir bakış vardı.
Ama gerçek şu: taciz yaşam tarzına bakmaz. Taciz her yerde.
Ve biz görmezden geldikçe büyüyor.
Ben bu öfkeyle videoyu çektim. Çünkü farklı rutinlerimiz olsa da ortak derdimiz bu. Tacizi konuşmak, tanımlamak, ifşa etmek hepimizin meselesi.
bir kadını sırf hpv aşısı olduğu için günlerce kocasını aldatmakla itham eden adamlar şimdi birçok kadının "bana tecavüz etmeye kalktı" dediği adamı "ama onun evinde ıspanak pişmez ki" gibi bir argümanla savunmaya çalışıyor.
"toph neden bu kadar polis düşmanısın"
"polis kadınların ölümünü nası engelleyecekti ki"
toplaşın size polis işini yapsa şimdi hayatta olacak onlarca kadının hikayesini anlatacağım 🧵
Ben bu refleksi çok iyi bilirim. Age of Empires’ta ana binan çökmek üzere ve hızlıca kışlada asker üretip savunmaya çalışıyorsundur. O yüzden hepsi aynı. Emrin? Oduncu oduncu oduncu oduncu… Tamam yaparım. Madenci
Psikolojik yıpratma savaşının bir diğer kulvarı da ahlaki üstünlüğünüzü kırmak, sizi sürekli savunmaya zorlamaktır. Amaç haklı mücadeleyi bulanıklaştırmak, sizi suçlu gibi hissettirmektir. Sıkça başvurulan "ahlaki tuzak" teknikleri: 🔽🔽🔽
- Kutsal Üzerinden Tuzak Kurma: Küçük bir kimliği belirsiz grubu işaret ederek, "şuraya saygısızlık ettiler", "şuna küfrettiler" gibi çıkışlarla mücadele değil semboller tartıştırılır. Gerçek adaletsizlik ve ana sorun görünmez hale gelir.
- Temsil Krizi Yaratma: Karşı taraftan gözüken (ve bazen de karşı taraftan bile olmayan provokatör olabilecek) tek bir kişinin bir yanlış davranışı öne çıkarılır, tüm hareket onunla özdeşleştirilir. "Bakın, kimlerle aynı saftasınız" diyerek kolektif mücadele lekelemeye çalışılır.
- Ahlaki Zorlama: Kendi etik facialarını örtbas etmek için sürekli kınamalarla sizi savunmaya çekme taktiği uygularlar. "Peki bunu neden kınamadınız?", "Niye sessiz kaldınız?" gibi sorularla sizi sürekli suçlanan konuma iterler. Kendilerine uygulamadıkları etik standartları iyi niyetinizi suistimal etmek için size uygularlar. Gündemi siz belirleyemezsiniz artık, sadece tepki verirsiniz.
- Yön Kaydırma: Ana gündem dışındaki bir olay büyütülür. "Asıl mesele bu değil mi?" denir. Hak ihlalleri yerine, "tarz" ve "üslup" tartışılır. Tali meseleler üzerinden kafalar bulandırılmaya çalışılır. "Bunun bu olaylarla ne alakası var?" şeklinde sorular sorulur.
- Tiksindirme ve Ahlaki Bıkkınlık Üretme: Sürekli kaynağı belirsiz ve gerçekliği şaibeli olan küçük grupların kriz, kavga ve çirkinlik görüntülerini yayarak halkı mücadeleden soğuturlar. "Hepsi birbirinden beter" dedirtmek isterler.
- Empatiyi Silme: Parmakla gösterdikleri buldukları birkaç kötü örnek üzerinden "bunlara üzülüyorsan sen de kötüsün" mantığı pompalanır. Dayanışmayı kırar, yalnızlaştırır.
- İçten Saldırı: "Sen de kirlendin" hissi yaratılır. "Bu yolda her şey mübah mı?", "Siz de artık onlar gibisiniz" denerek içten içe inancınız aşındırılır, duygu sömürüsü yapılır, vicdanınıza oynarlar.
Bu taktikler sizi haklıyken suçlu gibi hissettirmek için bilinçlice tasarlanır. Amaç gerçeği bulmak veya savunmak değil, sizi bulanıkta bırakmaktır. Sizi savunmaya sıkıştırmayı amaçlar. Kendilerine asgari düzeyde bile geçerli kılmadıkları ahlaki kriterlerle sizleri imtihan etmeye çalışırlar. Bu sahte bir ahlaki üstünlük kurma stratejisidir.
Sakin kalın. Gerçek nettir. Adaletsizliğin başlangıç kaynağı manipülasyonla yön değiştirmez. Davanız haklıysa, zaten bu yüzden bu kadar kirli taktiklere başvurma ihtiyacı hissederler.