Prof. Dr. Oytun Erbaş:
"Bir çocuğun nihai boyu, anne ve babasının boyunun yarısıdır.
Mesela baba 1.50, anne 1.70. 1.50+1.70÷2. Yani çocuk kaç olacak? 1.60 olacak. Erkekler 10 cm büyük oluyor. Kızlar tam anne babasının aritmetik ortalaması oluyor."
Ali Haydar evlere atılan çarpıyla bunun bir ilgisi yok saçma çıkarımlar yaparak mağdur edebiyatı yapmayı bırakın. bir dönem daha oturmak istediğiniz koltukları bırakmak zor oluyor anlıyorum, ama bu tepkiyi siz hak ederek aldınız. rica ederim ağlama.
Bu fotoğrafı kimse unutmasın… Partimizin Malatya il binasına asılan bir fotoğraf.
Muharrem ayında Yezidleşen bir zihniyeti gösteriyor.
Kısa bir süre önce Trabzon’da açılan bir pankartta “Biz yakarsak söndüremezsiniz” yazılmıştı.
Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve daha nice katliamlar öncesinde Alevi vatandaşlarımızın evlerine bu çarpı atılmıştı. Sonra katliamlar yapılmıştı.
Kimin ne amaçla bu alçaklığı yaptığının izahı peşinde değiliz. Sadece halkımızı provokasyonlara karşı uyarıyoruz. Bundan hiçbir rahatsızlık duymayan ve hatta bu sloganların atılmasına destek veren İmamoğlu/Özel çizgisinin ne olduğunu gösteriyor.
Kendi kişisel ikballeri uğruna kendisini var eden genel başkanına bunları reva görenlerin ülkeye, partiye ve insanımıza yapmayacağı kötülüğün sınırını olmayacaktır.
“Sokağa nasıl çıkacaklar?” diye ahkâm kesen rant çevreleri, sahte CHP’liler, maaşlı troller ve tetikçilikle gazeteciliği karıştıranlar…
Yarın konvoyda siz de yerinizi alın.
Kemal Kılıçdaroğlu sahada olmaya, milletle buluşmaya ve doğruları söylemeye devam edecek.
@kilicdarogluk@gurseltekin34
Ben sana seçimi kimin kaybettirdiğini söyleyeyim @Berhansimsek
Genel Başkanınız Kılıçdaroğlu yanındaki arkadaşı seçimin 2. Turu için Kars'a görevlendirdiğinde beyefendinin yanıtı bu olmuştu.
Size seçimi, sözünü sıradan bir üyeye dahi geçiremeyen o yetersiz adayınız kaybettirdi.
Bizzat yaşanmış bir anıdır.
Sayın Kılıçdaroğlu, 2011’den beri Parti Okulu’nun “parti militanı” yetiştirmesi gerektiğini söylerdi.
2023 Değişim Kurultayı’ndan yaklaşık 2 ay önce, Genel Merkez Parti Okulu binasında toplantıdaydık. Aramızda şöyle bir diyalog geçti:
KK: “Kurultayı kazandıktan sonra Parti Okulu çalışmalarına hız vermeliyiz. Okul parti militanı yetiştirmeli.”
Ben: “Efendim, Parti Okulu tam 12 yıldır zaten bunun için emek veriyor. Gönüllü eğitmenlerimiz yalnızca eğitim vermiyor; sandıkta da, sahada da görev alıyor. Kısacası zaten bunu yapıyoruz.”
KK: “Ama benim bunlardan haberim yok ki…”
Murat Ongun:
-Cumhurbaşkanı Erdoğan, tutan bir planı mutlaka yeniden kullanır. Kazandıran planlardan sapmaz.
-Peki geçmişin bugünle benzerliği ne? Neden ikiz proje diyorum?
-Ahmak Davası, İmamoğlu İBB Başkanı seçildikten 30 ay sonra karara bağlandı. Butlan davası da Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultaydan 30 ay sonra karara bağlandı.
-Ahmak Davası, eylemden 18 ay sonra açıldı. Butlan davası da 18 ay sonra açıldı.
-Ahmak Davası'nda direnen hakimin yerine atanan hakimle istenen karar alındı. Butlan davasında da yerel mahkeme kararı istinafta bozularak istenen sonuç alındı.
-Ahmak Davası ile İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığı engellendi. Butlan davası da Özgür Özel'i korunaksız ve çatısız bırakmak için yapıldı.
-Her iki davanın kazananları ve kahramanları aynı: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu.
-Kazandıran planla oynamayı seven Erdoğan, Ahmak Davası kararını seçimi 6 ay kala aldırdı. Butlan davasında karardan 6 ay sonrası ise 2026 Kasım'a denk geliyor.
-Velhasıl gören gözler için 6 ay sonrası için hayli emareler belirmiştir.
-Seçimlere 6 ay kalmış gibi tüm stratejilerin yapılması gerekir.
-Seçmen son dakika aday, son dakika parti değişikliği, başka parti listelerine penetreler gibi triklerden hoşlanmaz.
-Bir de hiçbir akıllı siyasetçi, yargıyla alt ettiği rakibine toparlanması için 20 ay süre tanımaz.
1- Kılıçdaroğlu'nu destekleyen Semra Dinçer'in oğlu Ankara kurultay delegesiydi.
2- Cemal Canpolat İstanbul İl Kongresi konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na yönelik şu ifadeleri kullanmıştı:
"Belediyeye İYİ Partilileri ve TORİLLERİ doldurdu. İşe girmek istiyorsanız bize oy verin."
Ekrem İmamoğlu bu konuşma üzerine oldukça canı sıkılmış şekilde salondan ayrılmıştı.
3- Bunu ilk kez anlatıyorum. Ankara'daki değişim ofisinde çalışırken herhangi bir ücret almadım. Hatta o dönemki aile aramız bozulduğu için otobüsle gidip geliyordum. Ufak bir odada fikir üretirken kapı açıldı @veliagbaba içeri girdi.
"Ne yapıyorsunuz ula paralı toriller." dedi hep beraber gülüştük. Çünkü sabahtan beri yemek yenilmemişti. Hiç de para içinde yüzülen bir ortam yoktu.
Akşamına pankartlar hazırlandı. Basım için sayı verileceği zaman çok düşük adette bir sipariş verdik. O gün o odada bulunan arkadaşlarımızdan birisi:
"Biz Genel Merkez değiliz, bizim imkanlarımız bu kadar." dedi. Ertesi gün salona gittik hemen hemen her yer Kılıçdaroğlu pankartıyla doluydu.
Kurultayda şaibe varsa da işin göbeğinde olan insanlar olarak ne buna tanıklık ettik ne de cebimizde hissettik.
Kurultay delegeliği pazarlıkları, iş vaatleri, sınırsız imkanlar kimin tarafındaydı onu gayet iyi biliyoruz ama...
Serap hanım Öyle bir soru sordu bi an aklı başından gitti,
Duraksadı Cevap veremedi
86 milyonun önünde Fayası ortaya,ihaneti açığa çıktı,ifşa oldu yani.Arkadaşlarını
Yarğılatacağım derken kendi Halkın nezdinde yargılandı,
Halkın hükümü
Kesin suçlu 😂👊�