Ece, 20 Temmuz 2015'te Suruç'ta katledilen 33 kişiden sadece biri... Bugün, doğum günü. Ece 2015'den bu yana hep yirmi yaşında. Yirmi yaşında cesur ve direngen.
#EceDinç
3 Şubat’ta onlarca yoldaşımızla birlikte tutsak edilen Eş Genel Başkanımız Murat Çepni'nin ilk duruşması 3 Aralık’ta Samsun’da görülecek.
Tüm dostlarımızı, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, siyasi partileri ve demokrasi güçlerini Eş Genel Başkanımız Murat Çepni'nin duruşmasını takip etmeye, dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.
📍 Samsun 2. ACM
📅 3 Aralık 2026 / 09.30
📣 Toplumsal Erkeklikle Yüzleşme broşürümüz çıktı!
Erkek egemen kapitalist sistem ve tek tek erkekler toplumsal erkekliği üreterek kadınlar üzerinde kurduğu tahakkümü güçlendirmekle kalmıyor. Toplumsal erkeklik, rejim ile sınıfsal veya ulusal olarak çelişki içerisinde olan, çelişkilerine yaslanarak rejime karşı mücadele etme potansiyeli taşıyan erkekleri, erkek egemenliği temelinde rejime yedekliyor.
Peki, devrimci erkekler sürekli üretilen toplumsal erkeklikten azade mi? Hayır!
Sosyalist erkeklerin gündelik ve örgütlü yaşamda erkek egemenliğiyle nasıl yüzleşeceğini, kadın devrimi karşısındaki sorumluluklarını ele aldığımız yazılar broşürümüzde!
Broşüre ulaşmak için bizimle iletişime geçin.
Hasan Polat hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası
Devrimci sosyalistlere dönük siyasi kırım saldırısında gözaltına alınarak 3 Şubat'tan bu yana tutsak edilen Ceylan Yayınları editörü Hasan Polat hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası ve Polat'ın tutukluluğuna devam kararı verildi.
https://t.co/80A5yguZkj
Manisa Soma İmbat Madencilik'te Doğu-5 ayağında meydana gelen göçükte;
Bağımsız Maden-İş Ege 1 No'lu Şube Yöneticisi Ramazan İnce ve sendika üyeleri Halit Ersay, İsa Olcay, Kerim Ören ve Ömer Karakaya arkadaşlarımız hayatlarını kaybettiler..
Ailelerine, mesai arkadaşlarına ve dostlarımıza başsağlığı diliyoruz..
Rojava yalnız değildir.
Dört parça Kürdistan’dan, dünyanın meydanlarından ve sokaklarından aynı ses yükseliyor:
Bir direnişin adı, bir halkın nefesi.
“Biji Berxwedana Rojava”
Biz bu sesi, çoğalsın diye bir ezgiye dönüştürüyoruz.
Bir devrimi savunmaya, bir umudu yaşatmaya çağırıyoruz.
Hayal gücü iktidara!
#RojavaDefend
👇🏽👇🏽
https://t.co/9CZnar9zC4
İnanılmaz çarpıtmalar ve yanlışlarla dolu.
Demiş ki “Suriye’de kafa kesme, adam yakma, kadın pazarları kurma gibi barbarlıklar… Şara, bunlara katıldı mı? Hayır.”
Sadece bir örnek: HRW’nin, Ağustos/2013’te 19 köyde en az 190 sivilin ateşli silah kullanılmadan (yani asarak, keserek ve yakarak) katledilmesinden dolayı Colani için ‘savaş suçu işlemiştir, yargılanmadır’ raporu var, tüm belgeleriyle. HRW temsilcisi Lama Fakih gitti o köyleri gezdi ve rapor yazdı, 100 küsür sayfalık rapor hala yayında.
Üstelik bu suçu IŞİD ile beraber işledi. Raporda IŞİD'in ismi de geçiyor. IŞİD ve Nusra beraber katliam yaptı. Sadece orada da değil, Halep'te "Kafirleri Kesme Operasyonu" ismi altında da beraber katliamlar yaptılar. Başka örnekler de var. Buraya sığmaz. Colani liderliğindeki Nusra'nın (IŞİD benzeri) yüzlerce barbar eylemin sorumlusu olduğunu nereden biliyoruz biliyor musun Yıldıray? Kendi ajanslarından. Eylemlerini duyuran bir örgütü ve liderini aklamaya çalışırken komik görünüyorsun.
Üstelik ‘Zerkavi mi Bağdadi mi belli değil, orası muamma’ deyip durmuş. Zerkavi 2006’da öldü. Bir damla bilgisi olmadan Colani’yi aklama görevi edinmiş. İşte bu bizim için muamma değil. Colani, IŞİD lideri Bağdadi tarafından eğitilerek, eline planlar verilerek Suriye'ye gönderildi.
Colani'nin kendisi, bölgenin en çok izlenen kanalı Katar'ın El-Cezire'deki televizyonunda şunları söyledi:
"Şam topraklarına girişimize onay ve karar verildiği zaman...
(Burada Colani'nin sözü kesiliyor ve ''Hangi taraf, kim onay verdi'' sorusu soruluyor. Colani de devam ediyor)
Irak İslam Devleti liderliği (Işid'in eski ismi) tarafından. Liderliğe fikirlerimizi ve planlarımızı sunduk. Tabi söylemek gerekir ki bu planlar uzun zamandan beri Irak İslam Devleti liderliğinin zihinlerinde vardı.
Dediğimiz gibi bu bizim de iştirak ettiğimiz (cihad) geçmişin ürünüdür. Küresel Cihad'ın meyvelerindeniz. Ulemaların çabalarının ve dökülen kanların olduğu uzun bir geçmiş. 60'larda Mısır'da yaşanan cihat, Afganistan'a taşınmasaydı, 80'lerde bu rejime (Suriye) karşı olan cihat da Afganistan'a taşınmasaydı ve Afganistan'da kurbanlar verilmeseydi cihat Irak'a taşınmazdı ve kardeşler (yani Irak İslam Devleti) Irak'ta kurban vermese ve kararlı durmasaydı cihat Şam topraklarına taşınamazdı."
Yani 2006'da ölen Zerkavi değil, 2011'de Bağdadi yolladı Colani'yi.
Bağdadi de bu sürece dair konuştu. Üstelik Colani'nin, yukarıdaki röportajdan çok daha önce yayınladığı ses kaydındaki bilgilerle de birebir örtüşüyor Bağdadi'nin söyledikleri. O ses kaydında şöyle diyor Bağdadi:
"Irak İslam Devleti’nin nüfuzu Şam'a ulaşmıştı; ama güvenlik nedenlerinden dolayı ilan etmedik. Ve şimdi Şam (Suriye) ehli ve tüm dünya önünde duyurmanın zamanı geldi: Nusra Cephesi, Irak İslam Devleti’nin bir uzantısıdır ve parçasıdır. Şam'daki gidişat kanın döküldüğü, Şam ehlinin çağrı yaptığı; ama dünyanın onları terk etiği noktaya vardığında bize düşen, Şam ehlinin zaferi için harekete geçmek oldu. Onlar için bizim askerlerimizden Colani'yi atadık ve yanına çocuklarımızdan bir grup vererek Şam'daki hücrelerimizle buluşmak üzere Irak'tan Şam'a gönderdik. Onlara planlar geliştirildi, hareket ve eylem politikaları resmedildi. Her ay maaşlarını verdik ve militanlar sağladık.”
IŞİD'in eski ismi olan IİD içerisinde yetişmiş birinin, bu örgüte dair tüm deneyimlerini, Nusra'da hayata geçirdiğine dair yüzlerce rapor var. IŞİD ile iktidar savaşına girmiş olabilir, bu onun IŞİD'in yöntemlerinden ayrıştığını ortaya koymaz. Nereden biliyoruz? Nusra'nın tüm kadılarının, şeyhlerinin, üst düzey isimlerinin o günden bugüne kadar olan açıklamalarına ve eylemlerine bakarak. Hepsi, Nusra ajansı tarafından duyuruluyordu.
Yıldıray bir de "Şara ve örgütü 2016’da El Kaide’den de koptu. Tamamen Suriyeli bir örgüte döndü. Esad’ı devirmek dışında bir cihatçılık gündemleri olmadı." demiş. Asla gerçekliği yok. Bakın Nusra'nın İdlip'te kurduğu hükümetin ilişkilendiği selefi isimlere ve sahadaki uygulamlarına dair de yüzlerce veri var. Muhaliflerden çok çoğu Mısırlı olan Selefi şeyhler etkindi. Silahlı gruplar açısından da öyle. Bunlar açıktan açıklamalar yapan ve kendini duyuran şeyhler/örgütler. Yani ben bir yerden arayıp bulmaya çalışmadım bu verileri.
Bunların nasıl bir cihatçılık gündemleri olduğunu anlatmaya burası yetmez. Hadi bunları geçtik, Colani'nin etrafındaki isimlerin erişime açık kitapları var. Hepsi internette. 2023'te "Haçlılara karşı Hıristiyanlara saldırmak farzdır" diye kitap yazan, "müzik haramdır" diye kitap yazan isimler şu an Colani'nin bakanları. Bunun öncesinde İdlip'teki cihatçılık gündemlerine dair sahadaki örnekler inanın yine tekrar edeceğim ama buraya sığmaz.
Daha aktarabilecek binlerce veri var bütün bunlara dair. YouTube yayınında video ve belgeleriyle konuşacağız.
Kobanê'de dört çocuk donarak hayatını kaybetti. Dört çocuk…
Kent her taraftan abluka altında. Elektrik, su, ilaç, yakıt tedariki tamamen kesilmiş vaziyette.
Fırınlar ekmek çıkartamaz durumda.
İmha saldırıları abluka ile devam ediyor. Sert hava şartları da durumu ağırlaştırıyor.
Acilen sınır kapısı açılmalı, insani yardım koşulları sağlanmalıdır.
🔴#SONDAKİKA - Kobani'de ölen çocuk sayısı 5’e çıktı!
Heyva Sor a Kurd’dan acil çağrı: "Hayatını kaybeden bu 5 çocuk, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Yolları açın, kurtarılabilecek hayatları kurtaralım"
https://t.co/TVzPUvQwA0
Yıllardır Kürdistan’ın dört parçasında haber takibi yapıyorum, son on yıldır devam eden savaşın tümünü yerinden takip ettim. Şu an dünyanın her tarafından binlerce cihadist çete Rojava’ya doğru saldırıya geçmiş durumda. Kürt halkı büyük bir soykırımla karşı karşıya!
Hrant'ın katledilişi üzerinden 19 yıl geçti adalet sağlanmadı. Suçun yalnızca tetikçide değil, onu mümkün kılan düzende olduğunu biliyoruz.
Şimdi Hrant'ı anmak, "unutmadık” demekten fazlasını gerektirir. Susmamakta ısrar etmektir, adil eşit barışı savunmayı, korkuya teslim olmamayı gerektirir. Çünkü Hrant’ın mirası bir anma günü değil her gün süren bir mücadeledir.
#Hrantsız19yıl
#BuradayızAhparig
Askıda biletle başka bir kadının Ankara'ya gidebilmesini sağlayabilirsiniz.
📍Büyük Buluşma: 30 Ocak | 11.00 | TMMOB MMO Eğitim Ve Kültür Merkezi 1 No'lu salon
📍15.30 Adalet Bakanlığı
#RojinİçinAnkaraya
Rojinsiz geçen 1 yılda her kentte, her sokakta adalet mücadelemizi yükselttik.
30 Ocak’ta Ankara'dayız. Taleplerimize sessiz kalan Adalet Bakanlığı önünde eylemde olacağız.
📍Büyük Buluşma: 30 Ocak | 11.00 | TMMOB MMO Eğitim Ve Kültür Merkezi 1 No'lu salon
📍15.30 Adalet Bakanlığı
#RojinİçinAnkaraya
Faşizm, tekelci sermayenin en gerici ve baskıcı diktatörlüğüdür. LGBTİ+lara dayatılan heteronormativite, şimdi de sosyalistlere ait kavramları ters yüz ederek kullanılıyor. Asıl faşist, tekelci sermaye istiyor diye MESEM’lerde çocukları öldüren, açlık sınırının altında asgari ücret belirleyen, LGBTİ+ların varoluşunu yasaklamaya kalkan bu düzendir. Tüm sanatçıları, LGBTİ+lara dönük saldırıları içeren yapımlarda yer almamaya, LGBTİ+ların ve ezilenlerin özgürlük mücadelesine destek vermeye çağırıyoruz.