Bu görüntülere savunma olarak, “İktidar yeterli çoğunluğu sağladığı için bulunmamıza gerek yok,” diyorlar.
E işiniz ne? Madem çoğunluk yok, o zaman istifa edin; milletin cebinden boşuna maaş almayın.
Meclise gelmeyip sürekli vatanın dört bir yanında koştursalar, her olayda onlarca vekili bölgede görsek “tamam” diyeceğiz; ancak o da yok.
Türk milleti, seçtiği vekilleri Mecliste görmek istiyor.
Twitter’da “tweetvekilliği” yapanları değil, tulum peyniri takıntısı olanları değil, mitingden mitinge koşanı değil; Mecliste milleti temsil eden, her olayda halkın önünde öncülük eden milletvekili istiyoruz.
2010'larda askeri birliklerin İstanbul’dan taşınması tartışılırken AKP'liler, boşalacak arazilerin asla satılmayacağını, imara açılmayacağını, yeşil alan olarak kalacağını ya da en fazla “kamusal fayda” için kullanılacağını defalarca vaat etti.
23 yıllık AKP iktidarında İstanbul’daki 171 bin 998 hektarlık askeri alanın %90’ı imara açıldı.
Mert adamlar değil mi?
Bakın mesele yanlış anlaşılmasın. Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını çözemiyor değil, ÇÖZMÜYOR.
Aşağıdaki paylaşıma ek olarak, iktidarın bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Okullarda çocukların ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak yerine, her saldırıdan sonra yayın yasağı, erişim engeli ve “provokasyon” söylemiyle meseleyi bastırmaya çalışmamak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Çocuklara, diğer birçok ülkede olduğu gibi okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, ortak yaşam alanının dahi olmadığı rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Toplumu derinden etkileyen her olayda suçu bilgisayar oyunlarında aramak yerine, 23 yılın sonunda içine sürüklendiğimiz sosyal çürümeyi kabul etmek.
- T.C. vatandaşlarının yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına adımlar atmak.
- Günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki öğrenci bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini “münferit olay” diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe teşkilatı başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Kendine muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Gülistan'ı ararlarken barajı boşaltıyorlar ve bir kadın cesedi bulunuyor, bir dereyi arıyorlar başka bir kadın cesedi bulunuyor. Haber kanalları da bunu "Ama Gülistan değilmiş" diyip geçiyor. Dalga mı geçiyorsunuz lan? Bu normal mi? Kim bu kadınlar? Hangi aileler ağlıyor şu an?
İbrahim Haskoloğlu: “Gelir seviyemiz Kenya, alışveriş fiyatlarımız Londra.
Çocuğuna oyun konsolu almak isteyen bir baba;
• %20 gümrük vergisi,
• %20 ÖTV ve
• %20 KDV ödüyor
Ama aynı ülkede özel jet veya pırlanta alındığında:
• ÖTV: %0.”
KAZIK SEPETİ'NE GİR, NE KADAR KAZIKLANDIĞINI GÖR!
30 Euroluk gümrük muafiyetinin kaldırılmasıyla beraber yurt dışından bireysel alışveriş fiilen yasaklandı. Şimdi ithalatçılar zam yapmak için kolları sıvıyor çünkü rekabet ortadan kalktı.
Vatandaşlar ne kadar kazıklanacaklarını merak ediyor. Merak etmeyin, biz sizin için öğrendik ve sizlerle paylaşıyoruz. Karşınızda Kazık Sepeti!
Kazık Sepeti’nde bir ürünün yurt dışındaki fiyatını ve Türkiye’deki satış fiyatını tüm detaylarıyla yan yana görebilirsiniz. İnternet sitemizde ne kadar kazıklandığınızı detaylarıyla görebileceksiniz.
Bir grup sermaye grubunun fahiş kazanç sağlaması için verilmiş bu kararın bedelini yine vatandaş ödüyor.
Kazık Sepeti’ne gir, ne kadar kazıklandığını gör. Yediğin kazığın farkına var.
🔗 https://t.co/SRpJm8wesq
Neyden kyk sorumlu biliyor musunuz? Kykdaki asansör faciasında kaybettiğimiz Zeren Ertaş’ın ölümünden kyk sorumlu. Soğuk su ile duş almak zorunda kalıp kalp krizi geçiren arkadaşımız Kasım Bulgan’ın ölümünden kyk sorumlu.+
TBMM çatısı altında STAJ adı altında çalıştırılan bir çocuk istismara uğradı!
Uzak bir ilin ücra bir köyünde değil, gözlerden ırak bir inşaatta değil, çocuk işçiliğiyle, çocuk istismarıyla mücadele etmekle sorumlu yasama organının göbeğinde çalıştırılan bir çocuk istismar edildi!!
Genel Sekreterlik yaptığı bomboş açıklamada duyura duyura sadece bir adet şerefsizin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu! Demek ki çocuğun şikayetine konu diğer şüpheliler şu an mecliste, bizimle çalışmaya devam ediyorlar, öyle mi!?
Gözaltı var mı?
Tutuklama var mı?
Bilmiyoruz!
Görevini yapmayan sözde idarecilerden görevden alınan var mı?!
YOK!
Meclis Başkanı @NumanKurtulmus !
Bu nasıl işyeri!?
Bu nasıl bir rezalet!
Burası Meclis mi dingonun ahırı mı!
O Genel Sekreteriniz lojmanının dekorasyonundan kafasını kaldırıp çalıştırdığı çocuk işçilerin halini görecek zaman bulamamış mı?!
O koltukta oturmaya devam mı edecek?
Ya siz o koltukta oturmaya devam mı edeceksiniz!???
Sahte diploma çetesi hakkında önce tek kelime etmediler,
sonra diplomaları çalınan ölmüş evlatları icin davaya katılmak isteyen aileleri engellediler,
şimdi de çete üyesi dahil yargılanan 199 sanığı tahliye ettiler.
İnek nerde dağa kaçtı, dağ nerde yandı bitti kül oldu..
Şu sahne bende Türkiye'de bir daha serbest seçimlerin olup olmayacağına dair büyük endişe yaratıyor. Şu sahnenin yaşanabildiği bir ortamda iktidarın ciddi miktarda oy kaybetmemesi mümkün değil. O zaman neye güvenerek buna izin veriyorlar? Muhtemelen serbest seçimlerin olmayacağına.
BEŞİKTAŞ KYK KIZ ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIĞIM BÜYÜK MAĞDURİYET
Merhaba ben Gizem Çimen, Beşiktaş KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşadığım büyük mağduriyeti paylaşmak istiyorum. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisiyim, asıl yurdum Gülbahar Hatun Kız Öğrenci Yurdu’yken yaz
Kaç gün oldu bir baba kızını otogarda tüfekle vuralı? Şimdi bir kadın tüfekle hastanede... Ben AVM'ye 7 cm bıçağı olan İsviçre çakısıyla giremiyorum, kocaman silahlar kadınları katletmek için ortada olunca kimsenin sesi çıkmıyor
Özellikle son 15 yılda işlenen kadın cinayetlerinin artık toplum nezhinde normalleştiğinin farkında mısınız? Bir cinayet işleniyor ve unutuluyor. Özellikle devletin bu konuda caydırıcı hiçbir adım atmaması bu cinayetlerin artışına sebep oluyor. Adaletin olmadığı yerde, toplum kendi adaletini sağlıyor. Milletin yiyecek sokamadığı yere adam pompalı tüfekle girmiş bütün herkesin içinde bir kadını öldürmüş. Bakın bu mevzu normal bir mevzu değil. Kimse kusura bakmasın bir insanın hele ki bir kadının bu şekilde öldürülmesi, toplumun kendi adaletini sağlaması dümdüz devletin suçudur.