Rabbim sen çok yücesin. Şanın çok yüce. Biz insanoğlunun en zor zamanında bile yalnız olmadığını sesimizi duyduğunu ah dediğimizi duyduğunu biliyorum ve buna şükrediyorum. O an çok yanmıştım Allah'ım. Sen vardın. Bugün daha iyi anladım.
Öyle bir şarkı var ki. Yüreğime hem en güzel hisleri yüklüyor. Hem de en acı tarafıma dokunuyor. Evladından vazgeçmek zorunda kalan bir annr olarak dinleyin..
#güneşimikaybettim
Bu kadını seviyorum seveni de seviyorum benzeyeni de seviyorum. Bu şekilde sakin hararetsiz ve haliyle kâlinin uyuşmasını da seviyorum biraz olsun benzemeyi çok isterdim. Allah sayılarını çoğaltsın
@interfectio_ Ygs'de psikoloji istiyordum. 38 bin geldi ama obp beni 50 bine çekmişti. Lisede kursuna gitmediğimiz için matematikçi sorularımızı bile çözmez. Kursuna gidenlere soruları verirdi. Hakkım haram zıkkım olsun.
Tam 4 sene önce şube ziyaretinde tanıştığım bir abim asla aramaktan sormaktan vazgeçmedi. Bugün şehrimde ağırladım, eşinin tavrı duruşu sohbeti kendi sohbeti iyi ki o gün o şubeyi ziyaret etmişim dedirtti. İyi insanlar ruha şifa...
Kahramanmaraş’ta bir vatandaş, verimsiz tohumlara karşı mücadelesiyle bilinen Fatih Çolak’tan aldığı ata tohumlarıyla yetiştirdiği domateslerden birini kestiğinde, içindeki doğal ve etkileyici görüntüyü görünce domates kavramını adeta yeniden düşünmeye başlıyorsunuz.
Sürekli kapımızın önüne karşı apartmandaki bi aile park ediyordu.Deprem günü kar kış işten geldim elim ayağım titriyor zaten yine orda araba.Babam uyarmış çekmemişler herkes kapıda arabam yol ortasında kaldı.Bir inişim bir bağırışım vardı araba 15 dkda çekildi.Deli deliyi görünce
Alt komşum ilk taşındığım gün kapıma gelip tartışmıştı. Birkaç kere daha saçma sapan sebeplerden tavana vurunca gidip bağır çağır kavga etmiştim. Geçen annem diyor ki “alttakinden ses seda yok, senden korktu herhalde”. “Bak” dedim, “bir kavga nasıl her şeyi çözüyor.” Bana biriyle sorunu olduğunu, sınır çizemediğini, hatta kendini anlatamadığını, ya da karşısındakini anlayamadığını söyleyen herkese “bir kavga et” diyorum. Bak git bir kavga et, her şey çözülüyor.
Hanımefendi tavrımdan taviz vermemek adına ilgili konu hakkındaki düşüncelerimi belirtmekten ka��ınıyorum. Çünkü tavrımı zedeleyecek argo kelimelere yer vermeden bu savı reddetmem namümkün.
Evlilikte yemek çok önemli!
Bir beyefendi görücü usûlüyle biriyle tanışıyor. İlk başlarda çoğu konuda anlaşmaya varıyorlar ve her şey güzel gidiyor. Fakat ilerleyen zamanlarda konu yemeklerden açılınca, adam sevdiği yemekleri anlatmaya başlayınca hanımefendi "Ama ben hiç yemek yapmayı bilmem ki!" diye cevap veriyor. E tabi haklı olarak adam şok oluyor. O da "Peki, o zaman kim yapacak yemekleri? Olur mu öyle şey?" diye tepki veriyor. Sonraki günlerde araları açılarak süreç daha fazla ilerlemeden ayrılıyorlar.
Evet arkadaşlar, bu yaşanan olaydan ders alınmalı. Bu bir gerçek ki çoğu erkek için yemek çok önemlidir. Çünkü adam eve geldiğinde sofrayı hazır görmek ister. Her gün evinde sıcak yemeğin olmasını ister. Sofraya severek iştahla oturmak ister. Hatta anne yemeğinin aratılmamasını ister. Kadınlar mutlaka bu konuyu yabana atmamalı ciddiye almalı. Kadınlar ailesinin yanında kaldığı sürece mümkün mertebe her yemeği yapmayı öğrenmeliler.
Velhasıl, evlilik düşünenler, görücüye gidenler yemek konusunu en başta konuşmalılar ki süreç ilerlemeden bu tarz problemler yaşanmasın!